Kategori: Genel

Otizmi Anlamak

Otizmi Anlamak

Belirtileri anlamak ve çocuğunuzun özel ihtiyaçlarına göre hazırlanmış erken tedaviyi bulmak, çocuğunuzun en yükseği hedeflemesi için çok önemlidir.

Otizm medyada sayısız manşette yer bulurken, bugün bu kompleks bozuklukla ilgili sorusu veya endişesi olmayan bir ebeveyn yoktur. Muhtemelen otizm teşhisi konan çocuk sayısının hızlı bir şekilde arttığını ve bazı aşıların bunun potansiyel nedeni olabileceğini duydunuz. Hatta çevrenizde veya ailenizde otizm tanısı konmuş bir çocuk bile olabilir. Otizm medyada bu kadar yer almasına rağmen, hala gizemli ve genellikle anlaşılması zor bir bozukluk olmaya devam ediyor.

Hiç şüphesiz, otizm teşhisi çok üzücü olabilir, ancak birçok ebeveyn için çocuklarının gösterdiği belirtilere bir teşhis koymak rahatlatıcı olmakta. İyi haber ise, otizmin tedavi edilebilir olması, özellikle de erken yaşlarda tanısı koyulursa. Erken müdahale ve tedavi ile ne kadar başarılı olunabileceğini söylemek mümkün değildir.

Otizmi Tanımlama
Otizme Ne Sebep Olur?
Otizmi Bireysel Olarak Tedavi Etme
Çocuğunuzun Öğretmeni Nasıl Yardımcı Olabilir?

Otizmi Anlamak: Otizmi Tanımlama

Ulusal Sağlık Enstitüleri, 166 çocuğun birine otizm teşhisi konduğunu tahmin ediyor. Otizm, tipik olarak sosyal beceriler, dil ve diğer davranışlarda gecikme ve bozukluklar gibi birçok zorluğu içeren gelişimsel bir bozukluktur. Otizm bir spektrum bozukluğudur, yani bu tür semptomların geniş bir yelpazesi vardır.

Otizmle ilişkili bir dizi bozukluk vardır, ancak bu bozuklukların otizmli olmayan veya diğer gelişimsel bozukluğu olan çocuklarda da görülebileceğini akılda tutmakta fayda var. Her semptom kendi başına bir otizm işareti olarak düşünülmemelidir. Temel semptomlar aşağıdakilerdir:

-İlişki kurmada sorunlar
-Başkalarından gelen duygusal sinyalleri anlama veya bunlara cevap vermede zorluk
-Dili yaratıcı ve alıcı olarak kullanma
-Öz-soğurma (çocuk kendi dünyasındaymış gibi görünür, uyarıcıların ve etrafındaki diğer insanların farkında olmaz)
-Tekrarlayan, kendi kendini uyaran (öz-uyarım) davranışlar sergileme, örneğin vantilatörü izleme
-Sözcükleri tekrar tekrar söyleme
-El çırpma gibi tekrarlayan motor hareketler

Otizmi Anlamak: Otizme Ne Sebep Olur?

Bu durumun kesin nedeni bilinmemektedir. Araştırmacılar muhtemel genetik ve çevresel nedenleri araştırıyorlar. Uzmanlar ise, otizmin biyolojik temelli bir hastalık olabileceğine inanıyorlar. Hangi çevresel faktörlerin neden olabileceği konusunda genel bir fikir birliğine varılamamasına rağmen, araştırılan iki önemli faktör cıva içeren aşılar ve çeşitli beyin travmalarıdır.

Ayrıca otizm vakalarında son 10 ile 20 yıl içinde neden bu kadar büyük bir artış olduğunu anlamaya çalışıyoruz. Otizm Araştırma Merkezi’ne göre, otizm oranı 1990’ların başından beri dünya genelinde muazzam bir artış gösterdi. Nedeniyle ilgili çok sayıda tartışma var. Bazıları bunun toksik kimyasallardan kaynaklandığını söylüyor ancak henüz kesin bir kanıt yok. Diğerleri ise, çocukların ve bozukluğun bizim tanımlarımız ve sınıflandırmalarımız kadar değişmediğine olasılık veriyor. Bir nesil önce “özürlü” ya da “beyni hasarlı” olarak tanımlanmış olabilecek çocukların şimdi otistik spektrumda olduğu söyleniyor.

Büyük olasılıkla, “otizm” dediğimiz şey, her türden zihinsel problemleri kapsayan bir terim ama tıpkı ateşin birçok değişik hastalığın işareti olabileceği gibi, tüm bu problemlerin ortak semptomları vardır. Benzer şekilde, ilişki kurma, iletişime girme ve düşünmedeki problemler, birçok farklı problemin ortak belirtileri olabilir. Araştırmalarımız bizi buraya götürüyor. Sonuç olarak, çok sayıda araştırma yapılıyor ancak kesin bir cevap yok.

Otizmi Anlamak: Otizmi Bireysel Olarak Tedavi Etme

Otizm tedavisinde farklı yaklaşımlar var. Gelişmesini istediğimiz, başkalarıyla etkileşime girme ve çevreyi farkında olma gibi davranışları ödüllendirmeyi de kapsayan davranışsal metotlarla tedavi çok yaygın bir akım.

Bizim inandığımız ise, herhangi bir çocuğa yardım edebilmek için onu eşsiz kılan özellikleri bilmenin gerektiği. Otizmin ortak problemi başkalarıyla ilişki ve iletişim kuramamaktır, ancak her çocuğun davranış kalıpları tamamen farklı olabilir. Bazı çocuklar, dokunmaya ve sese aşırı tepki gösterirlerken bazıları tepkisiz kalabilir. Aşırı tepki gösteren çocuğun ekstra rahatlamaya ihtiyacı varken, tepkisiz kalan enerjik ve hareketli bir etkileşime ihtiyaç duyar. Benzer şekilde, bu çocuklardan bazıları duyduklarını çok iyi hatırlayabilirken diğerlerinin işitsel bellekleri çok zayıftır. Hatta, bazı çocuklar kendilerine söylenenleri kolaylıkla hatırlayamazlar.

Bir çocuğa yardımcı olmak onun seviyesine inmeyi gerektirir. Velilere ve öğretmenlere bunu yapmalarına yardımcı olması için Gelişim, Bireysel Farklılık ve İlişki Bazlı DIR oyun modeli geliştirdik. DIR Oyun modeli çocukların bireysel farklılıklarına değinir ve aşağıdaki özellikleri çocuğunuzda gözlemlemenizi ister:

-Çocuğunuzun yeni deneyimleri kavrama ve anlama şekli
-Dokunma ve ses gibi uyarılara karşı tepkileri
-Görsel deneyimleri kavrama şekli
-Eylemlerini planlama şekli
-İlişkilerini yürütme becerisi

Örneğin, çocuğunuz başkalarıyla etkileşim kurmayı yeni öğrenmeye başlıyorsa, bazı zamanlar çok dalgın olabilir ve etrafta amaçsızca dolaşabilir. Onu başkalarıyla ilişki kurmaya ikna etmeniz gerekecektir. Örneğin, elinde tutmayı sevdiği küçük bir arabasıyla kandırılabilir. Arabayı elinden alıp kafasına koyarak, sizinle etkileşime girmesi için onu eğlenceli şekilde teşvik edebilirsiniz. Dokunmaya ve sese karşı duyarsızsa, zayıf kas elastikiyeti varsa ve oldukça pasif bir çocuksa ilgisini çekebilmek için enerjik ve hareketli olmalısınız. Çocuğunuzun ilgisini çektiğinizde, gelişim basamaklarını çıkmasına yardım etmeye başlarsınız.

Tepki göstermeyen bir çocukla çalışırken bir elinize sevdiğini bildiğiniz çikolata parçalı kurabiyeyi, diğer elinize de sevmediğini bildiğiniz yulaflı kurabiyeyi almak bir taktik olabilir. Her birini tutun ve “Hangisini istersin? Çikolata parçalı olanı mı, yulaflı olanı mı?” diye sorun. Amaç, “Çikolatalı olanı istiyorum” demesi. Bu birçok deneme gerektirebilir ancak sevdiği şeyleri sizinle iletişim kurması için kullanmak, dilini anlamlı bir şekilde kullanmasına yardımcı olur.

Otizmi Anlamak: Çocuğunuzun Öğretmeni Nasıl Yardımcı Olabilir?

Çocuğunuzun okul ortamını dikkate almak da önemlidir. Okuldaki genel hedef, öğretmenin çocuğunuzun ihtiyaçlarına göre bir öğrenme ortamı oluşturmasıdır. Öğretmen ile güçlü bir ortaklık kurup gerekli bilgiyi paylaşmak çok önemlidir. Bu amaca ulaşmak, kreş veya anaokulunda yardımcı olması için ekstra birini gerektirebilir. Diğer zamanlarda, sınıfta gönüllü olarak çalışabilirsiniz. Bütün çocuklar için tek bir öğretmen varsa, gerekli bireysel çalışmaları sağlamak çok zor olacaktır. Çocuğunuzun yeterli desteği alıp almadığı konusunda öğretmen ve okul müdürüyle görüşün.

Çocuğunuzun öğretmeninin çocuğunuza yardımcı olabileceği yollardan birisi, çocuğunuz ve özel ihtiyacı olmayıp zorluk çekmeyen bir veya birden fazla öğrenciyle arasındaki öğrenim etkileşimlerini arttırmasıdır. Diğer çocuklar ise oyunlar yoluyla çocuğunuzu etkileşime sokmaya yardımcı olabilirler. Örneğin, öğretmen bir çocuğun küçük oyuncak arabayı tutmasını isteyebilir, böylece çocuğunuz onu öğretmenden değil de diğer arkadaşından alır.  “Bahse girerim Johnny senden bu arabayı istemeyecek.” gibi sorular sorabilir. Çoğu zaman, özel ihtiyaçları olmayan çocuklar özel ihtiyaçları olan çocuklarla ilgilenir ve onlara yardımcı olmaktan memnuniyet duyarlar.

Hiçbir Şey Yapmamanın Keyfi

Hiçbir Şey Yapmamanın Keyfi
Anlık mesajların, iPhone’ların ve futbolun dünyasında, çocukların planlanmamış şeyler yapması kulağa kötü gelebilir, ancak bu tüm zamanların en iyi hediyesidir!

Her şey masumca başlar: yürümeye yeni başlayan çocuğunuzla evcilik oyunu, veya haftada bir spor kursu. İkinci sınıfa başladığında ise, resim dersleri ve futbol.

Birkaç sene sonra saatleri basketbol kursuyla çakışan gezici spor takımına girer. Ancak yine de ödevlerine başlamadan önce İzci takımı toplantılarını ve saksafon kursunu araya sıkıştırmayı becerir. Maç sırasında, tribünlerde bir elinizde cep telefonu ofisten gelen telefonları cevaplarken ona tezahürat yaparsınız.  Çok yünlü bir çocuk yetiştirebilmek için elinizden geleni yapıyorsunuzdur.

Stresli ve bitkinsinizdir ama yalnız değilsiniz. Bugün anne-babalık, sürekli birkaç adım geride kaldığımız çılgınca bir yarış gibidir. Michigan Üniversitesi Sosyal Araştırmalar Enstitüsü tarafından 12 yaş altı 3500 çocukla yaptığı araştırma sonucunda, bugünün çocuklarının 30 yıl öncesindekilerin yarısı kadar boş zamana sahip olduğunu açıklandı. Enstitünün araştırma görevlisi Sandra L. Hofferth, “Çocuklar aileleri gibi zaman sıkışıklığından etkilenmekteler.” açıklaması yaptı.

“Einstein Bilgikartı Kullanmadı: Çocuklarımız Gerçekte Nasıl Öğrenir, Neden Daha Fazla Oynayıp Daha Az Ezberlemeliler” kitabının yazarı Doktor Kathy Hirsh-Pasek “Toplum olarak kendimizi her anı iyi değerlendirmemiz ve çocuklarımızın beyinlerini tıka basa doldurmamız gerektiğine ikna ettik.” diyor. Philadelphia’daki Temple Üniversitesi’nde profesör olan Hirsh-Pasek, “Ebeveynler, çocuklarına karşılayabilecekleri her imkanı vermek zorundaymış gibi hissediyorlar. Böylece günlerini sanat, müzik, spor ve haftasonu programlarıyla dolduruyorlar.” diye devam ediyor. Bu durumda gençlerin boş zamanlarında sıkıldıklarından bahsetmeleri şaşılacak bir şey midir? Muhtemelen kendi kendine ne yapacaklarını bilmiyorlardır.

Hiçbir Şey Yapmamanın Keyfi: Vakit Öldürmek

Dr. Hirsh-Pasek, “Boş durmanın vakit öldürmek olduğu konusunda bir inanç var, ancak bu oldukça yaratıcı ve gerekli bir süreçtir. Boş vakitlerinde çocuklar dünyayı kendi yöntemleriyle keşfederler, ilgi duydukları alanları bulurlar ve kendi mutluluklarını yaratmalarına, başkalarıyla olan sorunlarını kendi başlarına çözmelerine ve kendi zamanlarını yönetmeye yardımcı olacak hayali oyunlarla meşgul olurlar. Bu kritik bir yaşam becerisidir.” diye konuştu.

Dahası, çocuklar büyüdükçe saatlerce süren ev ödevlerinin üzerine yapacakları fazladan aktiviteler, geri tepebilir. “Yoğun Çocuklar” kitabının yazarı psikiyatrist Alvin Rosenfeld “Programı yoğun çocukların çoğu endişeli, sinirli ve yıpranmış durumda. Bu çocuklarda baş ve karın ağrısından sinir nöbetlerine, konsantrasyon eksikliğinden uyku problemlerine bir dizi problem baş gösteriyor. Uzun vadede, kendi başlarına ne yapmak istediklerinin kararını vermekte güçlük çekebilirler.” diyor. Daha da önemlisi çocuğunuzun programına sürekli yeni aktiviteler sıkıştırdıkça onu çok önemli bir şeyden mahrum edersiniz: çocukluğunu yaşamaktan.

Hiçbir Şey Yapmamanın Keyfi: Ebeveyn Tuzağı

Sürekli yeni program yapmanın nedeni ne? Daha fazlasını daha hızlı yapma baskısının her yerde hakim olduğu bu çoklu-görev dünyasında, etkilerin yukarıdan aşağıya süzülerek çocuk yetiştirmeye kadar inmesi belki de sadece bir zaman meselesi. Yine de bazı uzmanlar, ebeveynlerin son yirmi yılda konuşulan çocuk geliştirme tekniklerini yanlış anladığını düşünüyor.

Rosenfeld, “Bu yeni nesil ebeveynler, çocuk ne kadar erken öğrenmeye başlarsa, o kadar çok öğrenir inancını fazla ciddiye aldılar. Ve bunu erken çocukluk yıllarında fark etmezlerse, Harvard’ı unutsunlar.” diyor.

Aslında, bunun tam tersini ispatlayan birçok araştırma var. Hirsh-Pasek, “Çocuklar, çocukluk döneminde öğrenmeye ve gelişmeye devam ediyor. Ancak deşarj olmak ve öğrendiklerini tekrar etmek için zamana ihtiyaçları var. Serbest zaman sayesinde keşfedebilir; bilim adamı, kaşif, yaratıcı ve mucit olabilirler. Bunu ise ancak oturma odasında minderden kaleler inşa edip, çamaşır sepetiyle yabancı diyarlara yelken açarak yapabilirler.” diyor.

Sadece hayal kurmaya vakti olan çocuklar iç dünyalarını besleyebilirler. “Hata yapmayı ve onlara tahammül etmeyi öğrenmeye çalışırlar. Bu tür olasılıklara karşı kendilerini nasıl güçlendireceklerini keşfederler” diye ekliyor Hirsh-Pasek. “Bu, öz sorumluluk ve öz güvendir.”

Tabii ki, çocukların boş gezmesine izin vermek kulağa gerçekte olduğundan daha kolay geliyor. Çocuklarımızı, büyüdüğümüz dünyadan çok farklı bir dünyada yetiştiriyoruz. Boşanmış veya çalışan ebeveynler, çocuklarını güvende tutmak için okul sonrası kurslarına veya yaz okullarına güvenmeliler. Dahası, okul dışındaki faaliyetlerin çocukların kendilerine olan güvenini arttırdığını gösteren bir dizi araştırma mevcut. Bu çocuklar kendi başarılarıyla gururlanıp daha zorlu görevler üstlendikçe, okul yaşamlarında diğer çocuklardan daha başarılı olurlar.

Fakat çocuklarımıza her şeyin en iyisini verme çabalarımızda dengeli bir yaşamın önemini unutmuşuzdur belki de. “Anne-baba olarak, bir seçeneğimiz var,” diyor Hirsh-Pasek. “Çocuklarımızı bilgiyi alıp sonra unutan işçi arılar gibi yetiştirebiliriz, veya onları kendi merak ve hayal güçlerinden enerji alıp bulutlara bakınca kuş veya dinozor gören yaratıcı problem çözücüler olarak büyütebiliriz. İşte burada, bazen sıkılmaya kadar varan boş vakitler baş gösterir.

Hiçbir Şey Yapmamanın Keyfi: Çılgınlığı Durdurun

Bu medyaya aşina nesiller, hayatın en üst düzeyde olağanüstü eğlencelerle dolu olduğu bir hız treni olduğuna inanacak şekilde yetiştiriliyor, ve eğer her anları dolu olmazsa bir şeylerin yanlış gittiğini düşünüyorlar. Şimdi, çılgınlığı durdurmanın ve ailenizin önceliklerinizi yeniden sıralamanın tam vakti. Bunları hatırlayın:

Çılgın bir hayat sürmek kaçınılmaz veya imrenilecek bir şey değildir. Ebeveynlik rekabetçi bir spor değildir. Kendinize dürüstçe sorun, size bunları düşündürten nedir? Diğer ebeveynlerin veya aile üyelerinin baskısı mı? Çocuğunuzun iyi bir üniversiteye girmesini sağlayacak artı yönlerinin eksik kalacağı kaygısı mı? Çocuklar, aynı yetişkinler gibi stres eşiğine sahiptirler. Bazı aileler yoğun programlarıyla diğerlerinden daha iyi başa çıkabilirler, ve bazı çocuklar birden fazla etkinliğe dahil olduklarında başarılı olurlar.

Çocuğunuzun onlardan birisi olmadığını anladıysanız veya hayatınızı bir dersten diğerine koşturarak yaşamak istemiyorsanız, bir diğer ilgi çekici kursa kaydolma dürtüsüne karşı koyun.

Rol model olun. Siz çocuğunuzun en iyi öğretmenisiniz. Eğer plansız etkinliklere değer verdiğinizi görürse, o da verecektir. Hirsh-Pasek, “Dünya tüm o gösteriş olmadan da zengin bir öğrenme ortamıdır.” diye belirtiyor. Cep telefonunuzu kapatın, maillerinizi bir süre kontrol etmeyin, ve sadece keyfinize bakın. “Vakit öldürmek” yerine bir şeyler yapmanız “gerektiği” düşüncesiyle kendinizi üzmeyin. Evinizde herkesi çekecek köşeler hazırlayın. Yastıklarla dolu bir pencere oturağı, resim malzemelerinin olduğu bir köşe, müzikal enstrümanlar, CDler ve oyun kartları kullanabilirsiniz. Video ve bilgisayar oyunları gibi yüksek teknoloji ürünü cihazları satın almaktan vazgeçin veya sınırlandırın. Ve neler olduğunu görün.

Çocuğunuzla düzenli olarak iletişim kurun. Hirsh-Pasek, “Zamanlarını ne kadar çok doldurursak, o kadar azını yapıyorlar.” diyor. İlk sınıfın başlarında bile olsa, çocuğunuzu karar verme ve planlamaya dahil edin. Günlerinin çok dolu olduğunu düşünüp düşünmediğini veya arkadaşlarıyla oynamak, kitap okumak ve dinlenmek için daha fazla zamana ihtiyacı oldu olmadığını sorun. Neler hissettiğini bildiğinizi düşünmeyin.

Hiçbir Şey Yapmamanın Keyfi: Planlamak

Planlayın. Boş bir takvime çocuğunuzun her etkinliğini yazıp haftasını planlayın. Boş kalan zamanları daire içine alın. Program sadece bir yönde mi ağır basıyor? Sezgilerinize güvenin. Program gözünüze çok dolu gelirse, muhtemelen çocuğunuz için de öyledir. Veya çocuğunuz yorgun görünüyorsa, okula ve ev ödevlerine konsantre olamıyorsa, sıklıkla çöküntü yaşıyor ve uyumakta zorlanıyorsa, programı çok yoğun olabilir.

Serbest aile zamanı planlayın. Size özel olsun. Çocuklarınız cumartesi günü ne yapmak istiyor? Tüm gün pijamalarla oturup pizza sipariş edip, film seyretmek mi? Bisiklet sürüp sevilen şarkılarla dans etmek ve lale soğanı ekmek mi?

Çocuklarınızın yeterince uyuduğundan emin olun. Televizyonu ve bilgisayarı kapatın, telesekreteri açın. Okumak, sohbet etmek veya müzik dinlemek gibi en az 15 dakika sakin, dinlendirici etkinlikler içeren bir uyku öncesi rutini oluşturun.

“Ben sıkıldım!” laflarını duymazdan gelin. Çabalarınıza rağmen bu olacaktır. Ve bu, yeterince iyi bir ebeveyn olmadığınız anlamına gelmez. Sürekli etkinlik önerisinde bulunmak yerine, ona birkaç seçenek sunun, güçlü olup zamanını nasıl dolduracağını kendisinin karar vermesine izin verin. Hirsh-Pasek “Daha fazlasını yapmak için uğraşan çocukların gerisinde kalmaktan korkanlar çocuklar değil de ailelerdir.” diye belirtiyor.

Öğrenme Sevgisi Aşılamak

Düşüncelerinizi Paylaşın: Öğrenme Sevgisi Aşılamak
Okul yılı boyunca çocuğunuzu öğrenmeye nasıl teşvik ettiğinizi sorduk. İşte söyledikleriniz:

Lynne Ticknor tarafından derlendi.

Öğrenme Sevgisi Aşılamak: Ebeveynler Gözünden

Ben bir ressamım ve çocuklarla evin bahçesinde projeler yapıyoruz, boyuyoruz, evin çevresindeki şeyleri kullanarak “deneyler” yapıyoruz. Hayal gücü ve yaratıcı düşünceyi geliştirmek için yaratıcı bir yol.
Jennifer K., Colorado Springs, Kolorado
Michael (12 yaşında) ve Brianna (4 yaşında)

Oğlumuz her şeyden önce ince motor aktivitelere ilgi duyuyor, bu yüzden uzaktan kumandayla oynamasına, dizüstü bilgisayarlarımızı kullanmasına, cep telefonu ve çağrı cihazıyla oynamasına, kalemleri kullanmasına ve buz dolabından yiyecek almasına izin veriyoruz, tabi hepsi denetimimiz altında. En iyi öğrenme şekli etrafı keşfemektir.
Lisa C., Petaluma, Kaliforniya
Peter (3 yaşında)

Öğretmen olan annem, zamanında bana en önemli şeyin sevgi olduğunu, her şeyin ondan geldiğini söylemişti. Georgia kreşe başladığında bizden ayrılmakta zorlanırken annemin bu sözlerini hatırladım. Yeni bir ortamda rahat ve güvenli hissedebilmesi ve öğrenebilmesi için, sevildiğini hissetmesi gerekiyordu.
Karen M., Sierra Madre, Kaliforniya
Georgia (6 yaşında)

En eğitici ve keyifli anlarımdan bazıları arabada geçiyor. Konuşmak için her zaman ilginç şeyler oluyor. Casus oyununu oynuyor, yanımızdaki motosiklet hakkında tartışıyor, “mağazaya ne kadar kaldı” oynuyor ve bulmaca ipuçlarını çözüyoruz.
Denise B., Colorado Springs, Kolorado
Noah (6 yaşında), Elissa (4 yaşında) ve Elayna (2 yaşında)

Rahmetli babam kızlarımıza her şeyi yapabileceklerini söylerdi, biz de onlara daima bunu hatırlatırız.
Heather A., ​​Pawtucket, Rhode Adası
Hope (5 yaşında) ve Grace (3 yaşında)

Çocuklarıma yeni ve farklı deneyimler sunuyorum. Günlük gezilere çıkıyor, yüzme dersleri alıyor, farklı oyun gruplarında oynuyor ve her gün çizim, boyama, oyun hamuruyla oynama gibi çeşitli faaliyetlere katılıyoruz.
Nichole W., Cazenovia, New York
Mercedes (2 yaşında) ve İnanç (11 aylık)

Her gün kızlarıma kitap okuyorum. Onları kütüphaneye götürüyorum, orada kitaplara bakıyorlar ve yeni şeyler öğreten aktivitelere katılıyorlar. Ayrıca, kendi dergi ve kitaplarımı, benim de okumayı sevdiğimi göstermek için yanlarındayken sesli okuyorum!
Danelle E., Middleburg Heights, Ohio
Payton (3 yaşında) ve Audrey (11 aylık)

Çocuklarda Dikkat

Çocuklarda Dikkat
Çocuğunuzun neden odaklanma sorunu yaşadığını ve en iyi çözümün neden onun benzersiz güçlü ve zayıf yanlarını tanımak olduğunu öğrenin.

Janet, 3 yaşındaki kızı Laura’nın oyun oynamasını izlerken endişeleniyor. “Oyundan oyuna atlıyor.  Bir şeye odaklandığını nadiren görüyorum ” diyor. Janet, Laura’nın dikkatini sıklıkla seslerin dağıttığını söylüyor. “Arada bir, kitaba ya da faaliyete dalıyor, ancak duyduğu en ufak ses onun dikkatini dağıtmaya yetiyor” diyor.

Dikkati kolaylıkla dağılan her çocuğun anne babası gibi, Janet de kızının Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) sahibi olmasından endişe duyuyor. Ancak, bunun gibi genel terimler, pek çok durumda yararlı olmalarına rağmen, bazı çocukların dikkatini verememe nedenlerini kapsamazlar. Aynı zamanda gelişimsel güçlük çeken bazı çocukların aynı anda birkaç problemi olabileceğini unutmamak gerekir. Bunlar aşağıdakiler gibidir:

Çocuklarda Dikkati Bozan Etmenler

Duyusal girdiye aşırı tepki gösterme. Bir çocuk görsel olarak aşırı duyarlı olabilir. Pencereden giren parlak güneş ışıkları veya bir resimdeki canlı renk patlamaları dikkatini kolayca dağıtabilir. Başka bir çocuk ise kokulara aşırı duyarlı olabilir. Okulda, öğretmeninin parfümü veya sınıf hamsterının kafesinden gelen koku odaklanmasına engel olabilir. İşitsel hassasiyet de aynı şekilde can sıkıcıdır. Bazı çocuklar belirli pes seslere karşı o kadar hassastırlar ki, sınıfları kazan dairesinin yakınlarındaysa kimsenin fark etmediği gürleme sesleri onun dikkatini çeker.

Duygusal tepkisizlik. Ayrıca, az tepki gösteren çocuklar da vardır. Bir ses duyunca odaklanamayabilirler. Tipik olarak, sesler veya dokunmayla uyarılmazlar.

İşitsel işleme bozukluğu. Bu çocuklar duyduklarını anlamada zorlanırlar. Eğer ondan ‘sütünü bitir, ayakkabılarını ve sırt çantanı al, babana okula gittiğimizi söyle’ gibi üç ya da dört iş isterseniz, sadece ilk ikisini anlayabilir. Sonuçta olarak, konsantre olmakta ve dikkat etmekte zorluk yaşıyor diyebiliriz.

Görsel-uzamsal zeka sorunları. Bu sorunla baş eden bir çocuğun gözlüğe ihtiyacı yoktur, sadece gördüklerini organize etmede güçlük çekiyordur. Mesela, odasına bir şey sakladığınızda her köşesine bakıp eşyaların altını aramak yerine, çocuk sadece odanın bir bölümüne odaklanır. Bu soruna sahip çocuklar, bazı zamanlarda çok fazla bazen ise yetersiz odaklanırlar. Gördüklerini duyduklarıyla bağdaştırmada güçlük çekerler, bu da dikkatle birlikte okumayı öğrenmede güçlüğe yol açar. Bu çocuklar kaybolmuş gibi görünürler ve dikkatleri çok çabuk dağılır.

Motor planlama veya sıralama bozukluğu Bazı dikkatsiz çocuklar planlama ve karmaşık eylemler gerçekleştirme konusunda zorluk yaşarlar. Giyinme örneğini ele alalım. Bu süreçte 10 adım atılabilir. Sıralamayla ilgili sorun yaşayan bir çocuk, dikkatini dağılmadan önce yalnızca üç ya da dört adımını yapabilir. Aslında, sıralamayı unutsa bile “dikkati dağılmış” değildir. Pantolonunu ve bluzunu giyip, ayakkabılarını giymeye giderken “kaybolur”. Peki çocuklarda dikkat dağınıklığı için ne yapılmalı?

Çocuklarda Dikkat Dağınıklığı İçin Ne Yapılmalı: Dikkatsizliği Nedenlerini Anlamak

Zihin dikkati arttıran birçok farklı fonksiyona sahiptir. Dikkati dağıtan tüm etkenleri aynıymış gibi kabul edersek, çocukların kendi zorlanmalarının üstesinden gelmelerine yardım edemeyiz. Dolayısıyla, genel bir sorun olarak kabul etmekten ziyade, dikkatsizliğe sebep olan etkenleri incelersek, farklı çocuklarda bu problemin kökenlerini de daha iyi tanımlayabiliriz.

Dikkatsizliği olan bazı çocuklar dalgın ve hayallere dalmışken, bazıları olağandışı aktiflik gösterir ve başkalarına karşı agresif olabilirler. İlginçtir ki, fazlaca aktif olan çocukların çoğu, dokunma, ses ve hatta acı gibi uyaranlara tepkisizdirler. Duyu arzularlar ve daha fazla duygusal girdi hissedebilmek amacıyla çokça hareket ederler. Buna karşılık, kendi hareketlerine aşırı tepki veren çocuklar oldukça ihtiyatlı davranırlar.

Endişe ve korkuların çocukların çok aktif ve dikkatsiz olmasına neden olabileceğini belirtmeliyiz. Bazı çocuklar ilaçlara, gıdalara veya çevrelerindeki kimyasallara karşı hassasiyet gösteriyor olabilirler. Çoğu çocuk, gürültü ve kargaşaya maruz kaldığında veya korkunç ve rahatsız edici bir durumda olduklarında aşırı yüklenmiş hissedebilir.

Çocuklarda Dikkat: Yardım Etme

Dikkatsizliği (ve diğer gelişimsel sorunları) ele almanın en iyi yolu, çocuğun hangi görevlerde zorlandığını sormaktır. Motor planlama ve sıralama mı?  Söylenenleri anlamak mı? Dokunmaya veya sese yanıt vermek mi? Ancak o zaman ona zahmetli gelen eylemleri yerine getirebilmesi için yardım edebiliriz.

Uzmanlar çoğu zaman devreye girmeliler fakat, öğretmenler ve veliler en ön planda olmalılar, nihayetinde çocuğu en iyi tanıyanlar onlar. Çocuklarda dikkat konusunda nitelikli profesyonellere danışmak, herkesin güçlü ve hassas yönlerini daha iyi anlamasına yardımcı olur. Bir pedagog veya klinik psikolog, çocuğun işleme sürecinde çektiği zorluklara, aile dinamiklerine, anksiyetesine vb. bakıp sonrasında öneride bulunabilir.

Ebeveynler, öğretmenler ve profesyonellerden oluşan takım, hep birlikte çocuğun güçlü yanlarını belirlemelidirler. Bu yaklaşım, basitçe “dikkat eksikliği hiperaktivide bozukluğu” tanısı koymaktan çok daha nüanslı bir yaklaşımdır. Eğer zorlandığı şeyler üzerinde çalışırken güçlü yanlarını açığa çıkarırsanız, ne tür bir ilerleme kaydedileceğini değerlendirebilirsiniz.

Diyelim ki bir çocuğun tipik bir planlama ve sıralama problemi var. Okula hazırlanıyorken bir sonraki aşamada ne yapması gerektiğini genellikle unutuyor. Görselleştirme egzersizleriyle öngörüleme yeteneğini vurgulamak son derece faydalı olur. Her gün birlikte oturup, yarın olacak tüm güzel ve zorlu şeyleri ve nelerden hoşlanıp hoşlanmayacağını konuşabilirsiniz. Birlikte, neler olacağına dair bir resim oluşturursunuz. Bu, çocuğunuzun tahmin etmesine yardımcı olur, böylece daha iyi plan yapıp sıralamaya koyabilir.

Ayrıca, etkileşimlerinizi çocuğunuzun ihtiyaçlarına göre ayarlayabilirsiniz. Mesela, eğer işitsel işleme problemleri yaşıyorsa, çocuğunuzla hızlı konuşmak onun duymazdan gelmesine yol açabilir. Yavaş ve sakin bir şekilde iletişim kurarsanız konuşmaya daha iyi odaklanıp katılabilir. İşitsel işleme bozukluğu olan çocukların bir çoğu, görsel olarak güçlü oldukları için, onunla hem sözlü hem de görsel olarak iletişim kurmaya çalışın. Bir bardak alın ve işaret edin. Sonra süt kutusuna işaret edin ve “Süt?” diye sorun.

Güçlü bir işitsel işleme becerisi olan, ancak görsel alanda zayıf çocuklara, eylem ve resimlerle birlikte kelimeleri kullanarak yaklaşmak çok daha faydalıdır. Toparlamak gerekirse, vaktinizin çoğunda çocuğunuzun zayıf yönlerini düzeltmekle uğraşmaktansa, yarısında çocuğunuzun doğuştan gelen güçlü taraflarını kullanmada ustalık hissi geliştirmesine yardımcı olmayı deneyin.

Çok Soru Soran Çocuklar

Çok Soru Soran Çocuklar
Çocuğunuzu soru sormaya teşvik etmek onun daha iyi düşünmesine yardımcı olur.
Bill Zimmerman tarafından yazılmıştır

Çoğu çocuk gibi, kızım Carlota da oldukça meraklıdır. Sürekli soru sorar. Ve çoğu ebeveyn gibi, durmasını istediğim zamanlar da oluyor. Ama o zaman, çocukken dünyayla ilgili bir sürü sorum olduğunu hatırlıyorum. Maalesef, ailem bitmek bilmeyen sorularıma her zaman cevap veremiyorlardı. Zamanları ya da enerjileri yoktu, ben de bu yüzden zamanla sormayı bıraktım.

Okula başladığımda soru sormaya yetecek kadar güvenim olmadı. Neyse ki, kötü bir öğrenci olmadığımı fark eden harika bir öğretmenim vardı, sadece korkuyordum. Benimle fazladan vakit geçirmeye başladı, kabuğumu kırmama yardım etti. Beni dinledi, harf ve kelimeleri kullanırken hatalar yapmama izin verdi ve en sonunda, soru sormaya başladım.

Gazeteci olmam sizi şaşırttı mı? Artık hayatımı kazanmak için sorular sorup, bu süreçte öğreniyorum.  Birkaç yıl önce, bir soru listesi yazmaya başladım: “Neden doğduk? Amacımız ne? Neden sevdiğimiz insanları kaybederiz?” Çok geçmeden, bu sorular Soru Kitabı: Düşünceler ve Hisler için Eğlenceli Bir Günce isimli kitabımın temeli haline geldiler. Kitabımı Carlota’ya, soru sormayı asla bırakmamasını ve hayırı cevap olarak kabul etmemesini umduğum çocuğa adadım.

Çok Soru Soran Çocuklar: Lütfen Bana Nedenini Sor

Teoride, tüm ebeveynler çocuklarının merakını desteklemek isterler, bu da bir sürü soruya cevap vermek demektir. Ancak pratikte sonsuz “Neden?” soruları sıkıcı ve sinir bozucu olabilir. Dünyayı çocuğunuzun gözünden görmeye çalışmak faydalı olur. Her şey çok ilginçtir, çok şaşırtıcıdır. Bir zamanlar gördüğünüz ve yaşadığınız şeylere ne kadar kafanızın karıştığını ve olan biteni bir başkasının açıklamasına nasıl ihtiyaç duyduğunuzu hatırlayın. Soruları cevaplayarak, çocuğunuza saygı gösterirsiniz. Diyalog başlatarak çocuklarınıza fikirlerini ve düşüncelerini değerlendireceğinizi hissettirirsiniz. Bu yüzden çocuğunuzu soru sormaya teşvik edin. Bu ona aşağıdaki konularda yardımcı olacaktır:

Dünyası üzerinde kontrol sahibi olma. Çocuğunuzun hayatı boyunca aklında kalacak bir dizi soru oluşturmasına öncü olursunuz. Çocuğunuza, sorunun bazen cevaptan daha önemli olduğunu anlatın. Cevap vermek her zaman kolay değildir, ancak doğru soruları sorduğunuzda, gerçeği bulma yoluna girersiniz.
Eleştirel düşünmeyi öğrenme. Verilen şeyleri o şekilde kabul etmemek önemlidir. Çocuklarımızın, tatmin edici cevabı bulmak için irdelemeye hakları olduğunu görmelerini isteriz. Soru sorma, çocuğunuzun televizyonda gördükleri üzerinde kafa yormasına yardımcı olur. Eğlence ve reklam mesajları arasındaki gerçek ve kurguyu ayırt etmesini sağlar.
Hayatın karmaşıklığını göz önünde bulundurma. Bazen özellikle çok küçük çocuklarlayken her soruya cevap vermeniz gerekiyormuş gibi hissedersiniz ancak, bazı soruların cevabı yoktur, olsa da basit değildir. Bu aynı zamanda çocuklar için de önemli bir derstir. Çocuğunuzun hayatına sorgulamayı dahil etmenin birçok yolu vardır. İlk adım, akşam yemeğine başlamadan veya yatmadan önce bunu günlük aktivite haline getirmek olabilir. Beslenme çantasına, sevgi sözleriyle birlikte bir soru yazdığınız not kağıtları koyun Böylece, soru oyunu gün boyunca çocuğunuzla bağlantıda olmanızı sağlar. Amaç, çocuğunuzun dünyayı nasıl gördüğüne dair bir fikir elde etmek ve karışık konularda kafasının karışmasına engel olmaktır.

Çocuklar Odaklanmayı Nasıl Öğrenir?

Çocuklar Odaklanmayı Nasıl Öğrenir?
Konsantre olmayı öğrenmek, yaş, dönem, ilgi duyma ve ruh hali gibi birçok faktöre bağlıdır.

Saat 11:00. Sofia, okula geldiğinden beri bloklarla oynama alanında. Dechen tam anlamıyla kendini veremiyor, bu yüzden bir oyun alanından diğerine zıplıyor. Samantha, birkaç bulmaca üzerinde dikkatlice çalıştıktan sonra, şimdi de şövalede boyama yapıyor. Ve dramatik tiyatro alanındaki grup, dün yarattıkları Oz Büyücüsü’ne en yeni versiyonunu ekleme yapıyor. Anaokulunda bir ilkbahar günü.

Okul yılının ortalarında, 4 ve 5 yaşlarındaki çocuklarınızın konsantrasyon düzeylerinde bir kayma fark edebilirsiniz. Birçoğu aktivitelere daha uzun süre odaklanmaya başlamış olacaktır, hatta birkaç saat veya gün ara verdikten sonra bile faaliyetlerine kaldıkları yerden geri dönebilirler. Bu, anaokulunda gerçekleşen önemli geçişlerden birisidir ve çocuğunuza ileriki okul yıllarında yardımcı olacaktır.

Basit görünebilir, ancak 4 ve 5 yaşındaki çocuklar ilgi duydukları şeyleri yaparak konsantre olmayı öğrenirler. Fakat, çocukları ilgi alanları değişiklik gösterebilir. İdeal bir program, müfredatı etkin bir şekilde öğreten ve herkese seçim yapma fırsatı ve deneylere katılmak için yeterli zaman verip, çocukların ilgilerini gözeten faaliyetleri dengeli bir şekilde sunar.

Çocuklar Odaklanmayı Nasıl Öğrenir ? Konsantrasyon Faktörleri

Çocukların bilişsel, dilsel ve motor-beceri düzeyleri de istekliliklerini ve konsantrasyon yeteneklerini etkiler. Bir etkinlik bu alanlardan herhangi birinde çok zorlayıcıysa, çocuklar ya katılmamayı ya da kısa süreli katılmayı seçebilirler. Örneğin, resim yerine blok dizmeyi seçen çocuklar, ince motor becerileri yerine kaba motor becerilerini kullanırken daha rahat ve güvende hissetmek eğilimindedirler. Öğretmen olarak görevimiz, seçtikleri etkinlikler için konsantrasyon geliştirme konusunda onları desteklemektir. Bunu her gün etkinlik seçmeleri için yeterli zaman tanıyarak yapabiliriz. Aynı zamanda, kullanırken rahat olamadıkları becerileri geliştirecek faaliyetleri denemeleri için de, hem çekici hem de başarı potansiyeli olan temel düzey aktiviteler sunarak çocukları cesaretlendirmeliyiz.

Bildiğiniz gibi, çocukların ruh halleri odaklanma yeteneklerini de etkiliyor. Bir çocuk okula mutsuz, yorgun veya aşırı heyecanlı geliyorsa, özellikle yeni ya da zorlayıcı bir aktiviteye konsantre olamayabilir. Konsantrasyon eksikliğinin ruh hali ile ilişkili olduğunu anladığınızda, belirtiyle yani odaklanamama problemiyle değil, nedeniyle yani ruh haliyle başa çıkmasına yardımcı olabilirsiniz. Nedeni hassas bir şekilde ele alındığında, semptom düzelebilir.

Ne Yapabilirsiniz?

Çocukların konsantre olmayı öğrenmelerine yardımcı olacak bazı ipuçları:

Çocuklara bağımsız faaliyetler yapmaları için daha fazla zaman tanıyın. Bağımsız faaliyet süresi boyunca çocukların seçebileceği değişik beceri düzeylerinde çeşitli faaliyet imkanları sunun.
Bireysel farklılıkların farkında olun. Yalnızca yaparken daha rahat hissettikleri etkinliklerle ilgilenen çocuklar için, çeşitli öğretici faaliyetlerde de başarılı olmaları için yeni yöntemler bulun.

Çocuklar Odaklanmayı Nasıl Öğrenir? Beklentileriniz Ne Olmalı?

Birçok 6-7 yaşındaki çocuk, yetişkinlerin yapacaklarını söyledikleri şeyleri en küçük detaya kadar hatırlama kapasitesine sahiptir. (Ama söz vermiştin…) Ayrıca, önemli bir işle uğraşıyorlarsa uzun saatler boyunca buna devam edebilirler. (“Birkaç dakika daha lütfeeen!”)
Aynı zamanda, birçoğu akademik başarıya ulaşma baskısını giderek hissetmeye başlarlar. Aslında, bazen okumayı öğrenme baskısı o kadar büyük ki (kendilerinden bile kaynaklansa), bu odaklanmalarını zorlaştırıyor. Çocuklar dikkatlerini yoğunlaştırmak için ders çalışırlarken sık sık ara vermeliler.
Çok sayıda 6-7 yaşındaki çocuk giderek sosyalleşmeye daha fazla vakit ayırmak istiyor. Çocuklar birbirlerinin değişik özelliklerini fark ederler, ve birlikte takılmak isterler. Bu, çocukların bağımsız faaliyetlerde küçük gruplar halinde çalışmaları için harika bir dönemdir.

3-5 Yaş Çocuğu Yaratıcı Gelişme

3-5 Yaş çocuğu yaratıcı gelişme konusunda öncelikle  çocuğunuzun yaratıcılığını şimdiden destekleyin, ve gelecekteki yaratıcılığının gelişmesine zemin hazırlayın.
( Yazan Michelle Anthony, Doktor )

Okul öncesi çocuklarının dünyası hayal gücü ve sihirden ibarettir. Birçok çocuğun yaratıcılığı altı yaşından önce tepe noktasına ulaşacaktır ve sonrasında okula başlayıp okul kurallarına uymaya başlamasıyla azalacaktır. Ancak çocuğunuzun yaratıcılığını anaokulunda desteklerseniz gelecek yıllarda bu gelişmenin devam etmesine zemin hazırlamış olursunuz.

Üç yaşına gelindiğinde, çocuklar Piaget’İn işlem öncesi dönem diye tanımladığı döneme girerler. Bu dönemde sembolleri ve temsili düşünceleri (bir kelime, çizim veya nesne olabilir) başka bir şeyin yerine koyabilirler. Örneğin, “at” sözcüğü, bir atın resmi ve hatta üzerine çorap geçirilmiş bir sopa onlara gerçek at çağrışımı yapabilir. Üç yaşındaki çocuk, blokları düzenli bir şekilde yerleştirebildiğini ve kağıda çizdiği çizgilerle bir nesne veya eylemi resmettiğini keşfeder. İnce motor becerileri, yazarken kullandığı araçları kontrol etmesine ve okul yıllarında daha da geliştireceği, nesneleri daha hassas hareket ettirmesine imkan sağlayacak kadar gelişmiştir. Bu yaştaki çocuklar amaçları için bir şeyler yaratırlar. Çiçek veya canavar çizerken bir amaçları vardır. Beş yaşına geldiklerinde çoğu daha fazla detay ekleyip kelime ve hikayelerle açıklamalar yapar.

Bu yeni temsil becerileriyle, çocukların hayal gücü sınırsız hale gelir! Oyunlarda rol yapmaktan fazlasıyla hoşlanırlar, bunun yanı sıra hayal kurmak, deney yapmak ve keşfetmek için doğal bir eğilim kazanırlar. Hayal ve gerçeği birbirinden ayırmak için çabalarlar ve sihir çok hoşlarına gider. Bununla birlikte, yaratıcı becerileri tüm konularda düşünsel gelişimi destekleyip öğrenme arzusu yaratır. Dolayısıyla, bu zaman çocukların ıraksak düşünmelerini desteklemek için harikadır. Iraksak düşüncede çocuklar yakınsak düşüncenin karşıtı olarak eşsiz çözümler yaratıp, tek bir doğru cevaba bağlı kalmadan yeni bağlantılar kurarlar. Iraksak düşünceyi desteklemek demek, çocuğa uygun soru soran, düşündüren, merak ettiren ve hatta kafa karışıklığına zemin hazırlayan aktiviteler yaratmak demektir. Iraksak düşünme ve dolayısıyla yaratıcılık ve yaratıcı problem çözme, sanattan çok daha fazlasıdır. İçinde düşünmeyi, tahminde bulunmayı, hayal etmeyi ve yaratmayı barındırır. Çocuğunuzda yaratıcılığını geliştirmek için aşağıda bahsettiğimiz yolları deneyebilirsiniz.

3-5 Yaş Çocuğu Yaratıcı Gelişme – Yaratıcılığı destekleme yolları;

-Yaratıcı problem çözmeyi teşvik edin. Çocuğunuza doğru ya da yanlış olmayan açık uçlu sorular sorun. Ona neden bu şekilde düşündüğünü sorun ve size anlatması için cesaretlendirin. Bu yaratıcılığı, kavramayı ve dil gelişimini destekler. Örneğin, “Köpekler konuşabilseydi ne olurdu?” veya “Gözlerinin mi yoksa burnunun mu olmamasını isterdin, neden?” gibi sorular sorabilirsiniz. Herhangi bir cevabı “yeterli” görün ama çocuğunuza yeni sorular sorup daha ileri gitmesini sağlayın. Kelimeler olmaksızın problem çözme becerilerini bu eğlenceli uygulamayla arttırabilirsiniz. “Cut the Rope: şeker adamınızı nasıl besleyeceğinizi bulun.”
-Çocuğunuzun bilgi temelini oluşturmak için kütüphanelere, müzelere ziyaretlere gidin ve şehrinizdeki farklı semtleri keşfe çıkın.
-Çocuğunuzu yaratmaya davet edin.
 Evinizde projeler için yumurta kartonları, mukavva gibi geri dönüştürülebilir malzemeler bulundurun. Dağınıklıktan endişe mi ediyorsunuz? Çocuğunuzun sanal folyo, makarna, düğme gibi malzemeler kullanabileceği online oyunları deneyin.

-Anaokulu’na gidiyorsa yaratıcı drama olup olmadığını kontrol edin. Yaratıcı drama’nın çocuğun yaratıcılığı konusundaki etkisi pahabiçilmezdir.

-3-5 Yaş Çocuğu Yaratıcı Gelişme Kuralları çiğneyin: Çocuğunuzu farklı şeyler yaptırın. İşte bazı fikirler:

-Bir masa oyununu kendi kurallarına göre oynamak yerine çocuğunuz kendi kurallarını koysun.
-Kışın mayolarınızla piknik yapın.
-Bir ataş ya da kağıt havlu rulosu için çocuğunuzun kaç farklı kullanım şekli bulabileceğini sorun.
-Normal boyalar yerine bitkisel yağlarla baharatları karıştırıp boya elde edin. Siyah ışığa tepki veren zerdeçalı, rengi için pul biberi ve kokusu için ise dereotunu suluboya kağıdında karıştırıp deneyin. Normal kağıttan daha kalın olsa da altına gazete kağıdı sermenizde fayda var.
-Boyaya tuz, oyun hamuruna fasulyeler karıştırın.
-Çocuğunuza meyan kökü çubukları, spagetti ve harfli makarnayla alfabeyi yazdırın.
-Unuttuğu tutkularını tekrar hatırlatın. Terk edilmiş tren raylarının üzerine pamuk yapıştırın ve çığ düştüğünü söyleyin. Bebek evinin çatısında çıkan yangını (kırmızı, turuncu ve sarı elişi kağıtları kullanabilirsiniz) söndürmesi için çocuğunuzdan yardım isteyin. Düşünme şeklini ve problem çözme becerilerini bu şekilde kullanması sadece yaratıcılığını arttırmakla kalmayıp yeni oyun şekilleri bulmasına da yardımcı olacaktır.

-3-5 Yaş Çocuğu Yaratıcı Gelişme : Oyun oynarken çeşitli amaçlarla kullanacağı malzemeler kullandırtın:


-Kuklalar
-Hayvan figürleri
-Alet setleri veya doktorculuk setleri
-Arabalar
-İnsanlar
-Legolar ve bloklar
-Oyuncak kıyafetleri. Havludan etek yapabilirsiniz.
-Kil, oyun hamuru, el işi için boru temizleyiciler, boyalar, tebeşir ve kalemler

-3-5 Yaş Çocuğu Yaratıcı Gelişme :Dağınıklığa izin verin ve çocuğunuza zaman tanıyın! Yaratıcılık dağınıklık demektir. Çocuğunuza ne kadar fazla boş alan yaratıp zaman verirseniz, o kadar fazla keşfeder, deneyimler ve yaratır.
Daha fazla sanal seçenek için aşağıdaki oyunlar göz atın:
-Myoats: Sanal spirograf. Çocukları için olan versiyonunu bu sitede bulabilirsiniz: https://www.myoats.com/create.aspx
-Boyama yapabileceğiniz bir site: http://www.tate.org.uk/kids/games-quizzes/tate-paint Çocuğunuz çizim yapmayı bitirdiğinde “canlandır” yazısına tıklayın ve kendi yarattığı sanatın filmini izlesin!
-GlowFree, Doodle Buddy veya Paint Sparkles Draw oyun uygulamaları, kullanımı kolay ve eğlenceli oyunlardır. Harika!
-Squiggles Oyunu: Çocuklarınızın çizimlerini daha fazlasına dönüştüren eğlenceli ve basit bir uygulama.

-3-5 Yaş Çocuğu Yaratıcı Gelişme : Yaratıcı öykü anlatımını teşvik edin: Çocuğunuza anlattığı hikayelere uygun resimler yaptırın. En sevdiği masalda değişiklikler yapın. Ana karakterin sarı saçları değil sakalı olsun, veya masal gemide değil ormanda geçsin.
-Art Maker uygulaması: basit slayt gösterileri, sticker kitapları, filmler ve kitaplar yapın! https://www.highlightskids.com/
-Çocuğunuza bir şeyler yaratma sürecini anlattırın.

-“Gerçeği” eğlenceli bir şekilde aktarın. Bu yaştaki çocuklar “doğru” olması için sizden çizim yapıp yazı yazmanızı isteyeceklerdir. Ancak onların yapamayacakları kadar güzel işler çıkarmamaya dikkat edin. Örneğin, değişik şekillerdeki damgalarla çocuğunuza kendi hikayesini baskı yaptırıp kendi sözleriyle detaylar eklettirin.

-3-5 Yaş Çocuğu Yaratıcı Gelişme : Hareketi yaratıcı hale getirin: Özellikle hareketli bir çocuğunuz varsa, bu yaratıcı oyunları deneyebilirsiniz.
-Çocuğunuzu Lideri Takip Et (Follow the Leader) oyununda lider yapın.
-Üzgün, kızgın veya keyifli olsaydı nasıl hareket edeceğini göstermesini isteyin.  Bu yolla sözcük dağarcığını ve sosyal gelişmeyi de desteklemiş olursunuz
-Çocuğunuza bir hayvan seçtirip onun gibi davranmasını isteyin. O hayvan olarak tepeyi nasıl aşar veya nehri nasıl geçerdi?

-Nasıl cevap verdiğinizi göz önüne alın: Ürünü değil süreci vurgulayın. Çocuğunuza yarattığı şeyleri sorup anlatmasını isteyin. Keşfettiklerini dikkate alın. Mesela, “Yeşil rengi sürdüğünde daha koyu bir renk elde ettiğini gördüm” gibi cümleler kurabilirsiniz.

Scholastic.com sitesinden esinlenilmiştir.

3 -5 Yaş Çocuğu Bilişsel Gelişme

3 -5 Yaş Çocuğu Bilişsel Gelişme ; Okul öncesi dönem özellikle çocukların düşünme becerileri yani bilişlerinin geliştiği bir büyüme dönemidir.

Yazan Michelle Anthony, Doktor

Okul öncesi dönem, özellikle çocukların düşünme becerilerinin yani bilişlerinin geliştiği bir büyüme dönemidir. Bu zaman zarfında, çocuklar, sembolik düşünceyi kullanmayı öğrenirler. Sembolik düşüncenin özelliği ise gelişmiş yap-inan oyunuyla birlikte dil ve sembol kullanımıdır. Bu yaştaki çocuklar düşünce merkezlemesi göstermektedir, yani odakları bir nesneyle veya olayın tek bir yönüyle sınırlıdır. Bellek yetenekleri devreye girer ve kategorize etme, akıl yürütme ve problem çözmede kendi yöntemlerini kullanırlar.

3 -5 Yaş Çocuğu Bilişsel Gelişme – Bellek

Bellek, bilgi veya deneyimlerin zaman içinde edinilmesi, saklanması ve geri çağrılabilmesi yeteneğidir. Hatırlamadan ziyade tanıma konusunda daha başarılı olsalar da, 3 yaşlarına kadar çocuklar bunu sağlıklı bir şekilde yapamaz ve birkaç yıl boyunca, hatırlamaya yardımcı olacak spontane hatırlatıcı strateji kullanımı becerilerini göstermezler. Okul öncesi çocuklar, dili, bilgiyi ileri zamanlarda tekrar hatırlayıp kıyaslama ve kodlama amacıyla kullanırlar. Aynı anda hem ses hem de bellek üzerinde çalışmak ister misiniz? Bu eğlenceli Clifford oyununa göz atın: http://www.scholastic.com/parents/transitional.html?url=http%3A%2F%2Fteacher.scholastic.com%2Fclifford1%2Fflash%2Fconcentration%2Findex.htm

Anılar, çocuk gözlemci yerine katılımcı olduğunda veya bir olay onda önemli bir etki bıraktığında daha kolay hatırlanır. Çocukların insanların ve olayların zihinsel görüntülerini oluşturabilme becerisi de hatırlamayı kolaylaştırır. Bu eğlenceli bulmacalar ile çocuğunuzun görüntü oluşturup hafızasına yerleştirmeyi öğrenmesine yardımcı olun. http://www.sheppardsoftware.com/content/animals/kidscorner/puzzles/puzzlepage.htm

Çocuklar, olayları tanımlamak ve sırasını hatırlamak için günlük rutinlerden yardım alır. Ancak anaokulu çocuklarının zaman algısı çok geneldir. Örneğin, “dün” sözcüğünü 1 ay önce yaşadıkları bir olay için kullanabilirler. Çocuğunuzun sıralama becerilerini geliştirmek ister misiniz? Bu interaktif oyunu deneyin. (http://www.iboard.co.uk/activity/Alien-Flower-Show-724) Nispeten zayıf bellek yeteneklerinin bir sonucu olarak, tekrar tekrar aynı hikayeyi anlatabilir ve her seferinde ilk kez anlatıyormuş gibi heyecanlanabilirler.

3 -5 Yaş Çocuğu Bilişsel Gelişme Vygotsky

Rus araştırmacı Lev Vygotsky, bilişin sosyal etkileşimler ve problem çözme yoluyla geliştiğine inanıyordu. Vygotsky’nin çalışması, etkileşimlerin çocuğun seviyesinin fazla üstünde olmadığı takdirde, daha bilgili bir kişinin desteğiyle çocuğun becerilerinde gözle görülür bir artış gözlemlemiştir. Daha bilgili bir büyüğün veya akranın desteği ve rehberliğinde, Yakınsak Gelişim Alanı’nın biraz zor da olsa en iyi hale getirilebileceğine inanmıştı.

Vygotsky ayrıca, çocuklar zorlu görevleri yerinde getirip özgürlüklerini kazandıkça kendi kendilerine konuştuklarını gözlemledi. Özel konuşma olarak adlandırılan bu kişisel konuşma, 3-7 yaş arası çocuklarda son derece yaygındır. Bu yaşlardan sonra, zorlu ya da kafa karıştırıcı görevlerde yeniden ortaya çıkması muhtemel olsa da, iç sese ya da iç düşünceye dönüşür. Vygotsky’ye göre, çocukların dili bu şekilde kullanmaları, dikkat, ezberleme, planlama, dürtü kontrolü gibi yönetici işlev becerilerinin temelidir.

3 -5 Yaş Çocuğu Bilişsel Gelişme Okul Öncesi Dönem Çocuklarında Düşünme

2 ve 7 yaş arasındaki okul öncesi çocuklar, Piaget’in işlem öncesi (mantık öncesi) dönemi dediği dönemdedirler. Şimdiki araştırmacılar çocukların Piaget’in dediği kadar mantıksız olup olmadığı konusunu tartışsalar da, çocuklarla vakit geçiren kişiler onların yetişkinlerden daha farklı düşündüklerini bilirler. Özellikle, eylemleri tersine çevirmeyi beceremezler. Örneğin, 3+3=6 işlemini anlayıp, 6-3=3’ü anlayamazlar veya kemiklerini kırdıklarında geri kaynayacağını düşünemezler. Buna ek olarak form olarak değişen maddelerin miktar olarak değişmediğini anlayamazlar (korunum). Ünlü para deneyinde Piaget, 6 yaşına kadar olan çocukların her bir bozuk para dizili sırayı kendileri saymış olsalar bile geniş aralıklarla dizilen bozuk para sırasının aynı sayıda bozuk para içeren daha sıkışık dizilmiş sıradaki bozuk paralardan daha fazla olduğunu söylediklerini gözlemlemişti. Piaget, bu çelişkiyi bu yaşlardaki çocukların mantığının akıl yürütme yerine algıyla çalışmasıyla açıklıyor.

Algısal temelli merkezleme fikri, okul öncesi çocuklarının geniş dünya görüşün de ötesine uzanır. Genel olarak, bu yaştaki çocuklar ben merkezcidirler, kendiliğinden bakış açılarını değiştirmezler. Örneğin, çocuklar çimlerin onlar yere düştüklerinde canları yanmasın diye uzadığını, ve onlar seviyor diye herkesin çikolatayı sevdiğini düşünürler. Ayrıca, herkesin aynı görüşü paylaştığına, ve kurabiye düşünürlerse almaları gerektiğini çünkü herkesin bunu düşündüğüne inanırlar. Benmerkezci düşüncenin bir özelliği olarak anaokulu öğrencilerinde, doğanın ve nesnelerin insan benzeri karakterlere sahip olduğu ve canlı oldukları inancı olan animizm yaygındır. Yere düştüklerinde yerin onları düşürdüğünü söylemeleri bu yüzdendir. Merkezsizleşme yeteneği, işlem öncesi dönemin sonuna gelindiğinin bir göstergesidir.

Okul Öncesi Dönem Çocuklarında Düşünme

Çocukların mantıksız düşünmeleri çeşitli alanlara yayılmıştır. Örneğin, sınıflandırma yeteneklerine, çünkü bir objenin farklı şekillerde sınıflandırabileceğini hala tam olarak anlayamazlar. Sınıfta öğrencilerden çok kızların olduğunu ve meyve değil armut yemek istediklerini söyleyebilirler. Aynı şekilde, kendi kategorilerini çok genelleştirirler. Mesela bir çocuk dört bacaklı bütün hayvanlara köpek, saçları beyazlamış bütün yaşlılara dede diyebilir.

Buna ek olarak, ana sınıf öğrencileri genellikle transdüktif akıl yürütmeyle düşünürler. Yani iki nesne arasındaki benzerliğin veya art arda gelişen olayların neden sonuç ilişkisi içinde olduğunu sanırlar. Eğer bir çocuk öğretmenini hem sabah hem de okul çıkışı okulda görürse, öğretmenin okulda yaşadığını düşünebilir. Benzer şekilde, eğer arkadaşları İtalyansa ve makarna yiyorsa, makarna yiyenlerin İtalyan’a dönüştüğünü sanabilir. Bu örneklerde, okul öncesi dönem çocuklarının düşüncelerinin algılarıyla nasıl biçimlendiğini görüyoruz. Ayrıca, anaokulu öğrencileri, sihirli bir düşünce sergilerler ve bir dilek tuttuklarında bunu gerçekleştirme güçleri olduğuna inanırlar. Bunlara anne-babalarının boşanmaları ve kardeşlerinin zarar görmesini yanlışlıkla dilemeleri de dahildir. Çocuğunuzun sebep ve sonuç duygusunu eğlenceli bir biçimde geliştirebilmek için Flabby Physics’i deneyin. http://flabbyphysics.com/

3 -5 Yaş Çocuğu Bilişsel Gelişme Sembol Kullanımı

3-5 yaş arasındaki zaman, küçük çocuklarda sembol gelişiminin en yoğun olduğu dönemdir. Sembol kullanımı bir şeyi temsil etmesi için başka bir şeyin kullanılmasını da beraberinde getirir. Köpek kelimesinin harflerinin köpeği temsil etmesi veya bir çizim veya haritanın lokasyon temsil etmesini örnek olarak gösterebiliriz. anaokulu öğrencileri somut nesneleri resimler, kelimeler ve çizimler yoluyla ifade etmeyi zihinsel olarak öğrenirler. Çocuğunuzun çizim becerilerini kullanımı kolay bu online çizim oyunuyla (http://www2.crayola.com/coloring_application/index.cfm) veya bu eğlenceli uygulamalarla geliştirebilirsiniz: GlowFree ve DoodleBuddy. Çocuklar bu sembolleri henüz tam kavrayıp soyut düşüncelerini ifade edemeseler de, basit motor oyunlar yerine sembolleri kullanma becerileri, okul öncesi dönemin özelliklerinden bir tanesidir.

Aslına bakarsanız, yaratıcı oyun bilişsel büyüme ve başarı ile ilgilidir. Örneğin, daha karmaşık yap-inan oyunları oynayan anaokulu öğrencileri, ileri düzeyde zihinsel gelişme gösterirler ve öğretmenleri tarafından sosyal yönden daha gelişmiş kabul edilirler. Hayali arkadaşlar yaratan, daha önceleri uyumsuzluk riskiyle mimlenen çocuklar, bunları yapmayan diğer çocuklardan daha ileri düzeyde zihinsel temsil ve akranlarıyla daha fazla sosyallik içinde olurlar.

Okul öncesi dönem çocuklarının dünyaya karşı eşsiz bakış açıları inkar edilemezken, bu çok küçük çocukların aslında mantıklı düşündüklerini söyleyenler de var. Bu “gizli yeteneğin” anahtarı, çocuğun belirli alanda sahip olduğu bilgi veya deneyimde saklıdır. En önemlisi, anaokulu öğrencileri düşünme ve akıl yürütme becerilerini katılım, keşif veya buluş yoluyla kazanırlar.

3 ve 5 Yaş Arasında Sosyal Gelişim

3 ve 5 Yaş Arasında Sosyal Gelişim
3 ila 5 yaşları arasında çocuklar kendi kendine yetmeyi ve akranlarıyla etkileşim içinde olmayı öğrenirler.
Yazan Michelle Anthony, Doktor

3 ve 5 Yaş Arasında Sosyal Gelişim: Okul Öncesi Dönem

Okul öncesi dönemleri, gelişimde büyülü zamanlardır. Çocuklar neredeyse tümüyle ebeveynlerine bağımlı kişilerden, bir şekilde bağımsız kişilere dönüşürler. Gelişimin neredeyse her alanında bilgi temelleri, yeterlilikleri, sosyal ve duygusal becerileri gelişmeye devam eder.

Anaokulu yılları (3 yaşından 6 yaşına kadar) Erik Erikson’un psikososyal gelişiminin ikinci aşaması olan utanç ve kuşkuya karşı özerklik döneminin bitmesi ile başlar. Bu aşamada, çocuklar kendilerini düzenleme, tuvalete çıkma, beslenme ve giyinme gibi eylemleri kendi başlarına yapmayı öğrenirler. Dört yaş civarında psikososyal gelişimin üçüncü evresi olan suçluluğa karşı inisiyatif evresine girerler.  Bu dönem boyunca, çocuklar hayal etmeyi, daha bağımsız hale gelmeyi, oyun, hayal gücü ve keşif yoluyla yeteneklerini genişletmeyi ve aynı zamanda akranları ve başka kişilerle ilişki kurmayı ve iş birliği yapmayı öğrenirler. Erikson’a göre, eğer bu hedeflere ulaşılmazsa, çocuk korku dolu, sosyal olarak dışlanmış, oyun yeteneği sınırlı ve yetişkinlere bağımlı birisi haline dönüşür.

Bu hedefler büyük görünse de aile ve bakıcılarla etkileşimleri yoluyla çocuklar tarafından doğal yollardan kazanılır. Anaokulu öğrencileri akranlarıyla nasıl iletişim kuracaklarını öğrenirlerken, sosyal ve duygusal büyüme en fazla bakıcılarıyla ilişkilerinde gerçekleşir. Bu döneme ait zorluklardan biri, bebeklik ve 2-4 yaş evresinde kazanılan bağlılığı korumak ve aynı anda kendini bir birey olarak farklılaştırmaktır.

Okul öncesi dönemdeki çocuklarda bireyleşme, kim olduğunu daha iyi keşfetmek ve başkalarını anlayıp ilişki kurmaya başlamak anlamı taşımaktadır. Bu kişisel kimliğin yaratılması, çocuğun cinsiyet, ırk, kişilik gibi birçok temel yönünü keşfetmesi demektir. 3 yaşındayken çocuklar hala büyüyüp cinsiyetlerini dönüştürebileceklerini düşünürler. 6 yaşında, cinsiyetin kimliklerinin sabit bir özelliği olduğunu anlarlar. Böylece, okul öncesi yıllarında çocuklar kendi eşsiz karakterlerini oluşturan değişmez özelliklerini fark ederler.

3 ve 5 Yaş Arasında Sosyal Gelişim: Empati

Bu gelişim sürecinde, Anaokulu öğrencileri ayrıca başkalarıyla iletişime geçmenin daha karmaşık yollarını öğrenmeye başlarlar. Örneğin, empati 2 yaş civarında gelişmeye başlar ancak 3 ila 5 yaş arasında daha görünür hale gelir.  Bir çocuk empati duyduğunda bir başka kişiyi harekete geçerek veya yardım ederek iyi yönde etkileyebildiğini fark eder. Örneği, ağlayan akranına yara bandı verdiği zaman. Empati geliştirilebilirken, kültürler arasındaki gelişimin doğal bir parçası gibi görünür. Empatinin diğer yüzünde ise Anaokulu çağı çocuklarının insanları negatif yollarla etkilemesi vardır. Yeni yürümeye başlayan çocuklar sinirlenince etrafa saldırırlarken, Anaokulu çocukları isteyerek zarar vermek için saldırırlar. Çocuğunuzun saldırganlığını yönetmek için eğlenceli bir yol olan The Grouches uygulaması, Amerikan Psikoloji Derneği tarafından geliştirilmiştir.

Okul öncesi dönem çocuklarının ebeveynlerinin karşılaştığı bir zorluk, hem gelişmelerini teşvik ederken hem de gelişimsel güdülerine destek olmaktır. Örneğin, ebeveynler çocuklarına duyguları öğreterek, duyguların isimlerini öğrenmelerine yardımcı olarak ve duygularını açığa çıkarmak için yol göstererek saldırganlıklarını zapt edebilirler. Bu yaştaki çocuklara duygularını ifade etmede yardımcı olacak en iyi şey oyundur. Oyun çocukların işidir ve dramatik oyunun çocuklara sosyal rolleri anlamalarını sağlamak gibi bir faydası vardır. Ayrıca, çocuklara sosyal becerilerini geliştirme imkanı sunar, duygularıyla başa çıkma ve ifade etmelerine yardımcı olur, stresi azaltır ve etrafındakiler üzerinde kontrol kurmalarına yardım eder.

Çocukların hayal gücü, bir başlarına veya akranlarıyla fark etmez, onları harika yerlere alır götürür. Çocukların arkadaşlarıyla yan yana ama ayrı oyunlar oynadığı paralel oyundan, arkadaşlarıyla etkileşim içinde olduğu ve fikirlerini paylaştığı sosyal oyuna geçmeleri Anaokulu dönemlerinde gerçekleşir.  Bu süre zarfında, kurallara bağlı kalmayı, sırayla oyun oynamayı ve paylaşmayı öğrenirler. Bu eğlenceli etkileşimler yoluyla çocuklar bir çok şey öğrenirler. Başkalarının bakış açılarını yorumlamayı, tepkilerini ve etkileşimlerini düzenlemeyi, dürtü kontrolünü yönetmeyi, hem bekleme hem de sabretme yeteneklerini artırmayı, bunlarla birlikte bir olayı veya nesneyi paylaşmayı öğrenirler. Kuralları takip etmek ve duyguları yönetmek küçük çocuklar için zordur. Birlikte oyun oynarken çocuğunuzu desteklemek, sosyal becerilerini geliştirmek için harika bir yoldur. Çocuğunuza dürtüsellikle baş etme konusunda nasıl yardım edeceğinizi buradan öğrenin.

3-5 Yaş Arasında Öğrenme

3-5 Yaş Arasında Öğrenme çoğu zaman uygulamalı etkileşimle ve tabiki soru sorularak olur.

Daha detaylı inceleyelim. Yazan Michelle Anthony, Doktor..

3-5 Yaş Arasında Öğrenme – Okul Öncesi

Okul öncesi çocuklar öğrenmeye hazır ve istekliler! Yeni deneyimlere hayrandırlar ve anlatımsal çizimler, harfler, kelimeler ve numaralar gibi soyut ve somut nesneleri ifade edebilmek için semboller kullanmayı öğrenmeye heveslidirler. Sözdizimsel ve pragmatik olarak, en çok “neden” veya “nasıl” sorularını sormayı öğrendiler. Bunun sonucu olarak, sözcükleri ve “çünkü” ve “böyle” gibi sözcüklerin arkasındaki kavramları öğreniyorlar. Örneğin; Bisikletim neden hareket ediyor? Çünkü pedalları çeviriyorum.

Çocuklar 3 yaşlarına geldiklerinde, kategorizasyonu (yaşayan, yaşamayan nesneleri, renklere göre ayırmayı vs.) ve sebep sonuç ilişkilerini (koştuğumda kalbim daha hızlı atar.) anlamaya başlarlar. Çocuğunuzun neden-sonuç kavramını güçlendirmek için, internet üzerinde “Döndür ve Yuvarla” veya “Flabby Physics” i deneyin.

Okul öncesi dönemde çocuklar ezbere sayı sayabilir, basit toplama (Elimdekilere 1 tane daha eklersem, 4 tane olacaklar.) yapabilir, olayları sıralayabilir ve saati ve yarımşar saatleri söyleyebilir. Bir nesneyi ayrı bir numaraya eşleme becerisi olan bire bir karşılaştırmayı öğrenirler, yani grup içinde parmaklarıyla ezbere saymak yerine nesneleri saydıkça onlara dokunurlar. Altı yaşına gelindiklerinde, nesneleri birden fazla ölçüte (örneğin, boyu ve şekil) göre sıralamayı öğrenirler. Çocuğunuzun aynı nesneleri farklı özelliklere göre sınıflandırmasına yarayacak eğlenceli bir sıralama oyunu için, bu Uzaylı Yarışması oyununu deneyin. Çocuğunuzun dikkatini, farklı uzaylıları kategorilere ayırmak için kullanılan ölçütlere bağlı olarak “kazandıklarına” çekin.

3-5 Yaş Arasında Öğrenme – Oynamak

Okul öncesi dönem bittiğinde, istedikleri şekilleri çizmeyi öğrenirler. Örneğin, 5 yaşındaki çoğu çocuk kafası, vücudu, kolları, bacakları, saçları ve yüz hatları olan bir insan çizebilir. Belirli renkleri sayabilir ve eşyaları boyut ve ağırlıklarına göre sınırlamakla kalmayıp onlarla desenler oluşturup kıyaslayabilirler. Eşleştirme becerileri ve temel simetri anlayışı da bu dönemde oluşmaya başlar. Büyülü bir simetri deneyimi için, Charlie ve Lola’nın Kelebek Galerisi’ne göz atın.

3-5 Yaş Arasında Öğrenme – Uygulama

Bu yaştaki çocuklar için en iyi öğrenme yolu, bilgisini uygulamaya konması istenmeden önce nesnelerin özelliklerini uygulamalı olarak keşfetmesinin istendiği yoldur. Örnekle açıklamak gerekirse, yerdeki su dolu kovadan dışarıya suyu nasıl aktaracağını çözmesini beklemeden önce tüpler, borular ve suyla oynamasına izin vermeliyiz. Bu yaşta öğrenmek ezberlemekle değil, keşfedip açığa çıkarmakla olur. Bu süreç Piaget tarzı veya Vygotsky tarzı olabilir. Paiget, bağımsız keşfi savunurken, Vygotsky işbirlikçi öğrenme faaliyetlerinde daha bilgili kişilerle sosyal etkileşimler yoluyla keşfi savunmuştur. Çocuklar bu yaşta bilgiye açtırlar ve süreç zor ilerlerse sinirlenebilirler. Ulaşılabilir makul hedefler belirleyerek ve sadece destek sağlamakla kalmayıp farklı sorunlarına geri dönme fırsatı vererek çocuğunuzu başarıya ulaştırın.

Anaokulu öğrencileri temalara bayılır, dinazorlar, itfaiye arabaları ve periler gibi sevdikleri konuları kullanarak çocukların zorlukların üstesinden gelmesini sağlamak sık kullanılan bir yoldur. Bulmacalar, oyunlar, deneyler, hikayeler, aksiyon, açık uçlu oyuncaklar ve taklit içeren her şeyi düşünün. Hayal gücü, yaratıcılık, dil gelişimi, sosyal gelişme, entelektüel gelişim ve akademik öğrenim, bu yaştan itibaren birbirleriyle ilişki içinde gelişirler.

Çocuklar, bu zaman zarfında doğaları gereği benmerkezcidirler, yani kendilerini başkasının yerine koyup düşünemezler. Kelimenin tam manasıyla, ne düşünüyorlarsa herkesin o şekilde düşündüğüne inanırlar. 7-8 yaş arası somut işlemlere başlayana kadar benmerkezci olmaya devam ederler.

Ana okuluna giden çocuklar da bağımsız olarak kavramayı öğrenememişlerdir ve çoğu zaman sonuca varma ve genelleme yapmaları için yönlendirilmeleri gerekir. Örneğin, 3 artı 5’in 8 olduğunu rast gele keşfedebilirler ama her zaman 3’e 5 eklediklerinde 8 elde edeceklerini tam olarak anlayamazlar. Yalnızca rehberlik, deneme yanılma ve gelişmeyle çocuklar bu mantığı tek başlarına oturtabilir. Bununla birlikte, aktif manipülasyon, gözlemler, olaylara ve deneylere aktif katılım çocuklara kabul edecekleri veya çürütecekleri teoriler yaratma fırsatı sunar. Mesela, sarı ve mavi boyaları karıştırınca ne olacağını merak edip yeşili buldukları zaman sevineceklerdir. Bu keşiflerini birkaç farklı durumda tekrar test edip, bir süreliğine her seferinde şaşkına dönecekler. Fakat gittikçe bu bilgiyi birçok yerde kullanmaya başlarlar. Buraya tıklayarak bu düşünce ve öğrenme seviyesini teşvik edecek eğlenceli yolları öğrenebilirsiniz.

Call Now ButtonLütfen Arayınız