Web
Analytics
Anaokulu arşivleri » Bahar Erdem Beylikdüzü Anaokulu

Kategori: Anaokulu

Anaokulu – Ev Bağlantısı

Anaokulu – Ev Bağlantısı,  çocuklar en önemli iki dünyaları arasında köprü kurmalarına yardımcı olduğunuzda, çok büyük fayda sağlıyor.

Ebeveyn olarak, doğumdan ergenliğe kadar çocuğunuzun eğitimini en başta siz sağlıyorsunuz. Karakterinin ve zihinsel sağlığının gelişimine rehberlik ediyorsunuz ve hayat boyu sürecek tutum ve ilgilerini geliştireceği temelleri oluşturmasına yardım ediyorsunuz. Eviniz çocuğunuzun potansiyelinin ve kişiliğinin şekilleneceği ana ortam olduğundan, sınıfta olanları desteklemenin yanında, aynı zamanda öğrenme isteğini de aşılayacak olumlu, açık bir atmosfer yaratmaya çalışmanız önemlidir. Çocuklarınızı motive eden sizin sevginiz ve cesaretlendirmenizdir – çocuğunuz önce sizi memnun etmek ister ve sonra da kendini. Bu durum, kendine güven, merak, yeni görevler başarabilme ve diğer sağlıklı tutumlara yol açarak hepsi başarılı öğrenmeye katkıda bulunur.

Ancak çocuğunuz evde eğitim görmüyorsa, siz ona bilimi veya coğrafyayı öğreten kişi olamazsınız. Çocuğunuzun okulda öğrendiği tüm bilgiler, beceriler ve kavramlar, evde yaptıklarınızdan etkilenir ama çocuğunuzun eğitimi, öğretmenleriyle kurduğunuz ilişkilerden de eşit derecede etkilenir. Öğretmenle etkili bir ilişki kurmak kritik bir görevdir ve sizin gibi, her öğretmen de bunu hedefler. Her ilişkide olduğu gibi karşılıklı saygı, karşınızdakini dinleme kabiliyeti ve çokça iletişim kurmak temeldir.

Ebeveynler ve öğretmenler birlikte iyi çalıştıklarında bundan herkes yararlanır. Ebeveynler ve öğretmenler birbirlerine benzersiz bir bakış açısı ve aynı çocuğa ilişkin farklı perspektifler sağlayabilirler ve böylece bu çocuğun, yeteneklerinin, güçlü yanlarının ve zorluklarının daha kapsamlı bir şekilde anlaşılmasını sağlarlar. Siz çocuğunuzun kişiliği, eğilimleri ve aile yaşamı hakkında daha fazla şey bilirken, öğretmen ders programı ve okul kültürü hakkında çok daha fazla şey biliyor olacaktır. Başarılı bir ebeveyn-öğretmen ortaklığı, çocuğa hayatındaki tüm yetişkin takımının yanında olduğunu gösterir.

Anaokulu – Ev Bağlantısı: Evde Yaptıklarınız Okulda Neden Önemlidir?

Çocuğunuzla olumlu bir ilişki, onun okul kariyeri için sınıfta sürekli var olmanızdan önemlidir. Küçük çocuklar sizinle güçlü bir şekilde özdeşleştiğinden tutum ve davranışlarınız, değerleriniz ve içsel duygular bulaşıcıdır. Çocuğunuzun beyninde en derin seviyelerde gömülüdürler.

Kendi okul tecrübeniz kötü olduysa çocuğunuzun okul deneyimi hakkında da endişe duymanız normaldir. Çocuğunuz bunu hisseder ve öğrenme hevesi kırılarak engellenebilir.

Çocuğunuzun iyiliği için, geçmişi geride bırakmanız ve çocuğunuzun öğretmenlerinin, okulunun ve genel deneyiminin iyi ve mutlu olacağını varsayarak “yeniden başlamanız” gerekir. Okuldan hoşlanmasanız bile, çocuğunuzun deneyiminin iyi olmasına yardımcı olmanın en iyi yolu: Katılımcı olun, olumlu olun ve öğretmenlerine güvenin. O mesajı alacaktır: “Okul önemlidir; tam olarak ilgili olmanı istiyorum.”

Anaokulu – Ev Bağlantısı: Çocuğunuz için Kalite Zaman Yaratın

Çok anlaşılabilir gibi gelebilir, ama bugünlerde, ebeveynlerin programları çalkantılı ve doludur. İyi haber şu ki, çocuğunuzla birlikte vakit geçmenin ve öğrenmesini desteklemenin kolay yolları var. Oyun zamanlarında yanında olabilir, bir video izlerken kanepede sarılabilir, parkta doğa yürüyüşü yapabilir, çocuğunuz oynarken önemli yorumlar yapabilir, birlikte lezzetli bir şeyler pişirebilir veya sadece takılıp sohbet edebilirsiniz. Bütün bunlar, çocuğunuzun onu tanıdığınızı, onu önemsediğinizi ve okulda öğreneceği şeyler dışındadır.

Anaokulu – Ev Bağlantısı: Öğrenmede Aktif Bir Ortak Olun

Çoğu eğitimci çocukların eğitimine ebeveynlerin katılması gerektiğine inanır, ancak “katılım” farklı öğretmenlere göre farklı anlamlara gelebilir. Bazılarına göre, ödevle çocuklara yardımcı olmak, notları bildirmek ve işleri zamanında göndermek ve çağırıldığında toplantıya gelmek anlamına gelebilir. Ama katılım bundan çok daha fazlasını ifade etmelidir. Sınıfa katkıda bulunabileceğiniz bazı yolları öğrenmek için öğretmenle birlikte çalışın, ancak bunu daima sizin için sağlayacağı yönlendirmeler çerçevesinde yapmayı unutmayın. Aynı şekilde, çocuğunuz hakkında değerli bilgileriniz vardır, kimse onu sizden daha iyi tanıyamaz, bu yüzden inisiyatif almak ve bu bilgiyi okul yılı boyunca öğretmenle paylaşmak büyük önem taşır.

Önce, çocuğunuzun ev hayatı ile ilgili ayrıntıları öğretmenine bildirdiğinizden emin olun. En etkili öğretmenler, sınıflarındaki her çocuğa ilişkin oldukça kapsamlı bir anlayışa sahip olanlardır. Hayatınızda olan son değişiklikleri (boşanma, aileden birinin ölümü veya hastalık gibi), önemli gelenek ve ritüelleri, evde konuşulan dilleri de içeren çocuğunuza özgü diğer önemli ayrıntıları çocuğunuzun aile hayatını anlatarak yardımcı olabilirsiniz.

Kültürünüzü – yiyecek, müzik, fotoğraf ve gelenekleri – sınıfla paylaşmanın yollarını öğrenin. Bu, yalnızca çocuğunuzun özsaygısını güçlendirmeye yardımcı olmakla kalmayıp, aynı zamanda tüm sınıf için öğrenme deneyimini zenginleştirecek ve çeşitliliğe olan takdiri artıracaktır. 3 ila 8 yaşları arasında çocuklar aileden daha büyük bir dünyayla baş etmeye başlarlar ve kendileri ve yaşıtları arasındaki her farklılığı görürler ve farkında olurlar.

Her hafta bir aile tartışması yapmayı planlayın. Kendi çocukluğunuzda yaşadığınız okuldaki deneyimlerinizle ilgili bir konu seçmeye çalışın. Anaokulundaki günlük rutin ve etkinliklerle ilgili ne kadar çok bilgi sahibi olursanız, bu tür konuşmaları daha fazla teşvik edebilirsiniz. Bu fikri bir sanat projesi yapmaya kadar genişletebilir veya herkesin bu temayla ilgili bir şeyler okuduğu bir “kitap kulübü” oluşturabilirsiniz.

Anaokulu – Ev Bağlantısı: Tüm ailenin katılmasını sağlayın

Mümkün olduğu kadar çok, doğa gezileri, hikâye partileri, sanat sergileri ve kutlamalar gibi sınıf etkinliklerine katılmayı deneyin. Dedesi, kardeşleri, bakıcıları ve aile dostlarınızı da dâhil edin. Çocuğunuz bundan mutluluk duyacaktır.

Hem aileler hem de öğretmenler için amaç, çocuğunuzun hayatında aktif rol oynamak ve çocukla arasında gerçek bir bağ oluşturmak için çaba göstermektir. Çocuğa en çok ihtiyacı olan şey, onu destekleyen birçok insan olduğunu bilmesi ve hayatının tüm parçalarının bir arada olmasıyla sağlanır. Güçlü bir ev-okul ilişkisi, öğrenmeyi severek büyüyecek bir çocuk için gerekli ortamı sağlayacaktır.

Anaokulu İkilemleri

İyi bir tercih yapmak için anaokulu ikilemleri konusunda yazımıza göz atın.

Çocuğunuzun “resmi” sınıfa başlaması, bazı zorlu soruları da beraberinde getirir. Eğitimcilerden çocuğunuz için en iyisini belirleyebilmeniz için tavsiyelerle birlikte, 3 anaokulu ikilemini sizler için yazdık.

Anaokulu ikilemleri: Bu yıl mı başlayalım, önümüzdeki döneme mi erteleyelim?

Çocuğunuz belirli bir tarihe kadar (1 Eylül ile 1 Aralık arası) beş yaşına girdiyse, anaokuluna başlayabilir. Ancak, özellikle çocukları yazın veya yukarıdaki tarihlere yakın vakitte doğan aileler, bir sene okula göndermemeyi düşünüyorlar. Bu uygulama, fazladan bir senenin genç atletlere spor sahalarında avantaj sağlayacağını düşünen erkek çocuk velileri arasında çok yaygın.

Anaokullu olacak çocuğunuzu bir sene okula göndermemeyi düşünüyorsanız, bu sorulara bir göz atın:
-Ne kazanmayı umuyorum? Çocuğunuza fiziksel olarak olgunlaşması, sosyal becerilerini geliştirmesi ve ince motor becerilerini güçlendirmesi için zaman mı tanımak istiyorsunuz?
-Okula başladığında ne olacak? Öğretmenin, sınıf arkadaşlarından büyük olsa da çocuğunuzun yine de zorlanabilmesi için çeşitli yetenek seviyelerine hitap edip edemeyeceğini öğrenin.

Çocuğunuz kreşteyse, öğretmenine anaokuluna hazır olup olmadığını sorabilirsiniz. Çocuğunuzun anaokulu sınıfına uygun olup olmadığını anlamak için okula ziyarette bulunabilirsiniz.

Anaokulu ikilemleri: Yarım gün mü Tam gün mü?

Gittikçe daha fazla okul yarım günlük programlardan ve tam günlük programlara geçiş yapıyor. ABD Sayım Bürosu’na göre, 2000 yılında anaokullarının % 63’ü tam gün programlara geçiş yaptı. Tam günlük anaokulunun faydalarından birisi zamanın bolluğudur. Ayrıca araştırmalar da tam günün daha iyi bir fikir olduğunu gösteriyor.

Genellikle bu karar, mahallenizdeki okulun sunduğu imkana ve istediğinizi elde etmek için fazladan ödeme yapıp yapmayacağınıza bağlıdır. Belki de çocuğunuzun ilkokul yıllarına yarım günlük bir programla girmesi gerektiğini düşünüyorsunuzdur. Okulunuz yalnızca tam gün seçeneği sunuyorsa, özel okul veya dini okulları gözden geçirebilirsiniz. Tersine, bazı devlet okulları, standart yarım günlük teklifi tam günlük bir program haline getirmek için ücretli programlar sunar.

Anaokulu ikilemleri: Anaokulunu tekrar mı edelim, 1. sınıfa mı geçelim?

Çocuğunuz anaokulunda zorlandıysa, öğretmen 1. sınıfına geçmeden bir yıl daha beklemesi gerektiğini söyleyebilir. Araştırmalar, beklemenin çocuk üzerinde herhangi bir olumlu etkisi olmadığını gösteriyor, ancak bunun uygun olmadığı bazı durumlar da yok değil.

Bir sene daha anaokuluna gitmenin çocuğunuz için doğru olup olmadığına karar vermek için, çocuğunuzun öğretmeni, okul danışmanı veya müdür ile bir görüşme talep edin ve şu soruları sorun:

-Neden bir sene tekrar etmeyi öneriyorsunuz?
-Çocuğumun öğrenme güçlüğüne sahip olabileceğinden endişe duyuyor musunuz?
-Çocuğuma yardımcı olmak için ne tür kolaylıklar sağlandı?
-Bu yılki tecrübenin geliştirilmesi adına okulun teklifi nedir?
-Sene tekrarından sonra çocuğumun başarılı olma güvencesini veriyor musunuz?

Son olarak, çocuğunuz anaokulunu tekrar ederse, sınıf tekrarının kötü bir şey olmadığını unutmayın. Bu, onun akranlarına yetişebilmesi için bir fırsat.

Durum ne olursa olsun, çocuğunuzun öğretmeninin anaokulu başarısı için sizin yardımcınız olduğunu unutmayın. İletişimi kurmak ve devam ettirmek, kreşten anaokuluna sorunsuzca geçiş yapılmasına yardımcı olacaktır.

Anaokuluna Başlamak

Anaokuluna başlamak akademik, sosyal, fiziksel ve duygusal açıdan büyük bir olaydır.

Ebeveynler, öğretmenler ve sağlıkçılar çocuklarımızın çok yünlü olması gerektiğinin bilincinde. Akademik gelişime dikkat ederken aynı zamanda sosyal, fiziksel ve duygusal gelişimi de desteklememiz gerekiyor. Peki çocuğunuzu okula nasıl en iyi hazırlarsınız?

Aşağıda size sunduğumuz önerilerimizi dikkate alın.

Anaokuluna Başlamak – Konuşun

İlk günden itibaren, çocuğunuzla konuşmak için zaman ayırın. Birlikte ne yaparsanız yapın, çocuğunuz büyüdükçe sıklığı artacak olan sorulara cevap verirken, ona bir şey tarif edip açıklarken kendi kelimelerinizi kullanın.

Anaokuluna Başlamak – Öğretin

Bu aşamada çocuklar ne yapıyorlarsa onu öğrenirler. Tabii ki alfabeyle ve sayılarla tanışmaları önemlidir, bu yüzden harfleri tanıtacak ve sayı saymasını gerektirecek fırsatlar yaratın. Ayrıca çocuklarınızı bilim, tarih, coğrafya ve müzik, dans ve görsel sanatlarla tanıştırın. Yüz yüze ve online öğrenme için çok faydalı kaynaklar ve programları olan müze ve kütüphanelerden faydalanın.

Anaokuluna Başlamak – Paylaşımda bulunun

Birlikte çalışmak anaokulu, ilkokul ve sonrası için gerçekten önemlidir. Okula başlamaya hazırlanmak için önemli adımlardan birisi paylaşımda bulunmaktır. Paylaşım, görgü kuralı kullanımına teşvik ederek “lütfen”, “teşekkür ederim” gibi kelimeleri kullanma fırsatı sağlar.

Anaokuluna Başlamak – Hatırlatın 

Çocuklar, öğrendiklerini ve başarılarını takip etmeyi sever. Çocuğunuzun yaşadıkları hakkında hikayeler yazmasına yardım edip hoşuna gidenler, gitmeyenler ve ilgi alanları hakkında onunla konuşun.

İyi Anaokulları

İyi Anaokulları nasıl anlaşılır?  İyi bir Anaokulunun Özellikleri Nelerdir?

Anaokulları, çocuğunuzun eğitimi için temel oluşturur ve okulun gerçekte ne olduğunu anlamalarına olanak sağlar. Hiçbiri mükemmel olmasa da bazıları diğerlerinden daha iyidir. Aralarındaki farkları ve seçeneğiniz ne olursa olsun çocuğunuz için en iyisini nasıl seçebileceğinizi bu makalemizde öğrenebilirsiniz.

İyi Anaokulları – Neden Anaokulu?

Öncelikle, iyi bir anaokulu programının amacını düşünün. Çoğu yerde zorunlu olmamasına rağmen neden çocuklar anaokuluna gider? Anaokulu, çocuğunuza, okul hayatı boyunca kullanacağı temel sosyal, duygusal, problem çözme ve öğrenme becerilerini öğrenme ve uygulama fırsatı sunar.

Özsaygının gelişmesi anaokulunun önemli hedeflerinden biridir. Bu, çocuğunuzun kendisi hakkında iyi hissetmesine ve öğrenmenin zorluklarıyla başa çıkabilme becerilerine yardımcı olacak bir uygulamadır.

Anaokulu, iş birliği yapmayı yani başkalarıyla çalışabilme, öğrenebilme ve anlaşabilmeyi öğretir. Anaokulundaki bir yıl, çocuğunuza sabretmeyi öğretmekle birlikte, sıra bekleme, paylaşma, başkalarını dinleme gibi beceriler de kazandırır. Çocuk tüm bu becerilere okul yaşamı boyunca ihtiyaç duyacaktır.

Çocukların çoğu doğal olarak meraklıdır, ancak bazıları bu merakı nasıl odaklayacakları veya kullanacaklarını bilemezler. Anaokulu, çocuğunuzun merakını ve doğal öğrenme sevgisini harekete geçiren ve yönlendiren bir zamandır.

İyi Anaokulları – İdeal bir Anaokulu Neye Benzer?

İdeal anaokulu tanımını hangi eğitimci veya ebeveyne sorarsanız sorun, farklı cevaplar alırsınız. Ancak eğitimciler arasında iyi anaokulu özellikleri konusunda bazı ortak özellikler vardır. Onlara göre bir anaokulunun özellikleri aşağıdaki gibi olmalıdır.

-Çocuğun dünyayı öğrenme, bilgi organize etme ve sorun çözme becerilerini geliştirmeli. Bu, kendine saygıyı ve güveni arttırır, başkalarıyla başarılı şekilde çalışmasına yardım eder ve zorlu görevlere ilgi duymasına destek olur.
-Etkinlikleri öğretmenlerin başlattığı kadar çocukların da başlatmasını teşvik eder. Gözlemlemeler ve projeler çocuğunuzun hem kendi başına hem de küçük gruplar halinde çalışmasına izin verir.
-Oturma ve dinleme gerektiren kalabalık grup aktivitelerini minimuma indirir. Bunun yerine, çoğu etkinlik oyuna dayalıdır ve küçük gruplar halinde uygulamalı olarak yapılır. Yıl ilerledikçe, kalabalık grup etkinlikleri 1. sınıfa hazırlık olması açısından biraz daha uzar.
-Kitapları sevme, okuma ve yazma aşkı kazandırır. Sınıfın her yerinde kitaplar, kelimeler ve çocuğun kendi yazıları vardır.

Anaokulu programlarını incelerken, çocuğunuzun ve ailenizin özel ihtiyaçlarının yanı sıra bu unsurları da göz önünde bulundurun. Her program her çocuk için uygun olmayabilir. Bazı çocuklar, daha fazla yol gösterici bir programda başarılı olurken, bazıları buna daha az ihtiyaç duyarlar. Çocuğunuzun okul öncesi öğretmeni ile konuşun, birkaç okul ziyaret edin ve karar vermeden önce müdürle veya bir anaokulu öğretmeni ile konuşun.

İyi Anaokulları – Ya Program Yeterli Değilse?

Belki de çocuğunuzu göndereceğiniz anaokulu konusunda fazla seçeneğiniz yoktur ve okulun kalitesi konusunda şüpheleriniz vardır. İlk önce, programa ve öğretmene biraz şans tanıyın. Sınıfı ilkbaharda gözlemlediyseniz ve çocuğunuz sonbaharda başladığında sınıf ortamı gözünüze daha farklı geldiyse, bunun iyi bir nedeni olabilir. Programların birçoğu, öğretmeye başlamadan önce çocukların ailelerinden ayrılıp okula alışabilmesi için yavaş bir başlangıç yapar.

Birkaç hafta sonra hala endişeleriniz varsa, öğretmenle konuşabilirsiniz. Ona sınıf için koyduğu hedeflerini sorun ve kendi beklentilerinizi paylaşın. Bazen belirgin bir uyuşmazlık, yaklaşımdaki bir farklılıktan kaynaklanıyor olabilir. Diyalogu sürdürün. Bilgi isteyin, aynı zamanda öğretmenin felsefesinin “ne” olduğunu öğrenmeye istekli olun.

Yine de bir öğretmenin veya onun yaklaşımının çocuğunuz için uygun olmadığı zamanlar olacaktır. O zaman müdürle konuşma vakti gelmiş demektir. Belirtmek istediklerinizi netleştirip de konuşmaya gidin. Bu, müdürün sorunun ne olduğunu anlamasına ve çocuğunuza yardımcı olacak önerilerde bulunmasına yardımcı olacaktır.

Bazen nadir de olsa çocuklar farklı bir öğretmen veya okula geçiş yapmak zorunda kalabilirler. Bu, çocuğunuzun öğretmen, müdür veya başka bir uzman tarafından gözlemlenmesi sonucu alınacak bir karardır. Bu kararı grup olarak vermek önemlidir.

Beylikdüzü Bahar Erdem Anaokulu olarak, Beylikdüzü’nün en iyi butik anaokulu olma konusunda iddalıyız.

Anaokullarında Güvenlik

Anaokullarında Güvenlik oldukça önemli bir konudur.

Okula geri dönüş, endişeye geri dönüş anlamına gelmek zorunda değil. Okul içindeki güvenlik, okul müdürü ve okul personelinin sorumluluğundadır, ancak ebeveynler güvenli bir okul deneyimi sağlamak için önemli adımlar atabilir. İlköğretim Okulu Müdürleri Ulusal Birliği tarafından önerilen maddeler aşağıdaki gibidir:

Anaokullarında Güvenlik – 6 Önemli Madde

1-Okulun acil durum prosedürlerini öğrenin. Acil durum planları ve telefon numaraları genellikle okul el kitaplarında bulunur ve dersliklere asılır. Kendinize ve çocuğunuza acil durum bilgisi kazandırmak için birkaç dakika ayırmanız, çocuğunuzun acil durumlarda hızlı davranmak için gerekli güveni kendinde bulmasına yardım eder.

2-Okula gidiş-dönüş yollarını bilin. Sizin ve çocuğunuzun hem ana hem de alternatif yolları bildiğinizden emin olun. Acil bir durumda, yollar kapalı olabilir ve yedek plana sahip olmak önemlidir.

3-Okulun güvenlik için aldığı önlemleri bilin ve buna göre hareket edin. Bu önlemler arasında, okula girişte imza atma, binanın içinde gezerken bir gözetmenle dolaştırılma veya ziyaretçi kartı takma olabilir. Bu tür prosedürlere uymak, çocuklarınız için mükemmel bir örnek teşkil eder.

4-Güvenlik hakkında çocuğunuzla konuşun. Açık olun. İçgüdüler ve garip duygular, korkulardan bahsedin. Güvende hissetmezse ne yapacağını açıklayın (öğretmenine söyle, polisi ara gibi). Size ya da evde olması muhtemel güvenilir bir komşunuza nasıl ulaşacağını bildiğinden emin olun.

5-Okul personeline sağlık ve duygusal kaygılarınız hakkında bilgi verin. Çocuğunuzun gıda alerjisi varsa, fiziksel bir engeli varsa, veya zorbalığa maruz kaldıysa öğretmenlerinin ve müdürün bundan haberi olsun.

6-Dahil olun. Okul güvenliğini artırmak adına ne yapabileceğiniz konusunda müdürle konuşun. Okul öncesi ve sonrasında mahalleyi izleyecek ebeveynleri organize etmek gibi. Bazen ebeveyn grupları, okula bırakma ve okulda alma saatlerinde trafik güvenliğini iyileştirmede oldukça başarılıdır.

Beylikdüzü Bahar Erdem Anaokulu‘nda çocuklarımızın güvenliğine en üst seviyede dikkat edilmektedir.

Anaokuluna Başlamak

Anaokuluna Başlamak veliler kadar çocuklar içinde oldukça önemli bir süreçtir. Veliler olarak en büyük sorumluluğumuz okula yeni başlayacak çocuklarımıza kendilerini güvende hissetmelerini sağlamaktır.

Anaokuluna Başlamak – Geçiş Dönemi

Bazı küçük çocuklar, yaşamları boyunca anaokuluna gitmişler gibi, kreşe ilk başladıkları zaman çok iyi uyum gösterirler. Fakat çabuk adapte olan çocuklar istisnadırlar. Bu nedenle, “gerçek okula” başlamanın heyecanıyla birlikte, biraz kararsızlık ve duygu karmaşasına hazırlıklı olun. Eğer şarkılar, etkinlikler, günün belirli zamanları (grupla geçirilen zaman, ara öğün, dinlenme, serbest oyun oynama gibi vakitler) çocuğunuza tanıdık geliyorsa, alışma evresi daha kolay olacaktır. Ama yine de utangaç veya ürkek bir çocuğunuz varsa ya da evine ve ailesine çok bağımlıysa yeni bir ortamda güvende hissedebilmesi zaman alacaktır. Bu büyük anın gerginliğini azaltmak için şu adımları deneyebilirsiniz:

Seçenekleriniz varsa, çocuğunuzun anaokulunu dikkatlice seçin. İyi bir anaokulu programı, her çocuğun ihtiyaçlarına göre uyarlanmalı ve çocuğunuz için bir dizi öğrenme fırsatları sağlamalıdır.

Öğretmeniyle ilk okul gününe sıkı hazırlanın. Çocuğunuzun ilgi alanlarını ve güçlü yanlarını, aynı zamanda fazladan yardıma ihtiyaç duyduğu konuları anlamasını sağlayın. Anaokulunda bir günün nasıl geçtiğini öğrenin. Okula başlamadan önceki bahar döneminde, yönetimin siz ve çocuğunuzu okula davet edip göstermesi gerekir. Böylece, 5 yaşındaki çocuğunuza tuvaletin nerede olduğunu, oyun odalarını, oyuncakları, park alanı kapısını ve günün sonunda anne-babaların çocukları almaya geldiği kapıyı gösterebilirsiniz. Ara öğünler veya başka bir karşılama etkinliğine davet edilebiliriniz.

İleride olacaklar konusunda iyimser olun.  Laf arasında, çocuğunuza anaokulunda yapacağı eğlenceli aktivitelerden bahsedin. Şarkı söyleyin ya da orada karşılaşabileceği oyunları oynayın. Bunlardan bazıları yeni olabilir, diğerleri ise tanıdık gelecektir Ancak birlikte geçirdiğiniz zamanınızın büyük çoğunluğunu anaokuluna yoğunlaştırmayın.