Blog

Çocukların İklim Değişikliğini Anlaması

Medya karmaşasını bir kenara bırakın ve çocukların iklim değişikliğini anlaması ve küresel ısınmayı tanıması konusunda destekçi olun.

Her gün çıkan yeni haberlerle iklim değişikliğiyle ilgili farkındalık rekor seviyelere ulaştı. Peki çocuğunuz gerçekten sorunu anlıyor mu? İşte bu zorlu konuyu açıklamak için birkaç yöntem.

Çocukların İklim Değişikliğini Anlaması: 8 Yaşın Altındaki Çocuklar İçin

Önce çocuğunuzun yaşını göz önünde bulundurun. 8 yaşın altındaysa, zorunlu olmadığı sürece konuyu açmamanız iyi olur. Bunun yerine, çevreyle ve doğayla olan ilişkisini güçlendirmeye çalışın, böylece zaman geldiğinde doğa için zaten bir tutku ve saygı geliştirecektir. Yürüyüş, kamp, ​​bahçe işleri ve sadece doğal güzelliği fark etmek için durmak ve bakmakbile bu ilişkiyi geliştirmek için harika bir yoldur. Ormanlar, okyanuslar, bitkiler veya hayvanlarla ilgili kitaplar okumak da çocuğunuzla doğal dünya arasındaki ilişkiyi güçlendirmenin mükemmel yollarıdır.

Çocuğunuz size küresel ısınma hakkında soru sorarsa, kısa ve güven verici bir şekilde cevap verin. Bu sorunu çözmek için yetişkinlerin çok çalıştıklarını vurgulayın. Ne yazık ki, iklim değişikliğinin en önemli noktalarından biri, bunun bir sonraki kuşağa kalacak bir yük olmasıdır. Fakat bu yük, küçük çocukların zihni için çok ağır olabilir ve kafaları karışabilir.

Çocukların İklim Değişikliğini Anlaması: Daha Büyük Çocuklar İçin

Şimdi konuyu biraz farklı bir şekilde ele alabilirsiniz. 3. sınıftan 8. sınıfa kadar çocuklar daha karmaşık konular hakkında soyut düşünme yeteneğini geliştirmeye başlarlar. Küresel ısınma da dahil olmak üzere güncel olayları öğrenmeye hazır haldedirler. Daha da önemlisi, bu yaştaki çocuklar doğru ya da yanlış bilgileri yaşıtlarından hatta öğretmenlerinden de alabilir. Bu yüzden, çocuğunuzla küresel ısınma hakkında bildiklerini ve bilmediklerini öğrenmek adına konuşmak için fırsatlar yaratın. Sorularını olabildiğince en iyi şekilde cevaplayın, ancak konuyla ilgili bir şeyi bilmiyorsanız da bunu kabul edin (sonra birlikte biraz araştırma yapın). Bu, çocuklarınızı gelecekte de aynı şeyi yapmaya teşvik edecek ve onlara nasıl araştırması gerektiğiyle ilgili yardımcı olacaktır.

Televizyondaki haber programlarını izleyin veya gazete ve dergileri birbirinize sesli okuyun. Bu, çocuğunuzun konuya karşı tepkilerini ölçmenize yardım edebilir. Bilimsel konuşma dilinden sıkılıyor mu? Dünyaya ne olacağından korkuyor mu? Ya da işin içine girmekle ve bir fark yaratmakla igili heyecanlandı mı? Çocuğunuz sorunu kavrayabilir ve “Ben de yardım etmek istiyorum!” diyebilir. Müthiş! Yeni bir çevreci yarattınız ve dünyanın kesinlikle onlara ihtiyacı var. Bu coşkusunu pozitif bakış açısıyla birlikte cesaretlendirin ve gezegeni kurtarmak için çok geç olmadığını vurgulayın. Çevreyi korumaya yardım eden (ormancılık görevlisi, hidroloji uzmanı, jeolog, tarımsal teknoloji uzmanı, biyoyakıt mühendisleri, güneş enerjisi sitemi satış temsilcisi, rüzgar geliştirme sorumlusu, atmosferik bilim adamı, meteorolog gibi) kariyer fırsatlarından bahsedebilirsiniz.

Çocukların İklim Değişikliğini Anlaması: Çocuk Dostu Kaynaklar

Araştırırken, iklim değişikliği konusundaki düşünceleriniz hakkında çocuğunuzla konuşun. Çocuğunuz, gerçek ile fikirler arasındaki farkı anladığında, kendi fikirlerini paylaşmakla ilgili daha rahat hissedecektir.

  • Laurie David ve Cambria Gordon’ın hazırladığı, Küresel Isınmayı Anlamak için Kılavuz, doğanın çocuklar tarafından anlaşılması için onları bir yolculuğa çıkaran şema, oyun, trivia, ünlü alıntılar ve canlı resimler sunuyor.
  • Çocukların sık sorduğu bazı sorular ve cevapları için Ulusal Vahşi Yaşam Federasyonu İklim Sınıfına göz atın.

Çocukların İklim Değişikliğini Anlaması: Şimdi Dünyayı Kurtarmaya Yardım

Çocuğunuza doğayı korumasını sağlamanın en kolay yolu kendi evinizde harekete geçmeye başlamaktır. Gereksiz ışıkları kapatın, su tasarrufu yapın, kompakt flüoresan ampulleri tercih edin ve geri dönüşüm yapın! Evde yapılabilecek seçenekler sonsuzdur, ancak her bir yapılan şey önemlidir ve çocuklar için iyi bir örnek oluşturur. Yeşilci davranmak için bu yolları deneyin!

Çocuğunuz daha fazla şey yapmak istiyorsa, daha büyük ölçekli bir çevre girişiminde bulunmasına yardım edin. Yaban hayatı korumanın yolları, koruma araştırma programlarını veya bilinçlendirme projelerini araştırın. Şehrinizi iklim koruma sözleşmesine dahil etmenize ya da kendi arka bahçenizde yaşam alanı oluşturmanıza yardım etmesi için belediye başkanınıza da yazabilirsiniz.

Medyanın, kitlesel dikkati belirli konularda yoğunlaştıracak eşsiz bir gücü vardır. En son seçtiği konu, yeni ve artan bir farkındalık yaratan iklim değişikliği. Fakat bu anlayışın bu bilince eşlik ettiğinden emin olmak için iletişim kurmak çok önemlidir. Çocuklarınızla küresel ısınma hakkında konuşmak için girişimde bulunun ve trend medya haberleri yerine eski moda doğa yürüyüşlerine çıkın!

Çocuklarda Sağlıkla İlgili Yanlış Bilinen 5 Gerçek

Çocuklarda Sağlıkla İlgili Yanlış Bilinen 5 Gerçek

Aile sağlığı, fitness ve beslenme konusundaki düşüncelerinizi yenileyin. Çocuklarda sağlıkla ilgili yanlış bilinen 5 gerçek:

1. Aşırı kilolu olmak genetiktir. Bir kişinin fazla kilolu olmasına neden olan genetik koşullar bilinenin aksine çok azdır. Eğer bütün aile aşırı kiloluysa, büyük olasılıkla nesiller boyunca yalnızca yeme alışkanlıkları birbirine aktarılmıştır.

2. Atletik değilim. Mayo Clinic’in pediatrik editörü Jay Hoecker, MD, her gün yarım saatlik bir yürüyüşün fit olmanın önemli bir parçası olduğunu söylüyor. Bu yürüyüşün alışveriş yaparkenki gezinme hızında olmamasına dikkat edin. Hızlı yürüyerek kanınızın pompalanma hızını artırın.

3. Kilo hakkında konuşmak yeme bozukluklarını teşvik eder. Spor uzmanı Denise Austin, fiziksel sağlığın öneminden bahsetmenin anahtar taşı olduğunu, ancak “çocuklarınızla olumlu davranın onları azarlamayın” dedi. Hoecker, “En iyi yol, örnek olarak öğretmek ve kilo yerine egzersize odaklanmak” diyor. “Yiyeceklerin bir ödül veya ceza olmasına izin vermeyin, etkinliklerle veya birlikte daha fazla zaman geçirmekle ödüllendirin.”

4. Bu sadece bebeklik yağı. Hoecker, bir çocuk 6 yaşından önce obez ise, bunun yetişkinlik döneminde de fazla kilolu olma ihtimalini artırdığını söyledi. Çocuk doktorunuza sağlıklı bir boy-kilo oranının ne olduğunu ve gerekirse kilo verdirmenin mantıklı bir yolunu öğrenmek için danışın.

5. Çocuklar yemekler arasında atıştırmalıdır. Meyve veya fıstık gibi sağlıklı ürünlerle atıştırmak yemek saatlerinde aşırı yemeyi önlemeye yardımcı olabilir. Porsiyon ölçülerini kontrol edin ve CDC’nin beslenme sitesinden beslenme hakkında daha fazla bilgi edinin.

Çocuklarda Yalan – 7 Önemli Madde

Çocuklarda Yalan – Çocuklar Neden Yalan Söyler?

Çocuklarda yalan ve yalan söylemenin öğrenilmesi çocuğun gelişiminde önemli bir adımdır.

Annesi akşam yemeğinden kalan bulaşıkları yıkarken, üç yaşındaki Sally mutfakta mutlu bir şekilde oynuyordu. Sally’nin annesi masadan tabak almak için arkasını döndüğünde, Sally’nin ayaklarının altında bir su birikintisi fark etti. “Sally, tatlım, altını mı ıslattın?” diye sordu. Sally kafasını salladı ve “Ayakkabılarım yaptı” dedi. Sally annesine açıkça yalan söylemişti. Çocuklarda yalan söyleme neden olur? Çocuklar neden yalan söyler?

Çocuklarda Yalan: Keşif

Çocuğunuzun yalan söylediğini ilk keşfettiğinizde çoğu anne baba gibi şoka girecek, kendinizi sinirli, incinmiş ve hatta ihanete uğramış hissedeceksiniz. Ancak geri adım atıp, yalan söylemeyi çocuğunuzun duygusal ve zihinsel gelişiminin bir parçası olarak görürseniz, bu durumun çocuğunuzda ciddi davranışsal sorunlara ve ihanete yol açmayacağını göreceksiniz. Hatta son araştırmalar yalan söylemenin normal gelişimde olumlu bir rol oynadığını göstermiştir. Bağımsızlık, bakış açısı kazanma ve duygusal kontrol gibi temel insan becerileri çocukların yalan söylemesine olanak tanıyan becerilerin aynısıdır.

Halk arasındaki inanış çok uzun zamandır küçük çocukların yalan söylemez nitelikte olduğunu ileri sürdü. Ancak daha yeni araştırmalar, çoğu çocuğun 2 ila 4 yaşları arasında etkili bir şekilde yalan söylemeyi öğrendiğini gösteriyor. İlk başarılı yalan, çocuğun zihninin ve düşüncelerinin ebeveynlerininkinden ayrı olduğunu gösterdiği için gelişimsel başarı olarak görülebilir. Aynı şekilde “hayır” demek de çocuğun kendi arzuları, düşünceleri ve duygularıyla başkalarınınkiler arasına sınır çektiğini gösterir.

Her şey gibi, çocuklarda yalan söyleme çevrelerinden öğrendiği bir davranış modelidir. Anne babalar ve öğretmenler, çocuklara dürüstlüklerini bastırmayı öğretirler. Bir çocuk “Şu adam çok komik.” diye bağırabilir, aldığı bir hediye için “Hiç beğenmedim” veya tadı kötü bir yemeğe “Iyyy” diyebilir. Yetişkinler yavaşça çocuklara, bu tür bir dürüstlüğün her zaman hoş karşılanmadığını ve doğruyu söylemekle diğer insanlara zarar vermemek arasında ince bir çizgi olduğunu öğretirler. Çocuklar ayrıca yetişkinlerin yalanlarını da gözlemler. (Bir araştırma, yetişkinlerin haftada ortalama 13 kez yalan söylediğini ortaya koymuştur!) Hepimiz çıkarlarımız için yalan söylüyoruz ve çocuklarımızın bizi izleyip öğreniyorlar, ancak her zaman tam anlamıyla değil.

Çocuklarda Yalan: Yalanın Gelişimi

Peki çocuklar neden yalan söyler? Dört yaşından itibaren, çocuklar, yetişkinlerle aynı nedenlerden dolayı yalan söylemeye başlarlar, cezadan kaçmak, avantaj elde etmek, istenmeyen sonuçlardan kaçınmak ve hatta özsaygıyı arttırmak için. Gençler de yetişkinler gibi, bazen güç göstermek, gizliliklerini korumak veya bir arkadaşlarını korumak için yalan söylerler. Bir çocuk yalan söylediğinde, aslında bir şeyi değiştirmeye, bir durumu olmasını istediği gibi yeniden şekillendirmeye çalışır.

Yalan söylemede gelişimsel bir ilerleme vardır. İlk basamakta, çocuk yanlış olduğunu bildiği bir şeyi söyleyerek ödül kazanmak veya hedefe ulaşmak ister. Niyeti, dinleyicinin davranışını etkilemek, örneğin cezadan kurtulmak veya ödül almak olabilir.

Çocuklarda Yalan: Deney

Bu çalışmaya göz atın: 2-3 yaşlarındaki bir grup çocuk boş bir odaya oturtuldu ve arkalarındaki masaya yerleştirilen oyuncağa bakmamaları söylendi. Araştırmacı odadan çıkıp beş dakika sonra geri döndü. Çocukların yüzde doksanı oyuncağa bakmıştı ve çoğunluğu (yaklaşık üçte ikisi) bakışlarını gizledi. Üçte biri direkt olarak yalan söyleyip oyuncağa bakmadıklarını iddia ederken, diğer üçte birlik kısmı da soruyu duymazdan gelip cevap vermedi.

Bu yaşta, dilekler ve hayal gücü sıklıkla gerçek olanla karıştırılıyor. Bazen 3 yaşındaki bir çocuk hikaye anlatmaya başlar ve hikayeyi kafasındakine uydurmak için küçük detaylar eklediğini fark edersiniz. Bu yaştaki yalanlar başarılı olabilir, ancak 3 yaşındaki çocuklar genelde kötü yalancıdırlar çünkü düzgün yalan söylemezler. Dinleyenlerin anlattıklarını ya da anlatmaya niyetlendiklerini gerçekten ciddiye alacağını tahmin edemiyorlar. Sonuç olarak, yanlış zamanda veya yerde yalan söylüyorlar veya aldatmacayı gizlemek için izlerini örtmek gibi diğer önemli detayları düşünmekten kaçınıyorlar.

Çocuklarda Yalan: 4 Yaşın Önemi

4 yaşına gelindiklerinde çocuklar doğru söylemek ve yalan söylemek arasındaki farkı ve yalan söylemenin yanlış olduğunu bilirler. Bu yüzden genellikle doğruyu söylerler, ve yalan söyledikleri çok belli olur. Fakat aynı zamanda yalan söylemede daha beceriklidirler çünkü dinleyenlerin aklından geçenleri dikkate almada daha iyilerdir.

Araştırmacılar aynı oyuncak deneyini 4 ila 6 yaşlarındaki çocuklar ile yaptıklarında, büyük çocukların oyuncağa göz atma dürtüsünü daha iyi yendiklerini gözlemlediler. Ancak bakanlar yalan söylemeye daha meyillilerdi. Video kayıtları büyük çocuklarda önemli bir farklılık daha gösterdi: Oyuncağa baktıktan sonra pek mutlu görünmüyorlardı. Bununla birlikte, araştırmacılar geri döndükten sonra yüz ifadelerini değiştirdiler, kelimenin tam anlamıyla “maske taktılar”.

4 ya da 5 yaşlarına gelindiğinde çocuklar, bir dinleyicinin, varolan bilgileri ışığında bir ifadeyi yorumlayıp değerlendireceğini bilerek, sahte mesajın akıllarında bırakacağı etkiyi anlarlar. Ancak dinleyicinin bir ifadenin doğruluğunu düşünüp düşünmediğini anlamakta zorluk çekerler. Beş yaşındaki bir çocuğun da dediği gibi, “Yalan söylememelisiniz, çünkü yetişkinlerin kafalarının içindeki beyin o kadar akıllıdır ki her zaman bunu fark ederler.”

Daha da karmaşık bir yalan söyleme basamağı, 6 ila 8 yaşları arasında ortaya çıkar. Çocuklar artık “John, annesinin büyükannenin ziyarete gelmemesi konusunda kötü hissettiğini düşünmesini istiyor” gibi cümleleri anlarlar. Bu aşamada, yalnızca yalan içeriği değil, konuşmacının tavrı ve amacı da şüphe çekebilir.

Yaşları 10 ile 11 arasındaki çocukların çoğu yetenekli yalancılardır. Bu basamaktaki en büyük fark, artık ne öğretmenin ne de anne babanın çocuğun sesinden, yüzündeki masum ifadeden ve tuhaf mazeretinden etkilenmemesidir.

Çocuklarda Yalan: Çocuğunuz Yalan Söylediğinde

Küçük çocuğunuz yalan söylediği zaman, bunun ahlaksızlık olmadığını kendinize hatırlatın. Çileden çıkmak işe yaramaz. Yalan söylemesi çocuğunuzun istediğini elde etmesinin bir yoludur ve bu gayet normal ve sağlıklıdır. Ayrıca bir dedektif gibi hikayesini sorgulamak da iyi değildir. Bu, çocuğa kendisinin güvenilmez ve dolandırıcı olduğunu düşündürtür.

Bir çocuk 4-5 yaş ve üzeri olduğunda ve doğruyu anladığında bile, direkt olarak sorduğunuzda ağzından doğruları duyamayabilirsiniz. Ancak “doğruyu” söylese bile, bu ona söylettiğiniz içindir. Pastadaki çikolatayı yaladığını itiraf ettiğinde, elinize ne geçecek? Onu kendi davranışlarının sorumluluğunu almaya yüreklendirmediniz. Hatta çocuğunuza baskı yapmak bir dahaki sefere gerçeği söylememesine neden olabilir.

Uzun vadede hedef, çocuğunuzun yaptıkları için ahlak ve sorumluluk duygusunu geliştirmesine katkıda bulunmaktır. Yalan söylemek büyümenin normal bir yanı olsa da, bu önemsenmeyeceği anlamına gelmiyor. Çocuğunuzun dürüstlüğü daha iyi anlamasına yardımcı olmak için kullanabileceğiniz bazı stratejiler aşağıda listelenmiştir:

Çocuklarda Yalan: Örnek olun

Bu bariz bir şey, ancak ne zaman ve nasıl yalan söylediğinize dikkat etmeyi gerektiriyor, ki bu da kolay bir şey değildir. Başkalarının iyiliğini gözeten, kendinden emin, güvenli bir çocuk yetiştirmek istiyorsak, bunu güven veren ve saygılı ebeveynler olarak zor yoldan yapmak zorundayız.

Bir şey yapmadan önce sakinleşin. Ne kadar sakin olursanız, o kadar iyi iletişim kurarsınız. İlk adım, örneğin hırsızlık gibi bir davranışın yanlış olduğu mesajını vermektir. Daha sonra, çocuğunuzun yaptıkları hakkında neden yalan söylediğine değinin. Unutmayın ki bazı çocuklar, cezalandırılmaktan çok öfkeyi önlemek için yalan söylerler.
Vicdan gelişimini destekleyecek önlemler alın. Öğretmeninin eve gönderdiği veliyi toplantıya çağıran notları çöpe atan bir anaokulu öğrencisi düşünün. Babasına hiçbir not ulaşmadı, ve öğretmen aradığında baba şaşkına dönüyor. Çocuğu notlarla ilgili bildiklerini reddediyor. Bu noktada, öfke, umutsuzluk ve kızgınlık gibi duygular hissettiğini hayal edebiliyor olsak da, sakin kalmak en iyisidir.  Kısa vadede en mantıklı çözüm, çocuğa öğretmeninden özür diletip, ailesine notları götürmediğini söyletmektir. Daha sonra eve getirmek için başka bir not isteyebilir.

Çocuğunuzun yalanı ne amaçla söylediğini düşünün. Bu anaokulu öğrencisi örneğimizde, cezadan kaçmaya mı çalışıyordu? Belki de bir hata yapmaktan veya yaptıklarının sonucundan korkmuştu? Nasıl hissediyor olabilir? Endişeli, suçlu, utanmış, korkmuş mu? Çocukların bize söylediği şeylerin daima bir sebebi ve anlamı vardır. Çocuğunuzun yalan söyleyerek ne elde ettiğini kendinize sormaktan zarar gelmez.

Çocuklarda Yalan: Sonuçlara Dikkat Çekme

Küçük çocuklar, sürekli ağlayıp yardım isteyen, bu yüzden gerçekten zor durumda olduğunda kimsenin yardım etmediği yalancı çoban hikayesiyle çok ilgililer. Çocuğunuz size doğruyu söylediğinde, bunu yaptığına memnun olduğunuzu ona söyleyin. Bu, onun güvenini güçlendirecek ve bir dahaki sefere gerçeği söylemesini kolaylaştıracaktır.

Uzun vadede en etkili çözüm, çocuğun yalanıyla hangi mesajı vermeye çalıştığını anlamaktır. Bazen yalan söylemek, bir çocuğun daha fazla ilgiye, veya günlük aktivitelerinde daha güçlü sınırlamalara ihtiyaç duyduğunun bir işaretidir. Uzun vadeli stratejiler, aile içinde güvenlik duygusunu artırmak için kuralları konmuş rutin aktiviteler yaratmak olabilir. Örneğin, sevdiği kitabı sesli okuduktan sonra uyumak veya televizyon izleme zamanlarını sınırlamak gibi.

Erken çocukluk öncüsü Erik Erikson’un sözlerine göre, “Çocukları iyi hale getirmek uzun bir iştir; bunu yapmaya, onları yetiştirmeye devam etmek zorundasınız. Bu da onlara soru sormak, anlatmak, ağızlarını aramak, kendi düşüncelerinizi cesurca ifade etmek demek. Nerede durduğunuzu öğrenmeniz gerekmekte ve çocuğunuzun da nerede durduğunuzu bildiğinden, nedenini anladığından emin olun. Sonra, umut edin ki sizinle birlikte, sizin yanınızda dursunlar.

Otizmi Anlamak

Otizmi Anlamak

Belirtileri anlamak ve çocuğunuzun özel ihtiyaçlarına göre hazırlanmış erken tedaviyi bulmak, çocuğunuzun en yükseği hedeflemesi için çok önemlidir.

Otizm medyada sayısız manşette yer bulurken, bugün bu kompleks bozuklukla ilgili sorusu veya endişesi olmayan bir ebeveyn yoktur. Muhtemelen otizm teşhisi konan çocuk sayısının hızlı bir şekilde arttığını ve bazı aşıların bunun potansiyel nedeni olabileceğini duydunuz. Hatta çevrenizde veya ailenizde otizm tanısı konmuş bir çocuk bile olabilir. Otizm medyada bu kadar yer almasına rağmen, hala gizemli ve genellikle anlaşılması zor bir bozukluk olmaya devam ediyor.

Hiç şüphesiz, otizm teşhisi çok üzücü olabilir, ancak birçok ebeveyn için çocuklarının gösterdiği belirtilere bir teşhis koymak rahatlatıcı olmakta. İyi haber ise, otizmin tedavi edilebilir olması, özellikle de erken yaşlarda tanısı koyulursa. Erken müdahale ve tedavi ile ne kadar başarılı olunabileceğini söylemek mümkün değildir.

Otizmi Tanımlama
Otizme Ne Sebep Olur?
Otizmi Bireysel Olarak Tedavi Etme
Çocuğunuzun Öğretmeni Nasıl Yardımcı Olabilir?

Otizmi Anlamak: Otizmi Tanımlama

Ulusal Sağlık Enstitüleri, 166 çocuğun birine otizm teşhisi konduğunu tahmin ediyor. Otizm, tipik olarak sosyal beceriler, dil ve diğer davranışlarda gecikme ve bozukluklar gibi birçok zorluğu içeren gelişimsel bir bozukluktur. Otizm bir spektrum bozukluğudur, yani bu tür semptomların geniş bir yelpazesi vardır.

Otizmle ilişkili bir dizi bozukluk vardır, ancak bu bozuklukların otizmli olmayan veya diğer gelişimsel bozukluğu olan çocuklarda da görülebileceğini akılda tutmakta fayda var. Her semptom kendi başına bir otizm işareti olarak düşünülmemelidir. Temel semptomlar aşağıdakilerdir:

-İlişki kurmada sorunlar
-Başkalarından gelen duygusal sinyalleri anlama veya bunlara cevap vermede zorluk
-Dili yaratıcı ve alıcı olarak kullanma
-Öz-soğurma (çocuk kendi dünyasındaymış gibi görünür, uyarıcıların ve etrafındaki diğer insanların farkında olmaz)
-Tekrarlayan, kendi kendini uyaran (öz-uyarım) davranışlar sergileme, örneğin vantilatörü izleme
-Sözcükleri tekrar tekrar söyleme
-El çırpma gibi tekrarlayan motor hareketler

Otizmi Anlamak: Otizme Ne Sebep Olur?

Bu durumun kesin nedeni bilinmemektedir. Araştırmacılar muhtemel genetik ve çevresel nedenleri araştırıyorlar. Uzmanlar ise, otizmin biyolojik temelli bir hastalık olabileceğine inanıyorlar. Hangi çevresel faktörlerin neden olabileceği konusunda genel bir fikir birliğine varılamamasına rağmen, araştırılan iki önemli faktör cıva içeren aşılar ve çeşitli beyin travmalarıdır.

Ayrıca otizm vakalarında son 10 ile 20 yıl içinde neden bu kadar büyük bir artış olduğunu anlamaya çalışıyoruz. Otizm Araştırma Merkezi’ne göre, otizm oranı 1990’ların başından beri dünya genelinde muazzam bir artış gösterdi. Nedeniyle ilgili çok sayıda tartışma var. Bazıları bunun toksik kimyasallardan kaynaklandığını söylüyor ancak henüz kesin bir kanıt yok. Diğerleri ise, çocukların ve bozukluğun bizim tanımlarımız ve sınıflandırmalarımız kadar değişmediğine olasılık veriyor. Bir nesil önce “özürlü” ya da “beyni hasarlı” olarak tanımlanmış olabilecek çocukların şimdi otistik spektrumda olduğu söyleniyor.

Büyük olasılıkla, “otizm” dediğimiz şey, her türden zihinsel problemleri kapsayan bir terim ama tıpkı ateşin birçok değişik hastalığın işareti olabileceği gibi, tüm bu problemlerin ortak semptomları vardır. Benzer şekilde, ilişki kurma, iletişime girme ve düşünmedeki problemler, birçok farklı problemin ortak belirtileri olabilir. Araştırmalarımız bizi buraya götürüyor. Sonuç olarak, çok sayıda araştırma yapılıyor ancak kesin bir cevap yok.

Otizmi Anlamak: Otizmi Bireysel Olarak Tedavi Etme

Otizm tedavisinde farklı yaklaşımlar var. Gelişmesini istediğimiz, başkalarıyla etkileşime girme ve çevreyi farkında olma gibi davranışları ödüllendirmeyi de kapsayan davranışsal metotlarla tedavi çok yaygın bir akım.

Bizim inandığımız ise, herhangi bir çocuğa yardım edebilmek için onu eşsiz kılan özellikleri bilmenin gerektiği. Otizmin ortak problemi başkalarıyla ilişki ve iletişim kuramamaktır, ancak her çocuğun davranış kalıpları tamamen farklı olabilir. Bazı çocuklar, dokunmaya ve sese aşırı tepki gösterirlerken bazıları tepkisiz kalabilir. Aşırı tepki gösteren çocuğun ekstra rahatlamaya ihtiyacı varken, tepkisiz kalan enerjik ve hareketli bir etkileşime ihtiyaç duyar. Benzer şekilde, bu çocuklardan bazıları duyduklarını çok iyi hatırlayabilirken diğerlerinin işitsel bellekleri çok zayıftır. Hatta, bazı çocuklar kendilerine söylenenleri kolaylıkla hatırlayamazlar.

Bir çocuğa yardımcı olmak onun seviyesine inmeyi gerektirir. Velilere ve öğretmenlere bunu yapmalarına yardımcı olması için Gelişim, Bireysel Farklılık ve İlişki Bazlı DIR oyun modeli geliştirdik. DIR Oyun modeli çocukların bireysel farklılıklarına değinir ve aşağıdaki özellikleri çocuğunuzda gözlemlemenizi ister:

-Çocuğunuzun yeni deneyimleri kavrama ve anlama şekli
-Dokunma ve ses gibi uyarılara karşı tepkileri
-Görsel deneyimleri kavrama şekli
-Eylemlerini planlama şekli
-İlişkilerini yürütme becerisi

Örneğin, çocuğunuz başkalarıyla etkileşim kurmayı yeni öğrenmeye başlıyorsa, bazı zamanlar çok dalgın olabilir ve etrafta amaçsızca dolaşabilir. Onu başkalarıyla ilişki kurmaya ikna etmeniz gerekecektir. Örneğin, elinde tutmayı sevdiği küçük bir arabasıyla kandırılabilir. Arabayı elinden alıp kafasına koyarak, sizinle etkileşime girmesi için onu eğlenceli şekilde teşvik edebilirsiniz. Dokunmaya ve sese karşı duyarsızsa, zayıf kas elastikiyeti varsa ve oldukça pasif bir çocuksa ilgisini çekebilmek için enerjik ve hareketli olmalısınız. Çocuğunuzun ilgisini çektiğinizde, gelişim basamaklarını çıkmasına yardım etmeye başlarsınız.

Tepki göstermeyen bir çocukla çalışırken bir elinize sevdiğini bildiğiniz çikolata parçalı kurabiyeyi, diğer elinize de sevmediğini bildiğiniz yulaflı kurabiyeyi almak bir taktik olabilir. Her birini tutun ve “Hangisini istersin? Çikolata parçalı olanı mı, yulaflı olanı mı?” diye sorun. Amaç, “Çikolatalı olanı istiyorum” demesi. Bu birçok deneme gerektirebilir ancak sevdiği şeyleri sizinle iletişim kurması için kullanmak, dilini anlamlı bir şekilde kullanmasına yardımcı olur.

Otizmi Anlamak: Çocuğunuzun Öğretmeni Nasıl Yardımcı Olabilir?

Çocuğunuzun okul ortamını dikkate almak da önemlidir. Okuldaki genel hedef, öğretmenin çocuğunuzun ihtiyaçlarına göre bir öğrenme ortamı oluşturmasıdır. Öğretmen ile güçlü bir ortaklık kurup gerekli bilgiyi paylaşmak çok önemlidir. Bu amaca ulaşmak, kreş veya anaokulunda yardımcı olması için ekstra birini gerektirebilir. Diğer zamanlarda, sınıfta gönüllü olarak çalışabilirsiniz. Bütün çocuklar için tek bir öğretmen varsa, gerekli bireysel çalışmaları sağlamak çok zor olacaktır. Çocuğunuzun yeterli desteği alıp almadığı konusunda öğretmen ve okul müdürüyle görüşün.

Çocuğunuzun öğretmeninin çocuğunuza yardımcı olabileceği yollardan birisi, çocuğunuz ve özel ihtiyacı olmayıp zorluk çekmeyen bir veya birden fazla öğrenciyle arasındaki öğrenim etkileşimlerini arttırmasıdır. Diğer çocuklar ise oyunlar yoluyla çocuğunuzu etkileşime sokmaya yardımcı olabilirler. Örneğin, öğretmen bir çocuğun küçük oyuncak arabayı tutmasını isteyebilir, böylece çocuğunuz onu öğretmenden değil de diğer arkadaşından alır.  “Bahse girerim Johnny senden bu arabayı istemeyecek.” gibi sorular sorabilir. Çoğu zaman, özel ihtiyaçları olmayan çocuklar özel ihtiyaçları olan çocuklarla ilgilenir ve onlara yardımcı olmaktan memnuniyet duyarlar.

Hiçbir Şey Yapmamanın Keyfi

Hiçbir Şey Yapmamanın Keyfi
Anlık mesajların, iPhone’ların ve futbolun dünyasında, çocukların planlanmamış şeyler yapması kulağa kötü gelebilir, ancak bu tüm zamanların en iyi hediyesidir!

Her şey masumca başlar: yürümeye yeni başlayan çocuğunuzla evcilik oyunu, veya haftada bir spor kursu. İkinci sınıfa başladığında ise, resim dersleri ve futbol.

Birkaç sene sonra saatleri basketbol kursuyla çakışan gezici spor takımına girer. Ancak yine de ödevlerine başlamadan önce İzci takımı toplantılarını ve saksafon kursunu araya sıkıştırmayı becerir. Maç sırasında, tribünlerde bir elinizde cep telefonu ofisten gelen telefonları cevaplarken ona tezahürat yaparsınız.  Çok yünlü bir çocuk yetiştirebilmek için elinizden geleni yapıyorsunuzdur.

Stresli ve bitkinsinizdir ama yalnız değilsiniz. Bugün anne-babalık, sürekli birkaç adım geride kaldığımız çılgınca bir yarış gibidir. Michigan Üniversitesi Sosyal Araştırmalar Enstitüsü tarafından 12 yaş altı 3500 çocukla yaptığı araştırma sonucunda, bugünün çocuklarının 30 yıl öncesindekilerin yarısı kadar boş zamana sahip olduğunu açıklandı. Enstitünün araştırma görevlisi Sandra L. Hofferth, “Çocuklar aileleri gibi zaman sıkışıklığından etkilenmekteler.” açıklaması yaptı.

“Einstein Bilgikartı Kullanmadı: Çocuklarımız Gerçekte Nasıl Öğrenir, Neden Daha Fazla Oynayıp Daha Az Ezberlemeliler” kitabının yazarı Doktor Kathy Hirsh-Pasek “Toplum olarak kendimizi her anı iyi değerlendirmemiz ve çocuklarımızın beyinlerini tıka basa doldurmamız gerektiğine ikna ettik.” diyor. Philadelphia’daki Temple Üniversitesi’nde profesör olan Hirsh-Pasek, “Ebeveynler, çocuklarına karşılayabilecekleri her imkanı vermek zorundaymış gibi hissediyorlar. Böylece günlerini sanat, müzik, spor ve haftasonu programlarıyla dolduruyorlar.” diye devam ediyor. Bu durumda gençlerin boş zamanlarında sıkıldıklarından bahsetmeleri şaşılacak bir şey midir? Muhtemelen kendi kendine ne yapacaklarını bilmiyorlardır.

Hiçbir Şey Yapmamanın Keyfi: Vakit Öldürmek

Dr. Hirsh-Pasek, “Boş durmanın vakit öldürmek olduğu konusunda bir inanç var, ancak bu oldukça yaratıcı ve gerekli bir süreçtir. Boş vakitlerinde çocuklar dünyayı kendi yöntemleriyle keşfederler, ilgi duydukları alanları bulurlar ve kendi mutluluklarını yaratmalarına, başkalarıyla olan sorunlarını kendi başlarına çözmelerine ve kendi zamanlarını yönetmeye yardımcı olacak hayali oyunlarla meşgul olurlar. Bu kritik bir yaşam becerisidir.” diye konuştu.

Dahası, çocuklar büyüdükçe saatlerce süren ev ödevlerinin üzerine yapacakları fazladan aktiviteler, geri tepebilir. “Yoğun Çocuklar” kitabının yazarı psikiyatrist Alvin Rosenfeld “Programı yoğun çocukların çoğu endişeli, sinirli ve yıpranmış durumda. Bu çocuklarda baş ve karın ağrısından sinir nöbetlerine, konsantrasyon eksikliğinden uyku problemlerine bir dizi problem baş gösteriyor. Uzun vadede, kendi başlarına ne yapmak istediklerinin kararını vermekte güçlük çekebilirler.” diyor. Daha da önemlisi çocuğunuzun programına sürekli yeni aktiviteler sıkıştırdıkça onu çok önemli bir şeyden mahrum edersiniz: çocukluğunu yaşamaktan.

Hiçbir Şey Yapmamanın Keyfi: Ebeveyn Tuzağı

Sürekli yeni program yapmanın nedeni ne? Daha fazlasını daha hızlı yapma baskısının her yerde hakim olduğu bu çoklu-görev dünyasında, etkilerin yukarıdan aşağıya süzülerek çocuk yetiştirmeye kadar inmesi belki de sadece bir zaman meselesi. Yine de bazı uzmanlar, ebeveynlerin son yirmi yılda konuşulan çocuk geliştirme tekniklerini yanlış anladığını düşünüyor.

Rosenfeld, “Bu yeni nesil ebeveynler, çocuk ne kadar erken öğrenmeye başlarsa, o kadar çok öğrenir inancını fazla ciddiye aldılar. Ve bunu erken çocukluk yıllarında fark etmezlerse, Harvard’ı unutsunlar.” diyor.

Aslında, bunun tam tersini ispatlayan birçok araştırma var. Hirsh-Pasek, “Çocuklar, çocukluk döneminde öğrenmeye ve gelişmeye devam ediyor. Ancak deşarj olmak ve öğrendiklerini tekrar etmek için zamana ihtiyaçları var. Serbest zaman sayesinde keşfedebilir; bilim adamı, kaşif, yaratıcı ve mucit olabilirler. Bunu ise ancak oturma odasında minderden kaleler inşa edip, çamaşır sepetiyle yabancı diyarlara yelken açarak yapabilirler.” diyor.

Sadece hayal kurmaya vakti olan çocuklar iç dünyalarını besleyebilirler. “Hata yapmayı ve onlara tahammül etmeyi öğrenmeye çalışırlar. Bu tür olasılıklara karşı kendilerini nasıl güçlendireceklerini keşfederler” diye ekliyor Hirsh-Pasek. “Bu, öz sorumluluk ve öz güvendir.”

Tabii ki, çocukların boş gezmesine izin vermek kulağa gerçekte olduğundan daha kolay geliyor. Çocuklarımızı, büyüdüğümüz dünyadan çok farklı bir dünyada yetiştiriyoruz. Boşanmış veya çalışan ebeveynler, çocuklarını güvende tutmak için okul sonrası kurslarına veya yaz okullarına güvenmeliler. Dahası, okul dışındaki faaliyetlerin çocukların kendilerine olan güvenini arttırdığını gösteren bir dizi araştırma mevcut. Bu çocuklar kendi başarılarıyla gururlanıp daha zorlu görevler üstlendikçe, okul yaşamlarında diğer çocuklardan daha başarılı olurlar.

Fakat çocuklarımıza her şeyin en iyisini verme çabalarımızda dengeli bir yaşamın önemini unutmuşuzdur belki de. “Anne-baba olarak, bir seçeneğimiz var,” diyor Hirsh-Pasek. “Çocuklarımızı bilgiyi alıp sonra unutan işçi arılar gibi yetiştirebiliriz, veya onları kendi merak ve hayal güçlerinden enerji alıp bulutlara bakınca kuş veya dinozor gören yaratıcı problem çözücüler olarak büyütebiliriz. İşte burada, bazen sıkılmaya kadar varan boş vakitler baş gösterir.

Hiçbir Şey Yapmamanın Keyfi: Çılgınlığı Durdurun

Bu medyaya aşina nesiller, hayatın en üst düzeyde olağanüstü eğlencelerle dolu olduğu bir hız treni olduğuna inanacak şekilde yetiştiriliyor, ve eğer her anları dolu olmazsa bir şeylerin yanlış gittiğini düşünüyorlar. Şimdi, çılgınlığı durdurmanın ve ailenizin önceliklerinizi yeniden sıralamanın tam vakti. Bunları hatırlayın:

Çılgın bir hayat sürmek kaçınılmaz veya imrenilecek bir şey değildir. Ebeveynlik rekabetçi bir spor değildir. Kendinize dürüstçe sorun, size bunları düşündürten nedir? Diğer ebeveynlerin veya aile üyelerinin baskısı mı? Çocuğunuzun iyi bir üniversiteye girmesini sağlayacak artı yönlerinin eksik kalacağı kaygısı mı? Çocuklar, aynı yetişkinler gibi stres eşiğine sahiptirler. Bazı aileler yoğun programlarıyla diğerlerinden daha iyi başa çıkabilirler, ve bazı çocuklar birden fazla etkinliğe dahil olduklarında başarılı olurlar.

Çocuğunuzun onlardan birisi olmadığını anladıysanız veya hayatınızı bir dersten diğerine koşturarak yaşamak istemiyorsanız, bir diğer ilgi çekici kursa kaydolma dürtüsüne karşı koyun.

Rol model olun. Siz çocuğunuzun en iyi öğretmenisiniz. Eğer plansız etkinliklere değer verdiğinizi görürse, o da verecektir. Hirsh-Pasek, “Dünya tüm o gösteriş olmadan da zengin bir öğrenme ortamıdır.” diye belirtiyor. Cep telefonunuzu kapatın, maillerinizi bir süre kontrol etmeyin, ve sadece keyfinize bakın. “Vakit öldürmek” yerine bir şeyler yapmanız “gerektiği” düşüncesiyle kendinizi üzmeyin. Evinizde herkesi çekecek köşeler hazırlayın. Yastıklarla dolu bir pencere oturağı, resim malzemelerinin olduğu bir köşe, müzikal enstrümanlar, CDler ve oyun kartları kullanabilirsiniz. Video ve bilgisayar oyunları gibi yüksek teknoloji ürünü cihazları satın almaktan vazgeçin veya sınırlandırın. Ve neler olduğunu görün.

Çocuğunuzla düzenli olarak iletişim kurun. Hirsh-Pasek, “Zamanlarını ne kadar çok doldurursak, o kadar azını yapıyorlar.” diyor. İlk sınıfın başlarında bile olsa, çocuğunuzu karar verme ve planlamaya dahil edin. Günlerinin çok dolu olduğunu düşünüp düşünmediğini veya arkadaşlarıyla oynamak, kitap okumak ve dinlenmek için daha fazla zamana ihtiyacı oldu olmadığını sorun. Neler hissettiğini bildiğinizi düşünmeyin.

Hiçbir Şey Yapmamanın Keyfi: Planlamak

Planlayın. Boş bir takvime çocuğunuzun her etkinliğini yazıp haftasını planlayın. Boş kalan zamanları daire içine alın. Program sadece bir yönde mi ağır basıyor? Sezgilerinize güvenin. Program gözünüze çok dolu gelirse, muhtemelen çocuğunuz için de öyledir. Veya çocuğunuz yorgun görünüyorsa, okula ve ev ödevlerine konsantre olamıyorsa, sıklıkla çöküntü yaşıyor ve uyumakta zorlanıyorsa, programı çok yoğun olabilir.

Serbest aile zamanı planlayın. Size özel olsun. Çocuklarınız cumartesi günü ne yapmak istiyor? Tüm gün pijamalarla oturup pizza sipariş edip, film seyretmek mi? Bisiklet sürüp sevilen şarkılarla dans etmek ve lale soğanı ekmek mi?

Çocuklarınızın yeterince uyuduğundan emin olun. Televizyonu ve bilgisayarı kapatın, telesekreteri açın. Okumak, sohbet etmek veya müzik dinlemek gibi en az 15 dakika sakin, dinlendirici etkinlikler içeren bir uyku öncesi rutini oluşturun.

“Ben sıkıldım!” laflarını duymazdan gelin. Çabalarınıza rağmen bu olacaktır. Ve bu, yeterince iyi bir ebeveyn olmadığınız anlamına gelmez. Sürekli etkinlik önerisinde bulunmak yerine, ona birkaç seçenek sunun, güçlü olup zamanını nasıl dolduracağını kendisinin karar vermesine izin verin. Hirsh-Pasek “Daha fazlasını yapmak için uğraşan çocukların gerisinde kalmaktan korkanlar çocuklar değil de ailelerdir.” diye belirtiyor.

Öğrenme Sevgisi Aşılamak

Düşüncelerinizi Paylaşın: Öğrenme Sevgisi Aşılamak
Okul yılı boyunca çocuğunuzu öğrenmeye nasıl teşvik ettiğinizi sorduk. İşte söyledikleriniz:

Lynne Ticknor tarafından derlendi.

Öğrenme Sevgisi Aşılamak: Ebeveynler Gözünden

Ben bir ressamım ve çocuklarla evin bahçesinde projeler yapıyoruz, boyuyoruz, evin çevresindeki şeyleri kullanarak “deneyler” yapıyoruz. Hayal gücü ve yaratıcı düşünceyi geliştirmek için yaratıcı bir yol.
Jennifer K., Colorado Springs, Kolorado
Michael (12 yaşında) ve Brianna (4 yaşında)

Oğlumuz her şeyden önce ince motor aktivitelere ilgi duyuyor, bu yüzden uzaktan kumandayla oynamasına, dizüstü bilgisayarlarımızı kullanmasına, cep telefonu ve çağrı cihazıyla oynamasına, kalemleri kullanmasına ve buz dolabından yiyecek almasına izin veriyoruz, tabi hepsi denetimimiz altında. En iyi öğrenme şekli etrafı keşfemektir.
Lisa C., Petaluma, Kaliforniya
Peter (3 yaşında)

Öğretmen olan annem, zamanında bana en önemli şeyin sevgi olduğunu, her şeyin ondan geldiğini söylemişti. Georgia kreşe başladığında bizden ayrılmakta zorlanırken annemin bu sözlerini hatırladım. Yeni bir ortamda rahat ve güvenli hissedebilmesi ve öğrenebilmesi için, sevildiğini hissetmesi gerekiyordu.
Karen M., Sierra Madre, Kaliforniya
Georgia (6 yaşında)

En eğitici ve keyifli anlarımdan bazıları arabada geçiyor. Konuşmak için her zaman ilginç şeyler oluyor. Casus oyununu oynuyor, yanımızdaki motosiklet hakkında tartışıyor, “mağazaya ne kadar kaldı” oynuyor ve bulmaca ipuçlarını çözüyoruz.
Denise B., Colorado Springs, Kolorado
Noah (6 yaşında), Elissa (4 yaşında) ve Elayna (2 yaşında)

Rahmetli babam kızlarımıza her şeyi yapabileceklerini söylerdi, biz de onlara daima bunu hatırlatırız.
Heather A., ​​Pawtucket, Rhode Adası
Hope (5 yaşında) ve Grace (3 yaşında)

Çocuklarıma yeni ve farklı deneyimler sunuyorum. Günlük gezilere çıkıyor, yüzme dersleri alıyor, farklı oyun gruplarında oynuyor ve her gün çizim, boyama, oyun hamuruyla oynama gibi çeşitli faaliyetlere katılıyoruz.
Nichole W., Cazenovia, New York
Mercedes (2 yaşında) ve İnanç (11 aylık)

Her gün kızlarıma kitap okuyorum. Onları kütüphaneye götürüyorum, orada kitaplara bakıyorlar ve yeni şeyler öğreten aktivitelere katılıyorlar. Ayrıca, kendi dergi ve kitaplarımı, benim de okumayı sevdiğimi göstermek için yanlarındayken sesli okuyorum!
Danelle E., Middleburg Heights, Ohio
Payton (3 yaşında) ve Audrey (11 aylık)

Çocuklarda Dikkat

Çocuklarda Dikkat
Çocuğunuzun neden odaklanma sorunu yaşadığını ve en iyi çözümün neden onun benzersiz güçlü ve zayıf yanlarını tanımak olduğunu öğrenin.

Janet, 3 yaşındaki kızı Laura’nın oyun oynamasını izlerken endişeleniyor. “Oyundan oyuna atlıyor.  Bir şeye odaklandığını nadiren görüyorum ” diyor. Janet, Laura’nın dikkatini sıklıkla seslerin dağıttığını söylüyor. “Arada bir, kitaba ya da faaliyete dalıyor, ancak duyduğu en ufak ses onun dikkatini dağıtmaya yetiyor” diyor.

Dikkati kolaylıkla dağılan her çocuğun anne babası gibi, Janet de kızının Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) sahibi olmasından endişe duyuyor. Ancak, bunun gibi genel terimler, pek çok durumda yararlı olmalarına rağmen, bazı çocukların dikkatini verememe nedenlerini kapsamazlar. Aynı zamanda gelişimsel güçlük çeken bazı çocukların aynı anda birkaç problemi olabileceğini unutmamak gerekir. Bunlar aşağıdakiler gibidir:

Çocuklarda Dikkati Bozan Etmenler

Duyusal girdiye aşırı tepki gösterme. Bir çocuk görsel olarak aşırı duyarlı olabilir. Pencereden giren parlak güneş ışıkları veya bir resimdeki canlı renk patlamaları dikkatini kolayca dağıtabilir. Başka bir çocuk ise kokulara aşırı duyarlı olabilir. Okulda, öğretmeninin parfümü veya sınıf hamsterının kafesinden gelen koku odaklanmasına engel olabilir. İşitsel hassasiyet de aynı şekilde can sıkıcıdır. Bazı çocuklar belirli pes seslere karşı o kadar hassastırlar ki, sınıfları kazan dairesinin yakınlarındaysa kimsenin fark etmediği gürleme sesleri onun dikkatini çeker.

Duygusal tepkisizlik. Ayrıca, az tepki gösteren çocuklar da vardır. Bir ses duyunca odaklanamayabilirler. Tipik olarak, sesler veya dokunmayla uyarılmazlar.

İşitsel işleme bozukluğu. Bu çocuklar duyduklarını anlamada zorlanırlar. Eğer ondan ‘sütünü bitir, ayakkabılarını ve sırt çantanı al, babana okula gittiğimizi söyle’ gibi üç ya da dört iş isterseniz, sadece ilk ikisini anlayabilir. Sonuçta olarak, konsantre olmakta ve dikkat etmekte zorluk yaşıyor diyebiliriz.

Görsel-uzamsal zeka sorunları. Bu sorunla baş eden bir çocuğun gözlüğe ihtiyacı yoktur, sadece gördüklerini organize etmede güçlük çekiyordur. Mesela, odasına bir şey sakladığınızda her köşesine bakıp eşyaların altını aramak yerine, çocuk sadece odanın bir bölümüne odaklanır. Bu soruna sahip çocuklar, bazı zamanlarda çok fazla bazen ise yetersiz odaklanırlar. Gördüklerini duyduklarıyla bağdaştırmada güçlük çekerler, bu da dikkatle birlikte okumayı öğrenmede güçlüğe yol açar. Bu çocuklar kaybolmuş gibi görünürler ve dikkatleri çok çabuk dağılır.

Motor planlama veya sıralama bozukluğu Bazı dikkatsiz çocuklar planlama ve karmaşık eylemler gerçekleştirme konusunda zorluk yaşarlar. Giyinme örneğini ele alalım. Bu süreçte 10 adım atılabilir. Sıralamayla ilgili sorun yaşayan bir çocuk, dikkatini dağılmadan önce yalnızca üç ya da dört adımını yapabilir. Aslında, sıralamayı unutsa bile “dikkati dağılmış” değildir. Pantolonunu ve bluzunu giyip, ayakkabılarını giymeye giderken “kaybolur”. Peki çocuklarda dikkat dağınıklığı için ne yapılmalı?

Çocuklarda Dikkat Dağınıklığı İçin Ne Yapılmalı: Dikkatsizliği Nedenlerini Anlamak

Zihin dikkati arttıran birçok farklı fonksiyona sahiptir. Dikkati dağıtan tüm etkenleri aynıymış gibi kabul edersek, çocukların kendi zorlanmalarının üstesinden gelmelerine yardım edemeyiz. Dolayısıyla, genel bir sorun olarak kabul etmekten ziyade, dikkatsizliğe sebep olan etkenleri incelersek, farklı çocuklarda bu problemin kökenlerini de daha iyi tanımlayabiliriz.

Dikkatsizliği olan bazı çocuklar dalgın ve hayallere dalmışken, bazıları olağandışı aktiflik gösterir ve başkalarına karşı agresif olabilirler. İlginçtir ki, fazlaca aktif olan çocukların çoğu, dokunma, ses ve hatta acı gibi uyaranlara tepkisizdirler. Duyu arzularlar ve daha fazla duygusal girdi hissedebilmek amacıyla çokça hareket ederler. Buna karşılık, kendi hareketlerine aşırı tepki veren çocuklar oldukça ihtiyatlı davranırlar.

Endişe ve korkuların çocukların çok aktif ve dikkatsiz olmasına neden olabileceğini belirtmeliyiz. Bazı çocuklar ilaçlara, gıdalara veya çevrelerindeki kimyasallara karşı hassasiyet gösteriyor olabilirler. Çoğu çocuk, gürültü ve kargaşaya maruz kaldığında veya korkunç ve rahatsız edici bir durumda olduklarında aşırı yüklenmiş hissedebilir.

Çocuklarda Dikkat: Yardım Etme

Dikkatsizliği (ve diğer gelişimsel sorunları) ele almanın en iyi yolu, çocuğun hangi görevlerde zorlandığını sormaktır. Motor planlama ve sıralama mı?  Söylenenleri anlamak mı? Dokunmaya veya sese yanıt vermek mi? Ancak o zaman ona zahmetli gelen eylemleri yerine getirebilmesi için yardım edebiliriz.

Uzmanlar çoğu zaman devreye girmeliler fakat, öğretmenler ve veliler en ön planda olmalılar, nihayetinde çocuğu en iyi tanıyanlar onlar. Çocuklarda dikkat konusunda nitelikli profesyonellere danışmak, herkesin güçlü ve hassas yönlerini daha iyi anlamasına yardımcı olur. Bir pedagog veya klinik psikolog, çocuğun işleme sürecinde çektiği zorluklara, aile dinamiklerine, anksiyetesine vb. bakıp sonrasında öneride bulunabilir.

Ebeveynler, öğretmenler ve profesyonellerden oluşan takım, hep birlikte çocuğun güçlü yanlarını belirlemelidirler. Bu yaklaşım, basitçe “dikkat eksikliği hiperaktivide bozukluğu” tanısı koymaktan çok daha nüanslı bir yaklaşımdır. Eğer zorlandığı şeyler üzerinde çalışırken güçlü yanlarını açığa çıkarırsanız, ne tür bir ilerleme kaydedileceğini değerlendirebilirsiniz.

Diyelim ki bir çocuğun tipik bir planlama ve sıralama problemi var. Okula hazırlanıyorken bir sonraki aşamada ne yapması gerektiğini genellikle unutuyor. Görselleştirme egzersizleriyle öngörüleme yeteneğini vurgulamak son derece faydalı olur. Her gün birlikte oturup, yarın olacak tüm güzel ve zorlu şeyleri ve nelerden hoşlanıp hoşlanmayacağını konuşabilirsiniz. Birlikte, neler olacağına dair bir resim oluşturursunuz. Bu, çocuğunuzun tahmin etmesine yardımcı olur, böylece daha iyi plan yapıp sıralamaya koyabilir.

Ayrıca, etkileşimlerinizi çocuğunuzun ihtiyaçlarına göre ayarlayabilirsiniz. Mesela, eğer işitsel işleme problemleri yaşıyorsa, çocuğunuzla hızlı konuşmak onun duymazdan gelmesine yol açabilir. Yavaş ve sakin bir şekilde iletişim kurarsanız konuşmaya daha iyi odaklanıp katılabilir. İşitsel işleme bozukluğu olan çocukların bir çoğu, görsel olarak güçlü oldukları için, onunla hem sözlü hem de görsel olarak iletişim kurmaya çalışın. Bir bardak alın ve işaret edin. Sonra süt kutusuna işaret edin ve “Süt?” diye sorun.

Güçlü bir işitsel işleme becerisi olan, ancak görsel alanda zayıf çocuklara, eylem ve resimlerle birlikte kelimeleri kullanarak yaklaşmak çok daha faydalıdır. Toparlamak gerekirse, vaktinizin çoğunda çocuğunuzun zayıf yönlerini düzeltmekle uğraşmaktansa, yarısında çocuğunuzun doğuştan gelen güçlü taraflarını kullanmada ustalık hissi geliştirmesine yardımcı olmayı deneyin.

Çok Soru Soran Çocuklar

Çok Soru Soran Çocuklar
Çocuğunuzu soru sormaya teşvik etmek onun daha iyi düşünmesine yardımcı olur.
Bill Zimmerman tarafından yazılmıştır

Çoğu çocuk gibi, kızım Carlota da oldukça meraklıdır. Sürekli soru sorar. Ve çoğu ebeveyn gibi, durmasını istediğim zamanlar da oluyor. Ama o zaman, çocukken dünyayla ilgili bir sürü sorum olduğunu hatırlıyorum. Maalesef, ailem bitmek bilmeyen sorularıma her zaman cevap veremiyorlardı. Zamanları ya da enerjileri yoktu, ben de bu yüzden zamanla sormayı bıraktım.

Okula başladığımda soru sormaya yetecek kadar güvenim olmadı. Neyse ki, kötü bir öğrenci olmadığımı fark eden harika bir öğretmenim vardı, sadece korkuyordum. Benimle fazladan vakit geçirmeye başladı, kabuğumu kırmama yardım etti. Beni dinledi, harf ve kelimeleri kullanırken hatalar yapmama izin verdi ve en sonunda, soru sormaya başladım.

Gazeteci olmam sizi şaşırttı mı? Artık hayatımı kazanmak için sorular sorup, bu süreçte öğreniyorum.  Birkaç yıl önce, bir soru listesi yazmaya başladım: “Neden doğduk? Amacımız ne? Neden sevdiğimiz insanları kaybederiz?” Çok geçmeden, bu sorular Soru Kitabı: Düşünceler ve Hisler için Eğlenceli Bir Günce isimli kitabımın temeli haline geldiler. Kitabımı Carlota’ya, soru sormayı asla bırakmamasını ve hayırı cevap olarak kabul etmemesini umduğum çocuğa adadım.

Çok Soru Soran Çocuklar: Lütfen Bana Nedenini Sor

Teoride, tüm ebeveynler çocuklarının merakını desteklemek isterler, bu da bir sürü soruya cevap vermek demektir. Ancak pratikte sonsuz “Neden?” soruları sıkıcı ve sinir bozucu olabilir. Dünyayı çocuğunuzun gözünden görmeye çalışmak faydalı olur. Her şey çok ilginçtir, çok şaşırtıcıdır. Bir zamanlar gördüğünüz ve yaşadığınız şeylere ne kadar kafanızın karıştığını ve olan biteni bir başkasının açıklamasına nasıl ihtiyaç duyduğunuzu hatırlayın. Soruları cevaplayarak, çocuğunuza saygı gösterirsiniz. Diyalog başlatarak çocuklarınıza fikirlerini ve düşüncelerini değerlendireceğinizi hissettirirsiniz. Bu yüzden çocuğunuzu soru sormaya teşvik edin. Bu ona aşağıdaki konularda yardımcı olacaktır:

Dünyası üzerinde kontrol sahibi olma. Çocuğunuzun hayatı boyunca aklında kalacak bir dizi soru oluşturmasına öncü olursunuz. Çocuğunuza, sorunun bazen cevaptan daha önemli olduğunu anlatın. Cevap vermek her zaman kolay değildir, ancak doğru soruları sorduğunuzda, gerçeği bulma yoluna girersiniz.
Eleştirel düşünmeyi öğrenme. Verilen şeyleri o şekilde kabul etmemek önemlidir. Çocuklarımızın, tatmin edici cevabı bulmak için irdelemeye hakları olduğunu görmelerini isteriz. Soru sorma, çocuğunuzun televizyonda gördükleri üzerinde kafa yormasına yardımcı olur. Eğlence ve reklam mesajları arasındaki gerçek ve kurguyu ayırt etmesini sağlar.
Hayatın karmaşıklığını göz önünde bulundurma. Bazen özellikle çok küçük çocuklarlayken her soruya cevap vermeniz gerekiyormuş gibi hissedersiniz ancak, bazı soruların cevabı yoktur, olsa da basit değildir. Bu aynı zamanda çocuklar için de önemli bir derstir. Çocuğunuzun hayatına sorgulamayı dahil etmenin birçok yolu vardır. İlk adım, akşam yemeğine başlamadan veya yatmadan önce bunu günlük aktivite haline getirmek olabilir. Beslenme çantasına, sevgi sözleriyle birlikte bir soru yazdığınız not kağıtları koyun Böylece, soru oyunu gün boyunca çocuğunuzla bağlantıda olmanızı sağlar. Amaç, çocuğunuzun dünyayı nasıl gördüğüne dair bir fikir elde etmek ve karışık konularda kafasının karışmasına engel olmaktır.

Çocuklar Odaklanmayı Nasıl Öğrenir?

Çocuklar Odaklanmayı Nasıl Öğrenir?
Konsantre olmayı öğrenmek, yaş, dönem, ilgi duyma ve ruh hali gibi birçok faktöre bağlıdır.

Saat 11:00. Sofia, okula geldiğinden beri bloklarla oynama alanında. Dechen tam anlamıyla kendini veremiyor, bu yüzden bir oyun alanından diğerine zıplıyor. Samantha, birkaç bulmaca üzerinde dikkatlice çalıştıktan sonra, şimdi de şövalede boyama yapıyor. Ve dramatik tiyatro alanındaki grup, dün yarattıkları Oz Büyücüsü’ne en yeni versiyonunu ekleme yapıyor. Anaokulunda bir ilkbahar günü.

Okul yılının ortalarında, 4 ve 5 yaşlarındaki çocuklarınızın konsantrasyon düzeylerinde bir kayma fark edebilirsiniz. Birçoğu aktivitelere daha uzun süre odaklanmaya başlamış olacaktır, hatta birkaç saat veya gün ara verdikten sonra bile faaliyetlerine kaldıkları yerden geri dönebilirler. Bu, anaokulunda gerçekleşen önemli geçişlerden birisidir ve çocuğunuza ileriki okul yıllarında yardımcı olacaktır.

Basit görünebilir, ancak 4 ve 5 yaşındaki çocuklar ilgi duydukları şeyleri yaparak konsantre olmayı öğrenirler. Fakat, çocukları ilgi alanları değişiklik gösterebilir. İdeal bir program, müfredatı etkin bir şekilde öğreten ve herkese seçim yapma fırsatı ve deneylere katılmak için yeterli zaman verip, çocukların ilgilerini gözeten faaliyetleri dengeli bir şekilde sunar.

Çocuklar Odaklanmayı Nasıl Öğrenir ? Konsantrasyon Faktörleri

Çocukların bilişsel, dilsel ve motor-beceri düzeyleri de istekliliklerini ve konsantrasyon yeteneklerini etkiler. Bir etkinlik bu alanlardan herhangi birinde çok zorlayıcıysa, çocuklar ya katılmamayı ya da kısa süreli katılmayı seçebilirler. Örneğin, resim yerine blok dizmeyi seçen çocuklar, ince motor becerileri yerine kaba motor becerilerini kullanırken daha rahat ve güvende hissetmek eğilimindedirler. Öğretmen olarak görevimiz, seçtikleri etkinlikler için konsantrasyon geliştirme konusunda onları desteklemektir. Bunu her gün etkinlik seçmeleri için yeterli zaman tanıyarak yapabiliriz. Aynı zamanda, kullanırken rahat olamadıkları becerileri geliştirecek faaliyetleri denemeleri için de, hem çekici hem de başarı potansiyeli olan temel düzey aktiviteler sunarak çocukları cesaretlendirmeliyiz.

Bildiğiniz gibi, çocukların ruh halleri odaklanma yeteneklerini de etkiliyor. Bir çocuk okula mutsuz, yorgun veya aşırı heyecanlı geliyorsa, özellikle yeni ya da zorlayıcı bir aktiviteye konsantre olamayabilir. Konsantrasyon eksikliğinin ruh hali ile ilişkili olduğunu anladığınızda, belirtiyle yani odaklanamama problemiyle değil, nedeniyle yani ruh haliyle başa çıkmasına yardımcı olabilirsiniz. Nedeni hassas bir şekilde ele alındığında, semptom düzelebilir.

Ne Yapabilirsiniz?

Çocukların konsantre olmayı öğrenmelerine yardımcı olacak bazı ipuçları:

Çocuklara bağımsız faaliyetler yapmaları için daha fazla zaman tanıyın. Bağımsız faaliyet süresi boyunca çocukların seçebileceği değişik beceri düzeylerinde çeşitli faaliyet imkanları sunun.
Bireysel farklılıkların farkında olun. Yalnızca yaparken daha rahat hissettikleri etkinliklerle ilgilenen çocuklar için, çeşitli öğretici faaliyetlerde de başarılı olmaları için yeni yöntemler bulun.

Çocuklar Odaklanmayı Nasıl Öğrenir? Beklentileriniz Ne Olmalı?

Birçok 6-7 yaşındaki çocuk, yetişkinlerin yapacaklarını söyledikleri şeyleri en küçük detaya kadar hatırlama kapasitesine sahiptir. (Ama söz vermiştin…) Ayrıca, önemli bir işle uğraşıyorlarsa uzun saatler boyunca buna devam edebilirler. (“Birkaç dakika daha lütfeeen!”)
Aynı zamanda, birçoğu akademik başarıya ulaşma baskısını giderek hissetmeye başlarlar. Aslında, bazen okumayı öğrenme baskısı o kadar büyük ki (kendilerinden bile kaynaklansa), bu odaklanmalarını zorlaştırıyor. Çocuklar dikkatlerini yoğunlaştırmak için ders çalışırlarken sık sık ara vermeliler.
Çok sayıda 6-7 yaşındaki çocuk giderek sosyalleşmeye daha fazla vakit ayırmak istiyor. Çocuklar birbirlerinin değişik özelliklerini fark ederler, ve birlikte takılmak isterler. Bu, çocukların bağımsız faaliyetlerde küçük gruplar halinde çalışmaları için harika bir dönemdir.

Anaokulu İkilemleri

İyi bir tercih yapmak için anaokulu ikilemleri konusunda yazımıza göz atın.

Çocuğunuzun “resmi” sınıfa başlaması, bazı zorlu soruları da beraberinde getirir. Eğitimcilerden çocuğunuz için en iyisini belirleyebilmeniz için tavsiyelerle birlikte, 3 anaokulu ikilemini sizler için yazdık.

Anaokulu ikilemleri: Bu yıl mı başlayalım, önümüzdeki döneme mi erteleyelim?

Çocuğunuz belirli bir tarihe kadar (1 Eylül ile 1 Aralık arası) beş yaşına girdiyse, anaokuluna başlayabilir. Ancak, özellikle çocukları yazın veya yukarıdaki tarihlere yakın vakitte doğan aileler, bir sene okula göndermemeyi düşünüyorlar. Bu uygulama, fazladan bir senenin genç atletlere spor sahalarında avantaj sağlayacağını düşünen erkek çocuk velileri arasında çok yaygın.

Anaokullu olacak çocuğunuzu bir sene okula göndermemeyi düşünüyorsanız, bu sorulara bir göz atın:
-Ne kazanmayı umuyorum? Çocuğunuza fiziksel olarak olgunlaşması, sosyal becerilerini geliştirmesi ve ince motor becerilerini güçlendirmesi için zaman mı tanımak istiyorsunuz?
-Okula başladığında ne olacak? Öğretmenin, sınıf arkadaşlarından büyük olsa da çocuğunuzun yine de zorlanabilmesi için çeşitli yetenek seviyelerine hitap edip edemeyeceğini öğrenin.

Çocuğunuz kreşteyse, öğretmenine anaokuluna hazır olup olmadığını sorabilirsiniz. Çocuğunuzun anaokulu sınıfına uygun olup olmadığını anlamak için okula ziyarette bulunabilirsiniz.

Anaokulu ikilemleri: Yarım gün mü Tam gün mü?

Gittikçe daha fazla okul yarım günlük programlardan ve tam günlük programlara geçiş yapıyor. ABD Sayım Bürosu’na göre, 2000 yılında anaokullarının % 63’ü tam gün programlara geçiş yaptı. Tam günlük anaokulunun faydalarından birisi zamanın bolluğudur. Ayrıca araştırmalar da tam günün daha iyi bir fikir olduğunu gösteriyor.

Genellikle bu karar, mahallenizdeki okulun sunduğu imkana ve istediğinizi elde etmek için fazladan ödeme yapıp yapmayacağınıza bağlıdır. Belki de çocuğunuzun ilkokul yıllarına yarım günlük bir programla girmesi gerektiğini düşünüyorsunuzdur. Okulunuz yalnızca tam gün seçeneği sunuyorsa, özel okul veya dini okulları gözden geçirebilirsiniz. Tersine, bazı devlet okulları, standart yarım günlük teklifi tam günlük bir program haline getirmek için ücretli programlar sunar.

Anaokulu ikilemleri: Anaokulunu tekrar mı edelim, 1. sınıfa mı geçelim?

Çocuğunuz anaokulunda zorlandıysa, öğretmen 1. sınıfına geçmeden bir yıl daha beklemesi gerektiğini söyleyebilir. Araştırmalar, beklemenin çocuk üzerinde herhangi bir olumlu etkisi olmadığını gösteriyor, ancak bunun uygun olmadığı bazı durumlar da yok değil.

Bir sene daha anaokuluna gitmenin çocuğunuz için doğru olup olmadığına karar vermek için, çocuğunuzun öğretmeni, okul danışmanı veya müdür ile bir görüşme talep edin ve şu soruları sorun:

-Neden bir sene tekrar etmeyi öneriyorsunuz?
-Çocuğumun öğrenme güçlüğüne sahip olabileceğinden endişe duyuyor musunuz?
-Çocuğuma yardımcı olmak için ne tür kolaylıklar sağlandı?
-Bu yılki tecrübenin geliştirilmesi adına okulun teklifi nedir?
-Sene tekrarından sonra çocuğumun başarılı olma güvencesini veriyor musunuz?

Son olarak, çocuğunuz anaokulunu tekrar ederse, sınıf tekrarının kötü bir şey olmadığını unutmayın. Bu, onun akranlarına yetişebilmesi için bir fırsat.

Durum ne olursa olsun, çocuğunuzun öğretmeninin anaokulu başarısı için sizin yardımcınız olduğunu unutmayın. İletişimi kurmak ve devam ettirmek, kreşten anaokuluna sorunsuzca geçiş yapılmasına yardımcı olacaktır.

Call Now ButtonLütfen Arayınız