Web
Analytics
Hiçbir Şey Yapmamanın Keyfi » Bahar Erdem Beylikdüzü Anaokulu

Hiçbir Şey Yapmamanın Keyfi

Paylaşmak Güzeldir

Hiçbir Şey Yapmamanın Keyfi
Anlık mesajların, iPhone’ların ve futbolun dünyasında, çocukların planlanmamış şeyler yapması kulağa kötü gelebilir, ancak bu tüm zamanların en iyi hediyesidir!

Her şey masumca başlar: yürümeye yeni başlayan çocuğunuzla evcilik oyunu, veya haftada bir spor kursu. İkinci sınıfa başladığında ise, resim dersleri ve futbol.

Birkaç sene sonra saatleri basketbol kursuyla çakışan gezici spor takımına girer. Ancak yine de ödevlerine başlamadan önce İzci takımı toplantılarını ve saksafon kursunu araya sıkıştırmayı becerir. Maç sırasında, tribünlerde bir elinizde cep telefonu ofisten gelen telefonları cevaplarken ona tezahürat yaparsınız.  Çok yünlü bir çocuk yetiştirebilmek için elinizden geleni yapıyorsunuzdur.

Stresli ve bitkinsinizdir ama yalnız değilsiniz. Bugün anne-babalık, sürekli birkaç adım geride kaldığımız çılgınca bir yarış gibidir. Michigan Üniversitesi Sosyal Araştırmalar Enstitüsü tarafından 12 yaş altı 3500 çocukla yaptığı araştırma sonucunda, bugünün çocuklarının 30 yıl öncesindekilerin yarısı kadar boş zamana sahip olduğunu açıklandı. Enstitünün araştırma görevlisi Sandra L. Hofferth, “Çocuklar aileleri gibi zaman sıkışıklığından etkilenmekteler.” açıklaması yaptı.

“Einstein Bilgikartı Kullanmadı: Çocuklarımız Gerçekte Nasıl Öğrenir, Neden Daha Fazla Oynayıp Daha Az Ezberlemeliler” kitabının yazarı Doktor Kathy Hirsh-Pasek “Toplum olarak kendimizi her anı iyi değerlendirmemiz ve çocuklarımızın beyinlerini tıka basa doldurmamız gerektiğine ikna ettik.” diyor. Philadelphia’daki Temple Üniversitesi’nde profesör olan Hirsh-Pasek, “Ebeveynler, çocuklarına karşılayabilecekleri her imkanı vermek zorundaymış gibi hissediyorlar. Böylece günlerini sanat, müzik, spor ve haftasonu programlarıyla dolduruyorlar.” diye devam ediyor. Bu durumda gençlerin boş zamanlarında sıkıldıklarından bahsetmeleri şaşılacak bir şey midir? Muhtemelen kendi kendine ne yapacaklarını bilmiyorlardır.

Hiçbir Şey Yapmamanın Keyfi: Vakit Öldürmek

Dr. Hirsh-Pasek, “Boş durmanın vakit öldürmek olduğu konusunda bir inanç var, ancak bu oldukça yaratıcı ve gerekli bir süreçtir. Boş vakitlerinde çocuklar dünyayı kendi yöntemleriyle keşfederler, ilgi duydukları alanları bulurlar ve kendi mutluluklarını yaratmalarına, başkalarıyla olan sorunlarını kendi başlarına çözmelerine ve kendi zamanlarını yönetmeye yardımcı olacak hayali oyunlarla meşgul olurlar. Bu kritik bir yaşam becerisidir.” diye konuştu.

Dahası, çocuklar büyüdükçe saatlerce süren ev ödevlerinin üzerine yapacakları fazladan aktiviteler, geri tepebilir. “Yoğun Çocuklar” kitabının yazarı psikiyatrist Alvin Rosenfeld “Programı yoğun çocukların çoğu endişeli, sinirli ve yıpranmış durumda. Bu çocuklarda baş ve karın ağrısından sinir nöbetlerine, konsantrasyon eksikliğinden uyku problemlerine bir dizi problem baş gösteriyor. Uzun vadede, kendi başlarına ne yapmak istediklerinin kararını vermekte güçlük çekebilirler.” diyor. Daha da önemlisi çocuğunuzun programına sürekli yeni aktiviteler sıkıştırdıkça onu çok önemli bir şeyden mahrum edersiniz: çocukluğunu yaşamaktan.

Hiçbir Şey Yapmamanın Keyfi: Ebeveyn Tuzağı

Sürekli yeni program yapmanın nedeni ne? Daha fazlasını daha hızlı yapma baskısının her yerde hakim olduğu bu çoklu-görev dünyasında, etkilerin yukarıdan aşağıya süzülerek çocuk yetiştirmeye kadar inmesi belki de sadece bir zaman meselesi. Yine de bazı uzmanlar, ebeveynlerin son yirmi yılda konuşulan çocuk geliştirme tekniklerini yanlış anladığını düşünüyor.

Rosenfeld, “Bu yeni nesil ebeveynler, çocuk ne kadar erken öğrenmeye başlarsa, o kadar çok öğrenir inancını fazla ciddiye aldılar. Ve bunu erken çocukluk yıllarında fark etmezlerse, Harvard’ı unutsunlar.” diyor.

Aslında, bunun tam tersini ispatlayan birçok araştırma var. Hirsh-Pasek, “Çocuklar, çocukluk döneminde öğrenmeye ve gelişmeye devam ediyor. Ancak deşarj olmak ve öğrendiklerini tekrar etmek için zamana ihtiyaçları var. Serbest zaman sayesinde keşfedebilir; bilim adamı, kaşif, yaratıcı ve mucit olabilirler. Bunu ise ancak oturma odasında minderden kaleler inşa edip, çamaşır sepetiyle yabancı diyarlara yelken açarak yapabilirler.” diyor.

Sadece hayal kurmaya vakti olan çocuklar iç dünyalarını besleyebilirler. “Hata yapmayı ve onlara tahammül etmeyi öğrenmeye çalışırlar. Bu tür olasılıklara karşı kendilerini nasıl güçlendireceklerini keşfederler” diye ekliyor Hirsh-Pasek. “Bu, öz sorumluluk ve öz güvendir.”

Tabii ki, çocukların boş gezmesine izin vermek kulağa gerçekte olduğundan daha kolay geliyor. Çocuklarımızı, büyüdüğümüz dünyadan çok farklı bir dünyada yetiştiriyoruz. Boşanmış veya çalışan ebeveynler, çocuklarını güvende tutmak için okul sonrası kurslarına veya yaz okullarına güvenmeliler. Dahası, okul dışındaki faaliyetlerin çocukların kendilerine olan güvenini arttırdığını gösteren bir dizi araştırma mevcut. Bu çocuklar kendi başarılarıyla gururlanıp daha zorlu görevler üstlendikçe, okul yaşamlarında diğer çocuklardan daha başarılı olurlar.

Fakat çocuklarımıza her şeyin en iyisini verme çabalarımızda dengeli bir yaşamın önemini unutmuşuzdur belki de. “Anne-baba olarak, bir seçeneğimiz var,” diyor Hirsh-Pasek. “Çocuklarımızı bilgiyi alıp sonra unutan işçi arılar gibi yetiştirebiliriz, veya onları kendi merak ve hayal güçlerinden enerji alıp bulutlara bakınca kuş veya dinozor gören yaratıcı problem çözücüler olarak büyütebiliriz. İşte burada, bazen sıkılmaya kadar varan boş vakitler baş gösterir.

Hiçbir Şey Yapmamanın Keyfi: Çılgınlığı Durdurun

Bu medyaya aşina nesiller, hayatın en üst düzeyde olağanüstü eğlencelerle dolu olduğu bir hız treni olduğuna inanacak şekilde yetiştiriliyor, ve eğer her anları dolu olmazsa bir şeylerin yanlış gittiğini düşünüyorlar. Şimdi, çılgınlığı durdurmanın ve ailenizin önceliklerinizi yeniden sıralamanın tam vakti. Bunları hatırlayın:

Çılgın bir hayat sürmek kaçınılmaz veya imrenilecek bir şey değildir. Ebeveynlik rekabetçi bir spor değildir. Kendinize dürüstçe sorun, size bunları düşündürten nedir? Diğer ebeveynlerin veya aile üyelerinin baskısı mı? Çocuğunuzun iyi bir üniversiteye girmesini sağlayacak artı yönlerinin eksik kalacağı kaygısı mı? Çocuklar, aynı yetişkinler gibi stres eşiğine sahiptirler. Bazı aileler yoğun programlarıyla diğerlerinden daha iyi başa çıkabilirler, ve bazı çocuklar birden fazla etkinliğe dahil olduklarında başarılı olurlar.

Çocuğunuzun onlardan birisi olmadığını anladıysanız veya hayatınızı bir dersten diğerine koşturarak yaşamak istemiyorsanız, bir diğer ilgi çekici kursa kaydolma dürtüsüne karşı koyun.

Rol model olun. Siz çocuğunuzun en iyi öğretmenisiniz. Eğer plansız etkinliklere değer verdiğinizi görürse, o da verecektir. Hirsh-Pasek, “Dünya tüm o gösteriş olmadan da zengin bir öğrenme ortamıdır.” diye belirtiyor. Cep telefonunuzu kapatın, maillerinizi bir süre kontrol etmeyin, ve sadece keyfinize bakın. “Vakit öldürmek” yerine bir şeyler yapmanız “gerektiği” düşüncesiyle kendinizi üzmeyin. Evinizde herkesi çekecek köşeler hazırlayın. Yastıklarla dolu bir pencere oturağı, resim malzemelerinin olduğu bir köşe, müzikal enstrümanlar, CDler ve oyun kartları kullanabilirsiniz. Video ve bilgisayar oyunları gibi yüksek teknoloji ürünü cihazları satın almaktan vazgeçin veya sınırlandırın. Ve neler olduğunu görün.

Çocuğunuzla düzenli olarak iletişim kurun. Hirsh-Pasek, “Zamanlarını ne kadar çok doldurursak, o kadar azını yapıyorlar.” diyor. İlk sınıfın başlarında bile olsa, çocuğunuzu karar verme ve planlamaya dahil edin. Günlerinin çok dolu olduğunu düşünüp düşünmediğini veya arkadaşlarıyla oynamak, kitap okumak ve dinlenmek için daha fazla zamana ihtiyacı oldu olmadığını sorun. Neler hissettiğini bildiğinizi düşünmeyin.

Hiçbir Şey Yapmamanın Keyfi: Planlamak

Planlayın. Boş bir takvime çocuğunuzun her etkinliğini yazıp haftasını planlayın. Boş kalan zamanları daire içine alın. Program sadece bir yönde mi ağır basıyor? Sezgilerinize güvenin. Program gözünüze çok dolu gelirse, muhtemelen çocuğunuz için de öyledir. Veya çocuğunuz yorgun görünüyorsa, okula ve ev ödevlerine konsantre olamıyorsa, sıklıkla çöküntü yaşıyor ve uyumakta zorlanıyorsa, programı çok yoğun olabilir.

Serbest aile zamanı planlayın. Size özel olsun. Çocuklarınız cumartesi günü ne yapmak istiyor? Tüm gün pijamalarla oturup pizza sipariş edip, film seyretmek mi? Bisiklet sürüp sevilen şarkılarla dans etmek ve lale soğanı ekmek mi?

Çocuklarınızın yeterince uyuduğundan emin olun. Televizyonu ve bilgisayarı kapatın, telesekreteri açın. Okumak, sohbet etmek veya müzik dinlemek gibi en az 15 dakika sakin, dinlendirici etkinlikler içeren bir uyku öncesi rutini oluşturun.

“Ben sıkıldım!” laflarını duymazdan gelin. Çabalarınıza rağmen bu olacaktır. Ve bu, yeterince iyi bir ebeveyn olmadığınız anlamına gelmez. Sürekli etkinlik önerisinde bulunmak yerine, ona birkaç seçenek sunun, güçlü olup zamanını nasıl dolduracağını kendisinin karar vermesine izin verin. Hirsh-Pasek “Daha fazlasını yapmak için uğraşan çocukların gerisinde kalmaktan korkanlar çocuklar değil de ailelerdir.” diye belirtiyor.

Yorum Yapın