Blog

3 ve 5 Yaş Arasında Sosyal Gelişim

3 ve 5 Yaş Arasında Sosyal Gelişim
3 ila 5 yaşları arasında çocuklar kendi kendine yetmeyi ve akranlarıyla etkileşim içinde olmayı öğrenirler.
Yazan Michelle Anthony, Doktor

3 ve 5 Yaş Arasında Sosyal Gelişim: Okul Öncesi Dönem

Okul öncesi dönemleri, gelişimde büyülü zamanlardır. Çocuklar neredeyse tümüyle ebeveynlerine bağımlı kişilerden, bir şekilde bağımsız kişilere dönüşürler. Gelişimin neredeyse her alanında bilgi temelleri, yeterlilikleri, sosyal ve duygusal becerileri gelişmeye devam eder.

Anaokulu yılları (3 yaşından 6 yaşına kadar) Erik Erikson’un psikososyal gelişiminin ikinci aşaması olan utanç ve kuşkuya karşı özerklik döneminin bitmesi ile başlar. Bu aşamada, çocuklar kendilerini düzenleme, tuvalete çıkma, beslenme ve giyinme gibi eylemleri kendi başlarına yapmayı öğrenirler. Dört yaş civarında psikososyal gelişimin üçüncü evresi olan suçluluğa karşı inisiyatif evresine girerler.  Bu dönem boyunca, çocuklar hayal etmeyi, daha bağımsız hale gelmeyi, oyun, hayal gücü ve keşif yoluyla yeteneklerini genişletmeyi ve aynı zamanda akranları ve başka kişilerle ilişki kurmayı ve iş birliği yapmayı öğrenirler. Erikson’a göre, eğer bu hedeflere ulaşılmazsa, çocuk korku dolu, sosyal olarak dışlanmış, oyun yeteneği sınırlı ve yetişkinlere bağımlı birisi haline dönüşür.

Bu hedefler büyük görünse de aile ve bakıcılarla etkileşimleri yoluyla çocuklar tarafından doğal yollardan kazanılır. Anaokulu öğrencileri akranlarıyla nasıl iletişim kuracaklarını öğrenirlerken, sosyal ve duygusal büyüme en fazla bakıcılarıyla ilişkilerinde gerçekleşir. Bu döneme ait zorluklardan biri, bebeklik ve 2-4 yaş evresinde kazanılan bağlılığı korumak ve aynı anda kendini bir birey olarak farklılaştırmaktır.

Okul öncesi dönemdeki çocuklarda bireyleşme, kim olduğunu daha iyi keşfetmek ve başkalarını anlayıp ilişki kurmaya başlamak anlamı taşımaktadır. Bu kişisel kimliğin yaratılması, çocuğun cinsiyet, ırk, kişilik gibi birçok temel yönünü keşfetmesi demektir. 3 yaşındayken çocuklar hala büyüyüp cinsiyetlerini dönüştürebileceklerini düşünürler. 6 yaşında, cinsiyetin kimliklerinin sabit bir özelliği olduğunu anlarlar. Böylece, okul öncesi yıllarında çocuklar kendi eşsiz karakterlerini oluşturan değişmez özelliklerini fark ederler.

3 ve 5 Yaş Arasında Sosyal Gelişim: Empati

Bu gelişim sürecinde, Anaokulu öğrencileri ayrıca başkalarıyla iletişime geçmenin daha karmaşık yollarını öğrenmeye başlarlar. Örneğin, empati 2 yaş civarında gelişmeye başlar ancak 3 ila 5 yaş arasında daha görünür hale gelir.  Bir çocuk empati duyduğunda bir başka kişiyi harekete geçerek veya yardım ederek iyi yönde etkileyebildiğini fark eder. Örneği, ağlayan akranına yara bandı verdiği zaman. Empati geliştirilebilirken, kültürler arasındaki gelişimin doğal bir parçası gibi görünür. Empatinin diğer yüzünde ise Anaokulu çağı çocuklarının insanları negatif yollarla etkilemesi vardır. Yeni yürümeye başlayan çocuklar sinirlenince etrafa saldırırlarken, Anaokulu çocukları isteyerek zarar vermek için saldırırlar. Çocuğunuzun saldırganlığını yönetmek için eğlenceli bir yol olan The Grouches uygulaması, Amerikan Psikoloji Derneği tarafından geliştirilmiştir.

Okul öncesi dönem çocuklarının ebeveynlerinin karşılaştığı bir zorluk, hem gelişmelerini teşvik ederken hem de gelişimsel güdülerine destek olmaktır. Örneğin, ebeveynler çocuklarına duyguları öğreterek, duyguların isimlerini öğrenmelerine yardımcı olarak ve duygularını açığa çıkarmak için yol göstererek saldırganlıklarını zapt edebilirler. Bu yaştaki çocuklara duygularını ifade etmede yardımcı olacak en iyi şey oyundur. Oyun çocukların işidir ve dramatik oyunun çocuklara sosyal rolleri anlamalarını sağlamak gibi bir faydası vardır. Ayrıca, çocuklara sosyal becerilerini geliştirme imkanı sunar, duygularıyla başa çıkma ve ifade etmelerine yardımcı olur, stresi azaltır ve etrafındakiler üzerinde kontrol kurmalarına yardım eder.

Çocukların hayal gücü, bir başlarına veya akranlarıyla fark etmez, onları harika yerlere alır götürür. Çocukların arkadaşlarıyla yan yana ama ayrı oyunlar oynadığı paralel oyundan, arkadaşlarıyla etkileşim içinde olduğu ve fikirlerini paylaştığı sosyal oyuna geçmeleri Anaokulu dönemlerinde gerçekleşir.  Bu süre zarfında, kurallara bağlı kalmayı, sırayla oyun oynamayı ve paylaşmayı öğrenirler. Bu eğlenceli etkileşimler yoluyla çocuklar bir çok şey öğrenirler. Başkalarının bakış açılarını yorumlamayı, tepkilerini ve etkileşimlerini düzenlemeyi, dürtü kontrolünü yönetmeyi, hem bekleme hem de sabretme yeteneklerini artırmayı, bunlarla birlikte bir olayı veya nesneyi paylaşmayı öğrenirler. Kuralları takip etmek ve duyguları yönetmek küçük çocuklar için zordur. Birlikte oyun oynarken çocuğunuzu desteklemek, sosyal becerilerini geliştirmek için harika bir yoldur. Çocuğunuza dürtüsellikle baş etme konusunda nasıl yardım edeceğinizi buradan öğrenin.

3-5 Yaş Arasında Öğrenme

3-5 Yaş Arasında Öğrenme çoğu zaman uygulamalı etkileşimle ve tabiki soru sorularak olur.

Daha detaylı inceleyelim. Yazan Michelle Anthony, Doktor..

3-5 Yaş Arasında Öğrenme – Okul Öncesi

Okul öncesi çocuklar öğrenmeye hazır ve istekliler! Yeni deneyimlere hayrandırlar ve anlatımsal çizimler, harfler, kelimeler ve numaralar gibi soyut ve somut nesneleri ifade edebilmek için semboller kullanmayı öğrenmeye heveslidirler. Sözdizimsel ve pragmatik olarak, en çok “neden” veya “nasıl” sorularını sormayı öğrendiler. Bunun sonucu olarak, sözcükleri ve “çünkü” ve “böyle” gibi sözcüklerin arkasındaki kavramları öğreniyorlar. Örneğin; Bisikletim neden hareket ediyor? Çünkü pedalları çeviriyorum.

Çocuklar 3 yaşlarına geldiklerinde, kategorizasyonu (yaşayan, yaşamayan nesneleri, renklere göre ayırmayı vs.) ve sebep sonuç ilişkilerini (koştuğumda kalbim daha hızlı atar.) anlamaya başlarlar. Çocuğunuzun neden-sonuç kavramını güçlendirmek için, internet üzerinde “Döndür ve Yuvarla” veya “Flabby Physics” i deneyin.

Okul öncesi dönemde çocuklar ezbere sayı sayabilir, basit toplama (Elimdekilere 1 tane daha eklersem, 4 tane olacaklar.) yapabilir, olayları sıralayabilir ve saati ve yarımşar saatleri söyleyebilir. Bir nesneyi ayrı bir numaraya eşleme becerisi olan bire bir karşılaştırmayı öğrenirler, yani grup içinde parmaklarıyla ezbere saymak yerine nesneleri saydıkça onlara dokunurlar. Altı yaşına gelindiklerinde, nesneleri birden fazla ölçüte (örneğin, boyu ve şekil) göre sıralamayı öğrenirler. Çocuğunuzun aynı nesneleri farklı özelliklere göre sınıflandırmasına yarayacak eğlenceli bir sıralama oyunu için, bu Uzaylı Yarışması oyununu deneyin. Çocuğunuzun dikkatini, farklı uzaylıları kategorilere ayırmak için kullanılan ölçütlere bağlı olarak “kazandıklarına” çekin.

3-5 Yaş Arasında Öğrenme – Oynamak

Okul öncesi dönem bittiğinde, istedikleri şekilleri çizmeyi öğrenirler. Örneğin, 5 yaşındaki çoğu çocuk kafası, vücudu, kolları, bacakları, saçları ve yüz hatları olan bir insan çizebilir. Belirli renkleri sayabilir ve eşyaları boyut ve ağırlıklarına göre sınırlamakla kalmayıp onlarla desenler oluşturup kıyaslayabilirler. Eşleştirme becerileri ve temel simetri anlayışı da bu dönemde oluşmaya başlar. Büyülü bir simetri deneyimi için, Charlie ve Lola’nın Kelebek Galerisi’ne göz atın.

3-5 Yaş Arasında Öğrenme – Uygulama

Bu yaştaki çocuklar için en iyi öğrenme yolu, bilgisini uygulamaya konması istenmeden önce nesnelerin özelliklerini uygulamalı olarak keşfetmesinin istendiği yoldur. Örnekle açıklamak gerekirse, yerdeki su dolu kovadan dışarıya suyu nasıl aktaracağını çözmesini beklemeden önce tüpler, borular ve suyla oynamasına izin vermeliyiz. Bu yaşta öğrenmek ezberlemekle değil, keşfedip açığa çıkarmakla olur. Bu süreç Piaget tarzı veya Vygotsky tarzı olabilir. Paiget, bağımsız keşfi savunurken, Vygotsky işbirlikçi öğrenme faaliyetlerinde daha bilgili kişilerle sosyal etkileşimler yoluyla keşfi savunmuştur. Çocuklar bu yaşta bilgiye açtırlar ve süreç zor ilerlerse sinirlenebilirler. Ulaşılabilir makul hedefler belirleyerek ve sadece destek sağlamakla kalmayıp farklı sorunlarına geri dönme fırsatı vererek çocuğunuzu başarıya ulaştırın.

Anaokulu öğrencileri temalara bayılır, dinazorlar, itfaiye arabaları ve periler gibi sevdikleri konuları kullanarak çocukların zorlukların üstesinden gelmesini sağlamak sık kullanılan bir yoldur. Bulmacalar, oyunlar, deneyler, hikayeler, aksiyon, açık uçlu oyuncaklar ve taklit içeren her şeyi düşünün. Hayal gücü, yaratıcılık, dil gelişimi, sosyal gelişme, entelektüel gelişim ve akademik öğrenim, bu yaştan itibaren birbirleriyle ilişki içinde gelişirler.

Çocuklar, bu zaman zarfında doğaları gereği benmerkezcidirler, yani kendilerini başkasının yerine koyup düşünemezler. Kelimenin tam manasıyla, ne düşünüyorlarsa herkesin o şekilde düşündüğüne inanırlar. 7-8 yaş arası somut işlemlere başlayana kadar benmerkezci olmaya devam ederler.

Ana okuluna giden çocuklar da bağımsız olarak kavramayı öğrenememişlerdir ve çoğu zaman sonuca varma ve genelleme yapmaları için yönlendirilmeleri gerekir. Örneğin, 3 artı 5’in 8 olduğunu rast gele keşfedebilirler ama her zaman 3’e 5 eklediklerinde 8 elde edeceklerini tam olarak anlayamazlar. Yalnızca rehberlik, deneme yanılma ve gelişmeyle çocuklar bu mantığı tek başlarına oturtabilir. Bununla birlikte, aktif manipülasyon, gözlemler, olaylara ve deneylere aktif katılım çocuklara kabul edecekleri veya çürütecekleri teoriler yaratma fırsatı sunar. Mesela, sarı ve mavi boyaları karıştırınca ne olacağını merak edip yeşili buldukları zaman sevineceklerdir. Bu keşiflerini birkaç farklı durumda tekrar test edip, bir süreliğine her seferinde şaşkına dönecekler. Fakat gittikçe bu bilgiyi birçok yerde kullanmaya başlarlar. Buraya tıklayarak bu düşünce ve öğrenme seviyesini teşvik edecek eğlenceli yolları öğrenebilirsiniz.

Anaokuluna Başlamak

Anaokuluna başlamak akademik, sosyal, fiziksel ve duygusal açıdan büyük bir olaydır.

Ebeveynler, öğretmenler ve sağlıkçılar çocuklarımızın çok yünlü olması gerektiğinin bilincinde. Akademik gelişime dikkat ederken aynı zamanda sosyal, fiziksel ve duygusal gelişimi de desteklememiz gerekiyor. Peki çocuğunuzu okula nasıl en iyi hazırlarsınız?

Aşağıda size sunduğumuz önerilerimizi dikkate alın.

Anaokuluna Başlamak – Konuşun

İlk günden itibaren, çocuğunuzla konuşmak için zaman ayırın. Birlikte ne yaparsanız yapın, çocuğunuz büyüdükçe sıklığı artacak olan sorulara cevap verirken, ona bir şey tarif edip açıklarken kendi kelimelerinizi kullanın.

Anaokuluna Başlamak – Öğretin

Bu aşamada çocuklar ne yapıyorlarsa onu öğrenirler. Tabii ki alfabeyle ve sayılarla tanışmaları önemlidir, bu yüzden harfleri tanıtacak ve sayı saymasını gerektirecek fırsatlar yaratın. Ayrıca çocuklarınızı bilim, tarih, coğrafya ve müzik, dans ve görsel sanatlarla tanıştırın. Yüz yüze ve online öğrenme için çok faydalı kaynaklar ve programları olan müze ve kütüphanelerden faydalanın.

Anaokuluna Başlamak – Paylaşımda bulunun

Birlikte çalışmak anaokulu, ilkokul ve sonrası için gerçekten önemlidir. Okula başlamaya hazırlanmak için önemli adımlardan birisi paylaşımda bulunmaktır. Paylaşım, görgü kuralı kullanımına teşvik ederek “lütfen”, “teşekkür ederim” gibi kelimeleri kullanma fırsatı sağlar.

Anaokuluna Başlamak – Hatırlatın 

Çocuklar, öğrendiklerini ve başarılarını takip etmeyi sever. Çocuğunuzun yaşadıkları hakkında hikayeler yazmasına yardım edip hoşuna gidenler, gitmeyenler ve ilgi alanları hakkında onunla konuşun.

Çocuğunuzu Öğrenmeye Teşvik Etmek

Çocuğunuzu Öğrenmeye Teşvik Etmek okul içinde ve dışında bilgi açlığını desteklemekle mümkündür.

Çocuğunuzun yıldız bir öğrenci olmasını istiyorsanız, öğrenmeyi sınıf duvarlarıyla sınırlamayın. Orada öğrendiği becerilerin entelektüel ve sosyal gelişiminde çok önemli olmasına rağmen, çocuğunuz fikir dünyasını açmak için yardımınıza ihtiyaç duyar. Keşfettikçe artan neşesi okul ödevlerinde kendini gösterecek ve böylece akademik başarılarını da arttıracaktır.

1-Çocuğunuzun dünyasını okumayla doldurun. Büyük çocuğunuzla sırayla okuyun veya herkesin kendi kitabını okuduğu bir aile okuma saati yaratın. Evinizi kitaplar, gazeteler, hatta poster ve yazılı servis altlıklarıyla doldurup okumanın sizin için ne kadar önemli olduğunu gösterin.

2-Onu düşüncelerini ifade etmesi, duygularından bahsetmesi ve kendi kararlarını vermesi için cesaretlendirin. Akşam yemeğinde ne yemek istediğine veya okuldan arta kalan zamanlarını neyle değerlendireceğine kendisi karar versin. Aile kararlarıyla ilgili fikirlerini sorun ve bu fikirlere değer verdiğinizi ona gösterin.

3-Çocuğunuzun ilgi alanlarına siz de ilgi duyun ve onu heyecanlandıran konuları araştırması için teşvik edin. Eğer atlara ilgi duyuyorsa, ona at binme hikayeleri önerin veya ansiklopediden atlarla ilgili 5 özellik bulmasını isteyin.

4-Çocuğunuz için, dinleme ve görerek öğrenmeden, sıralamaya kadar değişik öğrenme şekillerini destekleyen oyun fırsatları yaratın. Açık uçlu oyunu teşvik eden, blok ve lego gibi malzemeler, çocuğunuz büyüdükçe onun yaratıcı ifade ve problem çözme becerilerini geliştirir. Bu oyunları keşfetmek için çokça planlanmamış oyun saatine ihtiyacı olacaktır.

Çocuğunuzu Öğrenmeye Teşvik Etmek – İstekli olduğunuzu gösterin

5-Öğrendiğiniz yeni şeyleri heyecanla aktarın. Ona, yeni bilgilere ulaşmanın çeşitli yollarından bahsedin. Örneğin, internette bahçecilik araştırmalarınız veya Amerikan Edebiyatı üzerine aldığınız gece dersleri.

6-Okulda ne öğrendiğini sorun, notlarını değil. Okulda öğrendiklerini size de öğretmesini isteyin. Öğrendiklerini kendi cümleleriyle aktarması aklında kalmasına yardımcı olacaktır.

7-Çocuğunuzun okuldaki kağıtlarını ve ödevlerini düzenlemesine yardımcı olun, böylece ödevleri konusunda kontrolü elinde hisseder. Ödevi fazla göz korkutucu görünüyorsa, öğrenmek yerine endişelenmeye daha çok vakit ayıracaktır. Üzerinde fazla yük hissetmediğinden emin olmak için düzenli aralıklarla kontrol edin.

8-Ne kadar küçük olursa olsun başarılarını kutlayın. Bir kitap raporu hazırladığında özel bir sürpriz yapabilir, okuduğu kitabı bitirdiğindeyse bir saat video oyunu oynamasına izin verebilirsiniz. Böylelikle, öğrenmeye ve kendisine meydan okumaya teşvik etmiş olursunuz.


9-Gelişen yetenekleri teşvik ederek, çocuğunuzun güçlü yanlarına odaklanın. 
Matematik sınavında başarılı olamasa bile, İngilizce dersinde güzel bir şiir yazmış olabilir. Matematik test kitabıyla birlikte, ona bir günlük de alın.

10-Günlük olayları öğrenme fırsatlarına dönüştürün. Onu çevresindeki dünyayı keşfetmeye, soru sormaya ve bağlantı kurmaya cesaretlendirin.

Çocuk Beyni

Çocuk Beyni sürekli açtır ve bilgi güçtür. Beyin gelişimini destekleyen deneyimler sunarak çocuğunuzun büyümesine ve öğrenmesine yardımcı olun.

Çocuk Beyni Hakkında Gerçekler

1-Çocukluk dönemi önemlidir. Çocuğunuz 10 yaşına gelmeden önce beyin hücreleri arasında en fazla bağlantıyı sağladığı dönemdedir. Bu aynı zamanda dili en iyi öğrendiği zamandır. Çocuğunuzla zengin bir dille konuştuğunuz zaman, onun gelecekteki kelime dağarcığını geliştirirsiniz.

2-Beyin tekrarlayan duyusal deneyimler üzerine kuruludur. Beynin dil kısmı, başkalarıyla etkileşim yoluyla büyük ölçüde geliştirilir, çünkü bu sayede beyin kelimelerle nesne ve deneyimleri eşleştirebilir.

3-Hareket ve beyin arasında ilişki vardır. Aktif bir beden aktif beyni yaratır, bu yüzden çocuğunuza bir şeyleri uygulamalı olarak öğretmelisiniz.

4-Stres öğrenmeyi kısıtlar. Beyinde öğrenme ve hafıza bölümlerindeki bağlantıları kesen bir hormon olan kortizol hormonu travmalar sırasında salgılanır. Çocuğunuzu tüm stres etkenlerinde koruyamazsınız, korumayın da. Sizinle ve diğer ilgi gösteren yetişkinlerle yakın bir ilişki içinde olması çocuğunuza stresle başa çıkmayı ve kendisini iyi hissetmeyi öğretecektir.

5-Müzik öğrenmeyi destekler. Şarkı söylemek, dinlemek ve müzik yapmak mekansal yönlendirmeyi ve matematiksel düşünmeyi geliştirir. Ayriyeten kafiye yapmak dil becerilerini geliştirir.

Çocuklarda Organizasyonel Beceriler

Çocuklarda Organizasyonel Beceriler, yemek yapmak ve koleksiyon oluşturmak gibi eğlenceli aktivitelerin yanı sıra sıraya koymayı ve sınıflandırmayı içerir.

Çocuklarda Organizasyonel Beceriler – Geliştirme Yolları

1-Bir aile takvimi tutun. Aile bireylerinin faaliyetlerini herkesin ulaşabileceği bir yerdeki takvime not edin, çocuğunuzu kendi faaliyetlerini yazması için yüreklendirin ve plan yaparken takvime başvurun. Pazar günleri kahvaltısı sonrası takvimi kontrol edip güncelleyebilirsiniz de.

2-Yapılacak işler listesi oluşturun. “Yatağa yatmadan yapılması gerekenler” veya “Tatile götürülecekler” gibi basit listeler olsa da birlikte liste çıkarmak çocuğunuzun vaktini organize etmesi ve görevleri önem sırasına koyma becerisini geliştirecektir.

3-Sınıflama veya kategorilendirme içeren işler verin. Market alışverişi, bulaşık makinesinin boşaltılması, fotoğrafların sıralanması, dolabın temizlenmesi ve önceden planlama, listeleme ve düzenleme gerektiren diğer işler harika bir seçimdir.

4-Bir gece önceden hazır olun. Bu ikiniz için de zordur ancak alışkanlık kazanırsanız çok işinize yarar.

5-Saklama kapları ve dolap düzenleyicilere hayatınızda yer verin. Her şeyin bir yeri olduğunda eşyaları bulması, toparlaması ve temizlemesi kolaylaşacaktır. Günlük rutininize “ortalığı toplama” saatini de ekleyin.

6-Çocuğunuza bir planlayıcı alın. Seçerken yardım edin veya onun hoşuna gidecek bir planlayıcı alın ki kullanmaktan heyecan duysun. Kendi planlayıcısına sahip olmak, onun zamanını değerli gördüğünüzü ve bir program hazırlamaya teşvik ettiğinizi gösterecektir. İşlerin çakışmasını engellemek için belirli periyotlarla takvimlerinizi kontrol edin.

7-Okul ödevlerini organize edin. Çocuğunuzun notlarını, ödevlerini, alıştırmalarını ve testlerini ayrı klasörlerde sakladığına emin olun. Her gece sırt çantasını kontrol etmeye çalışın ve her hafta klasörünü gözden geçirip tekrar düzenlemesi için vakit yaratın.

Çocuklarda Organizasyonel Beceriler – Rutinler

8-Ödev rutini oluşturun. Çocuğunuzun bir “çalışma saati” çizelgesi hazırlamasına yardımcı olun ve odasında ya da mutfak masasında rahat çalışma ortamı hazırlayın. Ödevini yapmadığı zamanlarda bile programa uymaya teşvik edin. Okuyabilir, notlarını tekrar edebilir veya kelime bulmacası çözebilir.

9-Ödev malzemeleri kutusu oluşturun. Boş bir kutuya ofis malzemeleri koyup çocuğunuza da kalemlerini, kağıtlarını, ölçü aletlerini ve hesap makinesini içine koymasını söyleyin, böylece ihtiyacı olan malzemeler elinin altında olacaktır.

10-Birlikte yemek yapın. Yemek yapmak çocuğunuza ölçüm yapmak, adımları takip etmek, malzemeleri sıraya koymak ve zamanı yönetmek gibi organizasyonun ana unsurlarını öğretir. Bunun yanı sıra çocuğunuzla yemek planlaması yapın ve siz alışveriş listesi yaparken yardım etmesini isteyin.

11-Koleksiyon yapma merakını destekleyin. Çocuğunuzun özel bir ilgisi varsa koleksiyon yapıp düzenlemesi için yardım edin. Koleksiyona para vermek zorunda değilsiniz, taşlar ve zarf pullarını biriktirebilirsiniz.

12-Organizasyonel görevlerinde destek olun ve ödüllendirin. Organize olmak çocuğunuza zor gelebilir, rutinini oluştururken ona yardım edin ve yaptığı işler için ödüllendirin.

Beylikdüzü – İyi Anaokulları

İyi Anaokulları nasıl anlaşılır?  İyi bir Anaokulunun Özellikleri Nelerdir?

Anaokulları, çocuğunuzun eğitimi için temel oluşturur ve okulun gerçekte ne olduğunu anlamalarına olanak sağlar. Hiçbiri mükemmel olmasa da bazıları diğerlerinden daha iyidir. Aralarındaki farkları ve seçeneğiniz ne olursa olsun çocuğunuz için en iyisini nasıl seçebileceğinizi bu makalemizde öğrenebilirsiniz.

İyi Anaokulları – Neden Anaokulu?

Öncelikle, iyi bir anaokulu programının amacını düşünün. Çoğu yerde zorunlu olmamasına rağmen neden çocuklar anaokuluna gider? anaokulu, çocuğunuza, okul hayatı boyunca kullanacağı temel sosyal, duygusal, problem çözme ve öğrenme becerilerini öğrenme ve uygulama fırsatı sunar.

Özsaygının gelişmesi anaokulunun önemli hedeflerinden biridir. Bu, çocuğunuzun kendisi hakkında iyi hissetmesine ve öğrenmenin zorluklarıyla başa çıkabilme becerilerine yardımcı olacak bir uygulamadır.

anaokulu, iş birliği yapmayı yani başkalarıyla çalışabilme, öğrenebilme ve anlaşabilmeyi öğretir. Anaokulundaki bir yıl, çocuğunuza sabretmeyi öğretmekle birlikte, sıra bekleme, paylaşma, başkalarını dinleme gibi beceriler de kazandırır. Çocuk tüm bu becerilere okul yaşamı boyunca ihtiyaç duyacaktır.

Çocukların çoğu doğal olarak meraklıdır, ancak bazıları bu merakı nasıl odaklayacakları veya kullanacaklarını bilemezler. anaokulu, çocuğunuzun merakını ve doğal öğrenme sevgisini harekete geçiren ve yönlendiren bir zamandır.

İyi Anaokulları – İdeal bir Anaokulu Neye Benzer?

İdeal anaokulu tanımını hangi eğitimci veya ebeveyne sorarsanız sorun, farklı cevaplar alırsınız. Ancak eğitimciler arasında iyi anaokulu özellikleri konusunda bazı ortak özellikler vardır. Onlara göre bir anaokulunun özellikleri aşağıdaki gibi olmalıdır.

-Çocuğun dünyayı öğrenme, bilgi organize etme ve sorun çözme becerilerini geliştirmeli. Bu, kendine saygıyı ve güveni arttırır, başkalarıyla başarılı şekilde çalışmasına yardım eder ve zorlu görevlere ilgi duymasına destek olur.
-Etkinlikleri öğretmenlerin başlattığı kadar çocukların da başlatmasını teşvik eder. Gözlemlemeler ve projeler çocuğunuzun hem kendi başına hem de küçük gruplar halinde çalışmasına izin verir.
-Oturma ve dinleme gerektiren kalabalık grup aktivitelerini minimuma indirir. Bunun yerine, çoğu etkinlik oyuna dayalıdır ve küçük gruplar halinde uygulamalı olarak yapılır. Yıl ilerledikçe, kalabalık grup Etkinlikleri 1. sınıfa hazırlık olması açısından biraz daha uzar.
-Kitapları sevme, okuma ve yazma aşkı kazandırır. Sınıfın her yerinde kitaplar, kelimeler ve çocuğun kendi yazıları vardır.

anaokulu programlarını incelerken, çocuğunuzun ve ailenizin özel ihtiyaçlarının yanı sıra bu unsurları da göz önünde bulundurun. Her program her çocuk için uygun olmayabilir. Bazı çocuklar, daha fazla yol gösterici bir programda başarılı olurken, bazıları buna daha az ihtiyaç duyarlar. Çocuğunuzun okul öncesi öğretmeni ile konuşun, birkaç okul ziyaret edin ve karar vermeden önce müdürle veya bir anaokulu öğretmeni ile konuşun.

İyi Anaokulları – Ya Program Yeterli Değilse?

Belki de çocuğunuzu göndereceğiniz anaokulu konusunda fazla seçeneğiniz yoktur ve okulun kalitesi konusunda şüpheleriniz vardır. İlk önce, programa ve öğretmene biraz şans tanıyın. Sınıfı ilkbaharda gözlemlediyseniz ve çocuğunuz sonbaharda başladığında sınıf ortamı gözünüze daha farklı geldiyse, bunun iyi bir nedeni olabilir. Programların birçoğu, öğretmeye başlamadan önce çocukların ailelerinden ayrılıp okula alışabilmesi için yavaş bir başlangıç yapar.

Birkaç hafta sonra hala endişeleriniz varsa, öğretmenle konuşabilirsiniz. Ona sınıf için koyduğu hedeflerini sorun ve kendi beklentilerinizi paylaşın. Bazen belirgin bir uyuşmazlık, yaklaşımdaki bir farklılıktan kaynaklanıyor olabilir. Diyalogu sürdürün. Bilgi isteyin, aynı zamanda öğretmenin felsefesinin “ne” olduğunu öğrenmeye istekli olun.

Yine de bir öğretmenin veya onun yaklaşımının çocuğunuz için uygun olmadığı zamanlar olacaktır. O zaman müdürle konuşma vakti gelmiş demektir. Belirtmek istediklerinizi netleştirip de konuşmaya gidin. Bu, müdürün sorunun ne olduğunu anlamasına ve çocuğunuza yardımcı olacak önerilerde bulunmasına yardımcı olacaktır.

Bazen nadir de olsa çocuklar farklı bir öğretmen veya okula geçiş yapmak zorunda kalabilirler. Bu, çocuğunuzun öğretmen, müdür veya başka bir uzman tarafından gözlemlenmesi sonucu alınacak bir karardır. Bu kararı grup olarak vermek önemlidir.

Beylikdüzü Bahar Erdem Anaokulu olarak, Beylikdüzü’nün en iyi butik anaokulu olma konusunda iddalıyız.

Anaokullarında Güvenlik

Anaokullarında Güvenlik oldukça önemli bir konudur.

Okula geri dönüş, endişeye geri dönüş anlamına gelmek zorunda değil. Okul içindeki güvenlik, okul müdürü ve okul personelinin sorumluluğundadır, ancak ebeveynler güvenli bir okul deneyimi sağlamak için önemli adımlar atabilir. İlköğretim Okulu Müdürleri Ulusal Birliği tarafından önerilen maddeler aşağıdaki gibidir:

Anaokullarında Güvenlik – 6 Önemli Madde

1-Okulun acil durum prosedürlerini öğrenin. Acil durum planları ve telefon numaraları genellikle okul el kitaplarında bulunur ve dersliklere asılır. Kendinize ve çocuğunuza acil durum bilgisi kazandırmak için birkaç dakika ayırmanız, çocuğunuzun acil durumlarda hızlı davranmak için gerekli güveni kendinde bulmasına yardım eder.

2-Okula gidiş-dönüş yollarını bilin. Sizin ve çocuğunuzun hem ana hem de alternatif yolları bildiğinizden emin olun. Acil bir durumda, yollar kapalı olabilir ve yedek plana sahip olmak önemlidir.

3-Okulun güvenlik için aldığı önlemleri bilin ve buna göre hareket edin. Bu önlemler arasında, okula girişte imza atma, binanın içinde gezerken bir gözetmenle dolaştırılma veya ziyaretçi kartı takma olabilir. Bu tür prosedürlere uymak, çocuklarınız için mükemmel bir örnek teşkil eder.

4-Güvenlik hakkında çocuğunuzla konuşun. Açık olun. İçgüdüler ve garip duygular, korkulardan bahsedin. Güvende hissetmezse ne yapacağını açıklayın (öğretmenine söyle, polisi ara gibi). Size ya da evde olması muhtemel güvenilir bir komşunuza nasıl ulaşacağını bildiğinden emin olun.

5-Okul personeline sağlık ve duygusal kaygılarınız hakkında bilgi verin. Çocuğunuzun gıda alerjisi varsa, fiziksel bir engeli varsa, veya zorbalığa maruz kaldıysa öğretmenlerinin ve müdürün bundan haberi olsun.

6-Dahil olun. Okul güvenliğini artırmak adına ne yapabileceğiniz konusunda müdürle konuşun. Okul öncesi ve sonrasında mahalleyi izleyecek ebeveynleri organize etmek gibi. Bazen ebeveyn grupları, okula bırakma ve okulda alma saatlerinde trafik güvenliğini iyileştirmede oldukça başarılıdır.

Beylikdüzü Bahar Erdem Anaokulu‘nda çocuklarımızın güvenliğine en üst seviyede dikkat edilmektedir.

Notlar ve Ödüllendirme

Notlar ve Ödüllendirme hepimizin aslında biraz araştırıp biraz danışarak doğru bir şekilde yönetebileceğimiz olaylardır.

Yetişkinler işlerini iyi yaparsa ödül kazanırlar. Çalışanlar yıl sonu performans bonusları, zamlar ve bazen tatil hakkı elde ederler. Çocukların da aynı şekilde bundan yararlanması gerekmez mi? Çoğu uzmanın fikri çocukların yetişkinlerle eşit durumda olmadığı yönünde. Okul çağındaki çocuklar sadece öğrenmek ve keşfetmekten zevk almalılar.

Akademik başarının çok çalışmanın bir sonucu olduğunu ve çalışmanın ödül getirdiğini öğrenmeliler. Ancak bu asla ödül vermemelisiniz veya onları övmemelisiniz anlamına gelmiyor.

Notlar ve Ödüllendirme – Dikkat Edilmesi Gerekenler

Spontane olun. Yüksek not ödüllerine alışkın çocuklar, ödül kazanacağını bilmeyenlere göre yaptıkları işte iki katı hızlı ilgi kaybederler. Karnesinde notları yüksek geldiğinde veya zor bir projeyi bitirdiğinde dışarıda akşam yemeği yiyin. Fakat önceden söz vermeyin ve her başarılı olduğunda bunu yapmayın.

Çabasını, konsantrasyonunu ve sıkı çalışmasını övün.  60 puanı 75’e çıkaran bir çocuk muhtemelen en az 85 alan arkadaşı kadar, belki de daha sıkı çalışmıştır.

Çocuğunuza beyninin zamanla gelişip güçlendiğini öğretin. Aynı kaslar gibi, beyin de kullanıldıkça gelişir.

Notları önemsemeyin. Notlara odaklanan öğrenciler eğitim için öğrenmeye ilgilerini kaybederler. Bunun yerine, çocuğunuzun zamanını verimli bir şekilde kullanmasına önem verip sınav için sıkı çalıştığında onu övün. Bunlar çocuğunuzu daha başarılı bir öğrenci yapacaktır. Aldığı notlar ne kadar önemli olursa olsun, uzun dönemde başarısını etkileyecek olanın eğitimi olduğunu hatırlatın.

Ödev Sürecinde Müzik

Ödev Sürecinde Müzik (ve Daha Fazlası)
Çocuklar için çoklu görev her zaman iyi değildir.

Çocuklar ve gençler ödevlerini yaparken müzik dinlemeyi severler, televizyon izlemeyi veya bilgisayarda yazışmayı saymıyorum bile! Bu yüzden anne babalar bana sıklıkla bunun öğrenmeye olumsuz etkisi olup olmadığını soruyorlar.

Ödev Sürecinde Müzik – Odaklanma

Söylemeliyim ki, sınıfımda ve evde, çocukların işleri teker teker yapmalarını, tek bir şeye odaklanmalarını isterim. Bu da ödev sırasında sessizlik olması anlamına geliyor. Ancak, bazı durumlarda acıyıp arka planda müzik çalmasına izin verdiğimi ve daha da nadiren ödev sırasında televizyonu açtığımı inkar edemem.

Çoklu görev, yani multitasking, kavrama güçlüklerine yol açabilir. Çocuğunuzun bir seferde tek bir şey yapmasını ve ödevine tüm dikkatini vermesini öneririm. Ancak, hiç kimse çocuğunuzu sizin kadar iyi bilemez. Okuldaki durumuna göre, hafif müzik dinleyip dinlemeyeceğine siz karar verebilirsiniz. En zor ödevlerini en sessiz ortamda yapmasını isteyebilirsiniz. Örneğin sınava çalışırken, iletişim araçlarından uzak tutabilirsiniz. Bu durum ayrıca sınava gireceği ortamın bir benzerini yaratır.

Kendimi daha da ifşa edecek olursam, bazı zamanlar ben bile multitasking yapıyorum. Ancak, şu anda sadece bu yazıyı hazırlamaya odaklandım. Üzerinde çalıştığınız şey önemliyse, ilginizin dağılmaması gerekir.

Call Now ButtonLütfen Arayınız